Çözüm süreci ile birlikte gelen çatışmasızlık ortamı birçok çevreyi rahatsız etti. Süreci baltalamak üzere çeşitli yöntemler denendi.
Ama ne var ki taraflardan biri de hiç tatmin olmadı. Hal böyle olunca PKK’nın varlığını sadece şiddete bağladığını bir kez daha görmüş olduk.
Gördüğümüz bir şey daha var.
Kürt halkının hakları için mücadele ettiğini belirten PKK bu söylemi kendine sadece siper yapıyor.
Biz bunu zaten biliyorduk.
Askeri vesayetin altındaki devletin Kürt vatandaşlarına yönelik uyguladığı ırkçı politikaları da!
Kürtçe konuşmanın bile yasak olduğu yılları da!
Daha nicelerini de biliyorduk, bildiğimiz içinde çözüm sürecinin arkasında olduk, olmaya da devam edeceğiz.
Bizler için değişen hiçbir şey yok ama PKK için çok şey değişti.
Kandırılarak yada kaçırılarak (hiçbir farkı yok) dağa çıkarılan çocukların aileleri artık bu duruma sessiz kalmıyor.
Çocuklarının PKK tarafından kaçırıldığını söyleyen ailelerin oturma eylemi ve sayıları gün geçtikçe artıyor.
PKK’ya tepki gösteren ailelerden bazılarının BDP’ye oy vermesi ve PKK sempatizanı olması da tabanda nasıl bir çözülme olduğunu gözler önüne seriyor.
PKK’nın kızını tehdit ederek dağa götürdüğünü, kendisinin de “evine bomba atarız” diye tehdit edildiğini anlatan bir baba Öcalan’a sesleniyor.
“Öcalan’a bağlı askerlerin sağ kollarının çoğunu tanıyorum. Onlarla beraber 10 sene cezaevinde kaldım. Bunca sene ezilen bir adamın kızı dağa götürülür mü? Ben sakat bir adamım. Çalışanım olmadığı için bana bakan da yok. Bana, evinize bomba atarız dediler”
Ben kızımı istiyorum!
Bu çağrıya silahlı mücadele döneminin kesinlikle son bulduğunu açıklayan Öcalan bir an önce yanıt vermeli.
Yoksa onun adına cevap verenlere baktığımızda kendisini yalanladıklarını görüyoruz.
“KCK halkı AKP merkezlerine yürümeye çağırdı” başlığıyla verilen haberlerde asıl mesaj verilirken haberin içeriğinde KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı kaçırılan çocukların ailelerini AKP merkezlerine yürümeye çağırıyor deniliyor.
PKK sadece çocuk da kaçırmıyor. HÜDA-PAR’a yönelik çeşitli saldırılar da gerçekleştiriyor. Son olarak Mardin’in Dargeçit ilçesinde HÜDA-PAR üyesi eski bir muhtar öldürüldü, partinin Dicle İlçe Başkanı kaçırıldı.
Dindar olan Kürtleri kendine düşman olarak gören PKK’nın bu tutumunu HÜDA-PAR kendisine karşı ilan edilmiş bir savaş olarak görüyor.
Çok da haksız değiller! Şu ana kadar sükûnetini koruyan HÜDA-PAR bundan sonra devletin vatandaşı koruyamadığı gerekçesiyle kendisini savunmaya kalkarsa bunun hesabını ne devlet ne de bu duruma sessiz kalanlar veremeyecektir.
Peki bir yandan çocukları kaçıran diğer yandan HÜDA-PAR’a yönelik saldırılar gerçekleştiren PKK ne amaçlıyor olabilir?
Çözüm sürecini sonlandırmak
Muhatap olarak İmralı’nın değil kendisinin alınmasını sağlamak yada tam tersi olarak Öcalan’ın elini güçlendirmek!
Dağdakilere bir an önce siyasetin yolunu açmak
Bunların dışında PKK başka güçlerle de anlaşmış olabilir. Bu güçlerin isteği doğrultusunda yeni bir süreçte başlatılma olasılığını yok saymamak gerekir.
Çocukların eline silah vererek geleceklerini ellerinden alan bir zihniyetten söz ediyoruz. Türk, Kürt ayırt etmeden öldüren bir acımasızlıktan söz ediyoruz.
O nedenle bu saatten sonra ne PKK ne de BDP Kürtlerin haklarından söz etmesin!
Hayatları ellerinden alınan çocuklar da Kürt, öldürdükleri de!
Çözüm süreci ile bölgeye gelen barış ve huzuru sabote etmenin de hiç kimseye faydası yok.
Tehditle şantajla şimdiye kadar korkutulan ailelerde bunu biliyor. Bildiği içinde artık çocuklarının zorla elinden alınmasına karşı çıkıyor. Onların bu onurlu duruşunu desteklemek hepimizin boynunun borcu!
Velev ki PKK’nın oyunu tam anlamıyla bozulmamış olsa da!
Onların dört bir yanı kötülükle sarılmış. Çocuklarını dağdan indirip okula gönderseler orada da çocukları dağa çıkarmak için beyinlerini yıkayan öğretmenler var.
Bir öğretmenin sınıfın tamamını dağa çıkardığını duyduktan sonra bizler şaşırıyoruz onlarsa bu gerçekle yaşıyor.
Örgüte yönelik tepkilerden sıyrılmak için Rojava’da katliam yapılıyor, ona niye susuyorsunuz taktiği geliştiren PKK, her nedense orada da kendinden olmayan diğer Kürtlere ve partilere de tahammül edemiyor. Bölgenin en eski partisi KDP’ye de düşmanca davranıyorlar. Yoksa onlar için Barzani’de Kürt değil mi?
Asıl mesele ne Kürt ne de Türk olmak!
Asıl mesele her kesim için ideolojin esiri olmak, piyon olmak, Müslümanlara karşı olmak!
O zaman kardeşliğin verdiği güçle hep birlikte haykıralım…
O çocuklar gelecek…
Edi Bese PKK! Edi Bese PKK!
(Haber Vaktim)