Adalet ve barışın temsilcileri İstanbul’dan gür bir sesle geldi geçti. Ama ne var ki benzerlerini daha önce defalarca gördüğümüz gibi, medyamız bırakın bu sesi duymayı, kulaklarını yine tamamen kapama şıkkını seçti.

Görünen o ki; İsrail lobisinin, Filistin topraklarında gerçekleştirilen katliamları kamufle etmedeki başarısı kendinden emin adımlar ile yoluna devam ediyor!

‘’Kudüs’e Küresel Yürüyüş Asya Kafilesi’’ (Asya’nın 12 farklı ülkesinden 250 kişilik konvoy), İran üzerinden Türkiye’ye giriş yaptıktan sonra Iğdır, Erzurum, Ankara ve İstanbul’a oradan da Konya’ya gitti. Bu saatlerde (26 Mart Pazartesi) Mersin’e hareket eden konvoy, buradan da gemiyle Lübnan’a gitmek üzere Taşocağı’nda olacak. Lübnan’da, Avrupa ve Afrika'dan gelecek konvoylarla birleşerek, İsrail sınırında Toprak Günü’nün kutlandığı gün (Bundan 50 yıl önce 30 Mart 1948'de Siyonizm’in bölgeye yerleşmesinin ilk adımları atılmıştı) bir gösteri düzenlenecek.

Tek bir amaçları var; Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın özgürlüğünü savunmak…

64 ülkeden 700’ün üzerindeki kurum ve kuruluşun organize ettiği bu kafilede Müslümanların yanı sıra farklı inançlardan birçok insanda bulunuyor.

Çünkü onlar Kudüs’ün sadece Filistinlilerin, Arapların ve Müslümanların değil bütün bir insanlığın meselesi olduğunu biliyor.

Çünkü onlar Siyonist İsrail’in işgal ettiği Filistin’de büyük bir dram ve korkunç bir trajedi yaşandığının farkında…

30 Mart’ta Filistin topraklarının bütünlüğünün yeniden gündeme getirilmesi, Siyonist devletin bir işgal devleti olduğunun vurgulanması ve Filistin topraklarında Siyonistlerin meşru bir haklarının olmadığının dile getirilmesi amacıyla kutlanan ‘Toprak Günü’nde sınırda düzenlenecek olan Küresel Kudüs Yürüyüşü’nün ne anlama geldiğinin farkında olan başkaları da var!

Siyonist rejim Filistin’e sınır olan Lübnan, Suriye, Mısır, Gazze ve Ürdün’ü uyardı ve yürüyüşçülerin Filistin sınırlarına yaklaşmalarını engellemelerini istedi. (Son olarak Ürdün yaptığı açıklamada konvoya engel olmayacağını belirtti.)

Şayet sınırlardan içeri girilmeye çalışılması durumunda, göstericilere karşı çok sert karşılık verileceği tehdidinde bulundu.

Tıpkı Mavi Marmara yolcularını tehdit ettiği gibi!

Hiçbir uluslararası kurala uymayan İsrail ve ABD, dünyanın gözü önünde Mavi Marmara'da silahsız insanlara karşı ateş açmış ve 9 Türk’ü şehit etmişti.

Geçen yıl 15 Mayıs tarihinde de, Siyonist rejimin kuruluş yıldönümü olan Nakba dolayısıyla Filistin sınırlarına yürüyüşler olmuş, Lübnan ve Suriye üzerinden Filistin topraklarına giren mültecilere ateş açılmış ve onlarca Filistinli şehit edilmişti.



Şimdide aynı tehlike; dünyanın farklı bölgesinden vicdan sahibi insanların oluşturduğu ve Siyonist zulme karşı duyarlı olan, tepkisini ortaya koymak için yorucu bir yolculuğu göğüsleyen Asya Konvoyu’nu bekliyor.

Konu ile ilgili olarak ulaştığım ve konvoyda bulunan MAZLUMDER GYK üyesi Yakup Aslan “İsrail daha şimdiden sınıra yaklaşanı vururuz gibi tehditler savurmaya başladı. Ancak buradaki arkadaşlarımızın hepsi Filistin davasının haklılığını ve Filistin halkının mahrumiyetini bilen insanlar. Geri adımda atmayacaklardır” ifadelerini kullandı. Yani onlar ‘ne için orada olduklarının’ gayet bilincindeler.

Zalim bir işgale karşı vatanlarını ve ümmetin ilk kıblesini korumak için canlarıyla, mallarıyla yıllardır direnen Filistin halkının haklılığını örtmek isteyenlere karşı, vicdani bir tepki adına yola çıkanların kuşkusuz ki attıkları her adım Yaradan’ın katında misliyle karşılık bulacaktır.

Ya o adımları engellemek isteyenler ve görmezden gelenler…

Siz bilir misiniz ki, sizlerinde yaptıkları misli ile karşılık bulacaktır.

Az bekleyin! (Yeni Akit)