Kendi Ayıbını Gören Kimse, Başkasının Ayıbını Görmez

BAŞBAKAN RECEP TAYİP ERDOĞAN’A

‘‘Minareler süngü, kubbeler miğfer
Camiler kışlamız, mü'minler asker
Bu ilâhi ordu dinimi bekler
Allahu Ekber, Allahu Ekber…’’


Yer: Siirt (bir miting konuşması)
Tarih: 12.Aralık.1997
Konuşmacı: Recep Tayip Erdoğan

Recep Tayip Erdoğan okuduğu şiirden dolayı zamanın DGM’sinin verdiği “Halkı din ve ırk farkı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek” suçundan 4 ay hapis yattı. Ve Erdoğan bunun ardından yıllarca bu olayı konuşuyor olacaktı. Nitekim öylede oldu, şimdilerde dahi o günlerin Türkiye’sini eleştirir; haksızlıklara, keyfi muamelelere, hukuksuzluklara değinmektedir. Ama ne yazık ki dünün Türkiye’si ile bugünün Türkiye’si arasında hukuksuzluklar, keyfi muameleler bakımından pek fark yok gibi.

Yer: İstanbul (Kur’anı Kerim yakılmasını protesto amacıyla Amerikan konsolosluğu önünde yapılan bir miting)
Tarih: 13 Eylül 2010
Konuşmacı: Said Şahin
Organizatör: Peygamber Sevdalıları ile Özgür Kudüs Platformu

Platform başkanı Mehmet Eşin 17 Ocak’ta yapılan operasyonda tutuklandı. Konuşmacı Said şahin 28.01.2011 de yapılan baskınla çıkarıldığı mahkemece tamamıyla yasal çerçevede ve izin alınarak yapılan bir gösteriyi sebep göstererek tutuklanmasına karar verildi.

Çok ilginç değil mi? Dünün ile bugünün Türkiye’si arasında ne kadarda benzerlikler var. Hâlbuki 12 Eylülde halk bir daha böylesi saçma uygulamaların yaşanmaması için sandığa gitmişti. Bir daha 28 Şubat’ların, 12 Eylül darbelerinin yaşanmamasını istiyordu halk. Ve o halk bir şiir yüzünden kimsenin hapis yatmasını istemiyordu artık. Dinine dil uzatanları kınadığı için, kardeşlerinin canına malına kast edenleri protesto ettiği için terörist muamelesi görmek istemiyordu ve bu yüzden 12 Eylül’de sandık başındaydı.

Çok ilginçtir, başka devletlere halkın isteklerini göz ardı etmemesini, haksızlık yapmamasını, hukuksuzluklarda bulunmamasını haykıranların burnunun dibindeki hukuksuzluklara seyirci kalması. Çok gülünç bir durumdur halkın isteklerine cevap verilmemesi durumunda halkın kendilerini istemeyeceklerini söyleyenlerin hala kendi halklarına kulak vermemeleri. Statükoya boyun eğmediklerini söyleyip de, statükonun bekçiliğini yapanların durumu.

"Şunu çok iyi anlamak durumundayız: Tarihte baskıyla, sindirmeyle, korkutmayla ayakta kalmayı başaran hiçbir yönetim yoktur. Tarihin her döneminde er ya da geç insanlık onuru ve haysiyeti bütün zincirleri kırmış, bütün duvarları yıkmış, mazlumun ahı aheste de olsa çıkmıştır. Bu yüzden hak ve özgürlüklere hiçbir yönetim kayıtsız kalamaz. Halkın demokratik taleplerine hiçbir iktidar duyarsız yaklaşamaz."*

Şayet böyle yapmaya devam ederseniz, sizi o koltuğa getiren halk sizi o koltuktan öyle bir kovar ki neye uğradığınızı şaşırır duruma gelirsiniz. Bunu çok iyi bilirsiniz; halkın taleplerine, halkın önderlerine kendi içinden çıkmış şahsiyetlerine saygısı olmayanların nasıl sandıklara gömüldüğünü, nasıl rezili rüsva olduklarını. Bugün geldiğiniz konum dünün bir yansımasının sonucudur. Dün yapılan haksızlıkların halkı bezdirmesinin bir adıdır.

Sizde aynı haksızlık ve hukuksuzluklara boyun eğdiğiniz sürece sizin akıbetiniz de diğerlerinden farksız olmayacaktır.

Buradan Başbakan Recep Tayip Erdoğan’a çok samimi bir tavsiyede, çok içten bir uyarıda bulunmak istiyorum !..

"Bizler insanız, bizler faniyiz, kalıcı değiliz. Her birimiz ölecek ve geride bıraktıklarımızdan dolayı sorgulanacağız. Müslümanlar olarak hepimizin gideceği yer iki metreküp çukurdur. Hepimiz gelip geçiciyiz, baki olan gök kubbe altında hoş bir seda bırakmaktır, saygıyla anılmaktır, rahmetle yad edilmektir.

Bizler halk için varız, halkımız için bu görevleri yapıyoruz. Onun için diyorum ki, yarın öldüğümüzde HOCA EFENDİ!! gelip şunu söylemeyecek: Cumhurbaşkanı niyetine demeyecek, devlet başkanı niyetine demeyecek, başbakan niyetine demeyecek, bakan niyetine demeyecek…. Ya? Er kişi niyetine diyecek, hatun kişi niyetine diyecek. Seninle beraber gelen sadece(amelin) kefen olacak, başka bir şey gelmeyecek. Öyleyse, o kefenin kadrü kıymetini bilelim, hem vicdanımızın sesine, hem de halkımız sesine, onların ya hayır duasına veya bedduasına hazır olalım.

Onun için diyorum ki, halkın haykırışına, son derece insani taleplerine kulak verin, kulak verelim. Halktan gelen değişim arzusunu hiç tereddüt etmeden karşılayın."
**

CHP, Ergenekon veya türlü türlü partilerin söylemlerinden ötürü Müslüman halka, Müslüman şahsiyetlere bu zulmü bu baskıyı reva görmeyin. Aksi takdir de sizi de öncekilerin akıbeti bekliyor olacaktır. Ve sizin de ifade ettiğiniz gibi sizi oraya getiren halktır, halkın istekleridir, halkın eşit haklara olan susamışlığıdır.

Abdulhak Saruhan / YÜKSEKOVA AJANS

*(ALINTI) AK PARTİ Grup Başkanı ve Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın 01 Şubat 2011 Tarihli Grup Konuşması

**(ALINTI) AK PARTİ Grup Başkanı ve Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın 01 Şubat 2011 Tarihli Grup Konuşması