Başlığı görür görmez tepkinizi tahmin edebiliyorum: Olamaz, imkansız, bu nasıl bir şaka, mümkün değil v.s…
Elbette ki bu haklı bir itiraz! ABD ve müttefikleri Irak'ı, Afganistan'ı, Pakistan'ı, Libya'yı türlü bahaneler ile bombalar ancak aynı batı işgal ettiği topraklarda Filistin halkını katlederken kılını kıpırdatmaz çünkü bu durum NATO'nun kuruluş felsefesine taban tabana zıttır.
Bir önceki yazımda ABD Başkanı Obama'nın hangi şartlarda ve nasıl yeniden başkan olduğunu yazmıştım. Yahudi lobilerin adeta elinde oyuncak olan ABD yönetimi bu nedenledir ki, işgalci İsrail'in Gazze'ye düzenlediği operasyonlar dünya gündemine bomba gibi düşerken, ona ilk destek veren ülke olma şerefine erdi! Daha önce söz verildiği gibi ABD'de seçim bitti, şımarık çocuğa katliam oyuncağı paket halinde verildi.
Bugün bu sebepledir ki “Suriye halkının yanındayız” gibi sahte mesajlar veren batı ve NATO, Türkiye'ye yönelik olarak “sen Suriye'ye gir, ittifak olarak Türkiye'yi korumak ve savunmak için gereken herşeyi yapacağız” derken aynı merhameti Filistin halkı için asla göstermezler. Suriye'de yaşanan gelişmelerle ilgili olarak Türkiye'ye kurulacak Patriot füzelerinin konuşlandırılması amacıyla NATO Avrupa Kuvvetler Komutanlığı'ndan bir heyetin Diyarbakır'a gelerek incelemelerde bulunduğuna dair haberler her ne kadar Genelkurmay tarafından yalanlansa da, NATO'nun gerçekleştirmek istediği nihai hedef budur.
Gazze halkına yönelik insanlık suçu işleyen ve şımarık çocuk tavırlarında “önce onlar bize saldırdı” bahanesi ile Gazze'yi durmadan bombalayan ve son olarak 19 Filistinliyi şehit edip yüzlercesini yaralayan İsrail'e peki kim dur der?
BM Güvenlik Konseyi Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin çağrısıyla toplandı.
Sonuç yok!
Utanmazlara sanki Gazze'ye yapılan saldırı ile ilgili toplanması çağrısı değil de Gazze'yi kınama çağrısı yapılmış gibi Hamas'ı ve direniş örgütlerini terörist ilan edip İsrail halkına yönelik başvurduğu şiddetin hiçbir haklı gerekçesi olmadığı açıklamasını yaptı. Tüm bunlar yaşanırken yazıyı yazdığım dakikalarda İsrail Gazze'yi bombalamaya yakıp yıkmaya devam ediyordu. Twitter başta olmak üzere sosyal medyayı manipüle etmek için bir tim kurmayı da ihmal etmedi.
#Gaza #PillarofDefense #Israelunderattack gibi hashtagler ile sanki İsrail büyük bir saldırıya cevap veriyormuş algısı oluşturmaya çalışırken, #gazzeatesaltinda hashtagleri engellendi.
İsrail'e peki kim dur der? karşılığı ise yine Filistin halkından geldi.
Tel Aviv ve İsrail gemisi vuruldu. Tel Aviv'de 20 yıl aradan sonra sirenler çaldı. Gazze'yi açık hapishaneye çeviren İsrail'de bu kez korkunun ne olduğunu her zamankinden daha fazla hissetti.
Gazze'den yayın yapan El-Aksa Televizyonu'ndan halka seslenen Filistin Başbakanı İsmail Haniye ise Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin Kassam Tugayları'nın üst düzey komutanlarından Ahmed el-Caberi'nin kanı boşa gitmeyecek derken, Caberi ile birlikte bir dizi komutanın şehit edilmesinin Gazze davasına destek verdiğini, 2008'de Furkan harbinde olduğu gibi Filistin halkının sebat edeceğini ve direnişin devam edeceğini söyledi. Sınırda olan mücahitlerin ellerinden öpüyorum, bilin ki Allah sizinle beraberdir diyen Haniye, Refah sınır kapısının tamamen açılması gerekliliğine de vurgu yaparak bir yol ayrımında olunduğunu belirtti.
Yani İsrail'e en güçlü ses yine Filistin'den geldi. Peki, yine sadece ah vah yapmakla mı yetineceğiz, yoksa Filistin halkına gerçek manada destek mi vereceğiz?
(Suriye'de de kan akıyor denildiğini duyar gibiyim, ancak unutulmamalı ki Filistin özgür olmadan dünyaya asla barış gelmeyecektir.)
Bu bağlamda Mısır Başbakanı Hisham Kandil ile birlikte bir heyetin ne pahasına olursa olsun Cuma namazını kılmak için Gazze'ye gideceğini açıklaması önemli bir mesajdır.
Aynı zamanda Türkiye'den farklı bir ses olarak CHP milletvekili Ensar Öğüt ile yaptığım görüşmede Öğüt'ün “Hükümet mecliste grubu olan, olmayan partileri toplayıp İsrail'e yönelik ortak bir deklarasyon yayınlanmalı” çağrısını da değerli bulduğumu söyleyebilirim.
İHH Yönetim Kurulu Üyesi Gülden Sönmez ise “Mısırlı kardeşlerimiz sınırda yürüyüşe geçsinler, bizde buradan onlara destek verelim Gazze yanarken hiçbir şey yapmadan duramayız” dedi. Bu ve buna benzer birçok çağrı var. Suriye kıskacına alınmak istenen Türkiye'nin de konu ile ilgili kayda değer adımlar atacağı ile ilgili umutlarımı da yitirmiş değilim.
Sonuç itibarı ile dünyanın en güçlü silahlarına sahip olan İsrail halkı sığınaklarda korku içerisinde bekliyor. Unuttuğu şey en büyük oyun kurucunun Allah olduğu…
Tüm bunlar yaşanırken aramızdaki Siyonistlerde İsrail'i aklama çabası altında ırkçılık yapıyorsun nidaları atıyor. Şimdi onlara şu soruyu soracağım; Bir kısım Yahudi halkı, İsrail'in Filistin'i işgal ettiği ve bölge halkına yönelik katliam yaptığı gerekçesi ile İsrail'de yaşamayı reddediyor ve Siyonist devleti tanımadığını ilan ediyor.
Onlar da mı ırkçı?
NOT: Gazze direnişine destek için Cuma gecesi saat: 20:00'de Levent metrosundan İsrail Konsolosluğuna yürüyüş gerçekleştirilecek. (Haber Vaktim)