Gök gürlemesi şimşekler yağmurun habercisi olarak bilinir, fakat çoğu zaman yağmur yağdırmadan biter gider. Onca gürültünün şimşeğin ardından beklenilen yağmur yağmaz. Bir türlü yağmura dönüşemeyen siyasi esip gürlemeler sonuçta Mavi Marmara’nın ikinci kez yola çıkmaması için her türlü entrikayı çevirmeye başladılar ve görünen o ki, başardılar. Çünkü Mavi Marmara’yı dönemsel faydaya çevirdiler, bu işin içinde olan ve organize edenlerin iyi niyet yaklaşımlarını suiistimal ettiler.
Mavi Marmara’da bedel ödeyenlerin hiçbiri fayda mantığına göre düşünmediler davranmadılar. İster Müslümanlardan olsun ister gayri Müslimlerden olsun, isterse ateistlerden olsun. Şehit olanlar zaten mükâfatlarını alarak ahirete göçtüler. Yaralılar ise bir kısmı sakat kalarak bir kısmı ise iyileşerek hayata tutunuyorlar. Yaralı olmayanlar ise Mavi Marmara’nın izzet ve şerefiyle yaşıyorlar. Hiçbir çıkar ve menfaat beklemeden.
Fayda mantığı içerisinde dönemsel olarak sebze ekicileri göğün gürlemesiyle sevinirler, öte yandan yine göğün gürlemesiyle tuğlacılık yapanlar ise acaba yağmur yağacak mı? Diye tedirginlikle beklerler. Birinde göğün gürlemesiyle kendisine fayda ve bereket getirecek yağmuru beklemek var. Diğerinde ise yağacak olan yağmur nedeniyle kuruması için güneşe bırakılmış olan tuğlalarının bozulması korkusu var…
İkisi de dönemsel fayda beklentisinde olduklarından dolayı kendilerine göre kar mantığıyla düşünür ve sonucun öyle olmasını beklerler!..
İnsanlığın bir takım değerleri vardır, bir takım değerler ise hayatın akışı içerisindeki toplumsal gelişmelerle ortaya çıkar. Kimi insanlar insanlığın ortak değerlerinden tüketerek kendisine değer bulmaya değer verdirmeye çalışır. Yine insanlığın toplumsal reaksiyona geçişini sağlamak, var olan haksızlıklara karşı koymak için bir takım organizasyonlar yapılır. Bu organizasyonlar içerisinde kimileri vicdani retçilikleriyle karşı koyarlar, kimileri ise inançları gereği karşı koymaya çalışırlar.
Mavi Marmara gemisinde bu iki kesim bir aradaydı, Filistindeki insanlık dramına vicdani olarak rahtsızlık duyduklarından dolayı katılanlar vardı. Ayrıca bölgenin işgal edilmişliğini, Müslümanların ezilmişliğini, Siyonist rejim İsrailin gaddarlığını barbarlığını, korkaklığını, saldırganlığını, işgal ettiği topraklarda Müslümanlara her türlü zulmü reva gördüğünü tüm dünya insanlığının dikkatlerini çekmek için yola çıkılmıştı.
Tamamen insani amaçlı olarak yola çıkan bu gemi ve içindeki güzel insanlar maalesef adına uygar denilen batının ve ABD’nin gözleri önünde saldırıya uğramış 9 kardeşimiz şehit edilmiş 54 dolaylında da kardeşimiz yaralanmıştı. Aradan bir yıl geçti bırakın birleşmiş kâfirler topluluğundan(BM) daha ülkemizde bile İsraili yargılamak için soruşturma başlatılmasına izin verilmedi.
İkinci gemi için kampanyalar başlatıldı, önce 31 Mayıs sabahı saldırıya uğranılan bölgede olunacak dendi, daha sonra ülkedeki seçimler nedeniyle hükümeti riske sokmamak için bundan vaaz geçildi ve tarih 30 Haziran olarak belirlendi.
