Başbakan Erdoğan, 3. Yerel Yönetimler Sempozyumu'nda yaptığı konuşmada ekonomideki büyümeye vurgu yaptı. Pek tabi ki bu büyüme sevindirici bir gelişme. Ama ne var ki ortada bir sorunun olduğu aşikâr...
Sorun; Halkın bu büyümeyi hiç ama hiç hissedememesi...
Halk günlük tüketim harcamalarını kredi kartlarıyla (taksitli olarak) yapıyor.
Hoş o taksitleri de ödeyemiyor ya! İşsizlerin sayısında ise hissedilir bir azalma yok.
Makro ekonomik iyileşmelerin sürekliliği devam edip, ekonomideki büyüme yakın gelecekte halkın cebine de yansır mı bilinmez ama şu durumda halkın cebine yansıyan zamlardan başka bir şey değil.
Gelir dağılımındaki çarpıklık zengini daha zengin, fakiri daha fakir yaparken, doğalgaz, elektrik ve geçen ay içinde 3 kez yapılan benzin zamları, ortalama (!) bir ailenin enerjiye ödediği aylık faturayı 94 lira artırdı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, doğalgaza yapılan zammın, ham petrol ve döviz fiyatlarının baskısı altındaki bir fiyat ayarlaması olduğunu söyleyip "Zammı hiç kimse sevmez, bu bir zorunluluktur" dedi demesine ama “bu zorunlulukların faturasını neden hep halk ödüyor” sorusuna karşılık gelen bir yanıt vermedi.
Bakan Yıldız ayrıca, AB üyesi ülkelerden 27 ülkenin içerisinde 30 Mart'a kadar en ucuz doğalgazın (!) Türkiye'de satıldığını söylese de en pahalı akaryakıt fiyatının Türkiye'de olduğunu ve Türkiye’nin dünya ölçeğinde hem vatandaşına hem sanayicisine en pahalı elektriği sunan ülke konumuna geldiğinden hiç söz etmedi.
Aaa… Bu arada zamdan nasibini alan sadece vatandaş değil!
Dünyanın en ucuz lokantası sayılsa da TBMM lokantasına yüzde 100 zam geldi.
Çorba 1 lira, etli yemek 2 lira!
Yoksulluk sınırının 3 bin 109 TL’ye, açlık sınırının ise 954,40 TL’ye ulaştığı ve asgari ücretin 701,44 TL olduğu düşünülürse, meclis lokantasına yapılan zam için geriye söylenecek pek bir şey kalmıyor.
Zam mı dediniz?!...
Büyük Birlik Partisi elektrik ve doğalgaza yapılan zamların iptali için Danıştay'a başvuruyor. İsabetli bir girişim…
Ya muhalefet ne yapacak?
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, "4+4+4 tartışması dönüştü, zam+zam+ zamma" dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, miting anlamında değil ama çeşitli illerde zamlara karşı protestolar, tepkiler oluşacak” ifadelerini kullandı.
Öncelikle eğitim sisteminde yapılan değişiklikle zamların eşleştirilmesinin doğru bir yaklaşım olmadığını söylemekte yarar var.
Ayrıca eğitim sistemini protesto için Tandoğan Meydanı’nda grup toplantısı yapıp, değişiklik için Anayasa Mahkemesi’nin yolunu tutacak olan CHP’nin zamlar konusunda da aynı gayreti göstermesini beklediğimi ifade edebilirim.
Eğitim sisteminde özellikle ‘Kur'an-ı Kerim ve Hazreti Muhammed'in Hayatı" derslerinin seçmeli olarak okutulması ve İmam Hatip Liselerinin orta kısımlarının açılmasına yönelik değişiklik’ten rahatsız olan CHP’nin bu konuda da aynı rahatsızlığı duyduğunu ise açıkçası hiç hissedemedik.
Şimdi bir şiir zamanı;
Doğalgazı kapat yaz geldi işte
Elektriği boşver mum yak yine
Eskiden at vardı, araba neyine
Ekonomi büyüdü sen hissetmesen de
Özel okulların sayısı artacak sevinsene
Beş yıldızlı çadır satışları başladı, koş kaçırma sende
Kira, fatura, yiyecek, giyecek derken 4 işlemi en iyi yapan ülke oldun işte
Zamları hiç düşünme, en pahalı doğalgaz bizde değil diye düşünsene!
(Haber Vaktim)
Arzu Erdoğral
04.04.2012 01:29
Elektriği, Doğalgazı Kapatın!
Elektriği, doğalgazı kapatın, at arabası kullanın!