PKK'nın eylemsizlik kararını sona erdirmesinin zamanlaması oldukça manidar! Seçimlere kısa bir süre kala böyle bir girişimin olabileceği daha önce edindiğimiz tecrübelere bakarsak aslında sürpriz değil…

Türkiye ne zaman önemli bir dönüm noktasına gelse iç ve dış aktörler sahneye çıkmıştır.

Ürkütücü olan şehir merkezlerinde patlamalar, Güneydoğu'da sıcak çatışmalar yaşanabilir. Hiç duymak istemediğimiz şehit haberleri gelebilir. Zaten yavaş yavaş sınırdan PKK’lıların geçtiği haberleri gelmeye başladı.

Bir de belli sitelerden yapılan duyurularla Tunus, Mısır ve Libya’daki halk ayaklanması örneklendirilerek bölge halkı kışkırtılmaya çalışılıyor.

8 Mart Dünya Kadınlar Gününü bahane edip, bölge halkını sokağa dökerek PKK harekete geçebilir. Ardından da fitili ateşleme tarihi 21 Mart “Nevruz” olarak karşımıza çıkabilir.

Her koşulda Kürt-Türk çatışmasını alevlendirerek ülkeyi istikrarsızlaştırmak isteyen derin güçler, AK Partiyi devirmek için başka ne planlar yapıyor bilinmez ama belli ki sonuç hepimizin canını acıtacak.

Şimdilerde konuşulan bir konuda; PKK'nın özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da kaos ortamı oluşturmak için JİTEM'in harekat tarzında eylemler yapacağı yönünde…

Örgütün, dağıttığı isimsiz tehdit bildirilerinin ardından yağmalama ve silahlı eylemlerin gerçekleştirileceği, bu eylemleri polis ve askerin yaptığı izlenimini vermek için yeni bir stratejinin uygulamaya konulacağı, PKK’nın Hakkari Yüksekova'da Şubat ayı sonlarında dağıttığı belirtilen 'Mezit' bildirisinin ise (Sözde PKK karşıtı ve üzerinde yeni oluşum yazan, slogan olarak da üzerinde “diş diş kana kan kahrolsun PeKaKa. Ve onların işbirlikçileri Herbiji. Çok Yaşasın MEZİT. Pazartesi işe başlıyoruz. Bizi izlemeye başlayın yazan") bildirin de, planın ilk uygulaması olduğu söyleniyor. Bu yolla devlet ile bölge halkının arasının açılması, KCK'nın itibarını düzeltmek suretiyle, Kürt seçmenin oylarının yönlendirilmesi amaçlanıyor. İşi ise ordudan atılan askerlerin yapacağı iddia ediliyor.

Yeni taktiğe göre PKK’nın bu eylemleri üstlenmeyeceği de gelen haberler arasında…

Üzücü olan diğer bir konu da BDP’nin tutumu. Birbiri ardına yapılan açıklamalar kin ve nefret kokuyor. Ayrışmayı körüklüyor. Öyle ki insan neredeyse BDP bu durumdan memnun mu? Diyecek hale geliyor.

Halkın bu süreçte çok dikkatli olması ve akan gözyaşlarına, acılara rağmen fırsatçılık yapanlara prim vermemesi gerekiyor.

Yapılmak istenen kirli ilişkileri, kirli senaryoları, çirkin planları görmeye mecburuz!

Oy uğruna öldürülen gençlerin vebalini kimse ödeyemez. Az buçuk vicdanı olan kim varsa, seçimlere 3 ay kala ortamı gerginleştirmek isteyenlere gereken cevabı vermek zorunda!

Şiddetin aldığı canlarla elde edilen oylar kimseye fayda sağlamayacağı gibi akan kan seni, beni, hepimizi yakacak!

Şimdi uyanık olma zamanı…!

(Habervaktim)