Mavi Marmara 31 Mayısta yola çıktığında başta İsrail olmak üzere İsrail ağzıyla konuşan yerli monşerler gemiyi engellemek için her türlü yolu denemiş, tehditleri savurmaya başlamışlardı. Mavi Marmara gürleyerek yoluna devam ederken İsrailin korkudan eli ayağı dolaşmış ve ne yapacağını bilemez şekilde deniz altılarla, savaş gemileriyle, zigyotlarla, helikopterlerle, tam donanımlı komandolarıyla savunmasız tamamen insani amaçlarla yola çıkan insanlara saldırmıştı.
Mavi Marmara yolcuları İsrailin aşağılık yüzüyle karşılaşmış onlarla güçlerinin yettiğince mücadele vermeye başlamıştı. Dünya gemidekilerin yaşadıkları insanlık dışı muameleyi dört saat canlı yayınla izlemişti. İşte tam bu sırada siyasi gürlemeler şimşekler başlamıştı. Ancak aradan geçen bunca zamana kadar ne bir yağan yağmur görebildik ne de herhangi bir gelişmeye tanık olabildik.
İsrail siyasi gürlemelerin bir şey getirmeyeceğini çok iyi hesaplamış olacak ki, bekle gör politikası izledi. Siyasi gürleme bu işi bir takım hesaplarla hallederim düşüncesini taşıdı ve işi özür ve tazminata indirgedi. Yahudi bu fırsatı kaçırırı mı?..
Demek ki, bu esip gürlemenin tek karşılığı vardır “özür ve tazminat” o halde biz zaman kazanmak için bekleyelim, ne kadar zaman geçerse esip gürlemenin de tesiri o kadar azalacaktı bizlerde bu işi az bir maliyetle hallede gideriz diye düşündüler. Öylede oldu, alınan son karar tam da Siyonistlerin istedikleri gibi oldu mavi Marmara sudan bahanelerle sırf otoritecileri memnun etmek için 2. seferine çıkarılmayacak. Bu nedenlerle “Sen utanma Mavi Marmara!..” Gürleyip de yağmak bilmeyenler utansın…
Sen tarihe ışık tutmanla genelde insanlığın, özelde ise İslam dünyasının bağrında taht kurdun. Seni otoriteye itaatsizlikten suçlasalar bile!...
“Sen utanma Mavi Marmara!..” Gürleyip de yağmak bilmeyenler utansın…
Yola çıkacağın duyulur duyulmaz dünyanın her tarafından katılımcıların olmuştu, kimileri vicdanlarıyla kimileri imanlarıyla yolcun olmuştu. Hiç birinin senin üzerinden herhangi bir hesabı yoktu, hesap düşünmemişlerdi. Tek dertleri vardı insanlığın durduğu Gazzedeki mezalimliği dünyaya duyurmak duyurabilmekti.
“Sen utanma Mavi Marmara!..” Gürleyip de yağmak bilmeyenler utansın…
Ak denizin lacivert serin sularında özgürlüğü haykırmak, insanlığı insanlıktan nasibi olmayanlara hatırlatmak için yola çıkmıştın. Sen nereden bilirdin ki, çığır açacaksın, Ortadoğu halklarına baharı müjdeleyeceksin. Dünya Siyonizm’inin batılı emperyalistlerin korkulu rüyası olacaksın. Zulmün otorite için meşru olduğunu deşifre edeceğini sen nereden bilecektin?
“Sen utanma Mavi Marmara!..” Gürleyip de yağmak bilmeyenler, seni dönemsel fayda uğruna feda edenler utansın, tarihe ışık tutan bu hareketini basitleştirerek seçime kadar reel politikaları uğruna seslerini çıkarmayan, seçimden sonra ise zafer sarhoşluğu içerisinde gündemden çıkarmaya çalışanlar utansın. İnsanlık tarihi çok seferlere tanıklık etmiş, tarihe ışık tutmuş. Yeryüzünde zulümler devam etikçe başka isimlerle de olsa yeni seferlere çıkaracak yiğitler bu ümmette eksik olmadı, yeni bir kurum, yeni bir organizasyon, yeni bir isimle yola çıkmak üzere bekle ümmetin yiğitlerini İsrail, ümmetin erleri yine gelecekler.
Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle.
(Velfecr)