‘’Müminler içinde Allah’a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir. Kimi de(şehidliği) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde(sözlerini) değiştirmemişlerdir.’’(Ahzap,23)
Zalimlerden, müstekbirlerden nefret ettirip onların yanında değil; mazlumların, mustaz’afların yanında yer almayı nasip eden Allah(c.c)’a hamd olsun.’’(Şehid Rehber Hüseyin Velioğlu)
Yüz binlerce kez hamd olsun ki bizleri bu izzetli Cemaat tın safında, bu şehidlerin yolunda, bu kan içicilerin zamanında mazlumların yanında onların karşısındayız. Bizlere Susanın yanında yer almayı nasip eden Allah’a hamd olsun. Bizleri en azizlerini bu uğurda feda eden, zindanlarda Allah için ömür tüketen ve Allah için mücadele edenlerin safında eylediğinden dolayı Allah’a hamd olsun.
Bu asra baktığımızda Allah’a ne kadar şükür etsek az olduğunu anlıyoruz. Küfrün azdığı, hainliğin çoğaldığı uşaklığın efendilik göründüğü böyle bir zamanda, bataklığı kurutup güller yetiştirenlerin yanında olmamız, onların safında mücadele vermemiz gerçekten büyük bir lütuftur. Dini yaşantının halkın arasında kalkması için bütün şer güçlerin birleştiği, bu konuda bütün imkânların seferber edildiği bir dönemde, tahribatın yoğun olduğu ve ayrıca Şeyh Said(r.a)’den sonra halkın zorbalıkla sindirildiği, korkutulduğu her türlü zulmün uygulandığı Kürdistan bölgesinde birileri ateşten gömleği giyip yanmaya razı olup baş kaldırıyor.
Korkmadan, yılmadan, kınayanın kınamasına aldırmadan gecesini gündüzüne katan Hüseyin ve Hüseyinler bu toprağın İslam toprağı olduğunu ve insanların İslam’ın evladı olduğunu küfrün yüzüne haykırıyor. Kürdistan’ın her yerinde bir uyanış başlıyor. İşte böyle bir zamanda Susa(Yolaç)’da ateşten gömleği giymek için can atıyor. Hüseyin o toprakları suluyor. Gülleri yetiştiriyor. Camiiyi şenlendiriyor. Kur’an bülbülleri yetiştiriyor. Susa artık başka bir hava teneffüs ediyor. Koku hoş, rengi insanı mest ediyor. Çünkü bataklığın pis sularlının akmasını engelliyor. Fakat bataklığın pis kokusunu teneffüs etmeye alışan, uşaklık için yarışan, din adına dinle savaşanlar tahammül edemiyorlar. Tarih boyunca bunların özelliği buydu. Allah onları bizlere güzel tanıtmış. Peygamber Medine’de aynı ihanet çetelerince Reci ve Bi’r-i Mauna da güzide sahabeleri şehid edilmedi mi. Hunharca oklarla delik deşik edilmedi mi. Hubeyb ve Zeyd(r.a) gibi Susada da Hüseyin şehid olmadan önce Allah-u Ekber deyip, Selam san ya Resulullah diye haykırdı. İhanet çeteleri tarih boyunca aynıdır. Bizlerde nasıl ki Reci ve Bi’r-i Mauna’yı unutmadık, Susa’yı da unutmayacağız. O şehidlerin kanın bereketi nasıl laleler yetiştirdi, Susa şehidlerinin kanın bereketi de laleler yetiştirdi. Bugün Susa her yerde, Susa şehidleri her kalpte direnişin, mücadelenin önünde meşaledir.
Şehid Hasan El-Benna’nın dediği gibi;-Hiçbirşey bizi korkutamayacaktır….Ölümü hayata tercih eden bir millettin önün de hiçbirşey duramayacaktır…Ona selam olsun.Örnek bugün gözler önündedir.Susa’yı ve diğer şehidleri yine hayatını Allah’a adayan Şehid Rehber’in sözüyle selamlı yalım.
‘’Küfrün saldırısına, parçalanmasına, bölünmesine maruz kalan mazlum ümmettin şehidlerine, küfrün zindanlarında ki mücahidlere, İslam’ın ölümsüz mesajını yeryüzüne yaymak için canını feda vermeye hazır davetçilere selam olsun.’’
Ey Susa şehidleri Sizler mücadelenizle örnek oldunuz, her şeyinizi ta ki canınızı Allah yolunda feda ettiniz. Söz sizlere geride kalanlar yola devam edecekler ve ediyorlar.
Susa coştu yer ağladı aktı kan
Yerde, gökte, taşta, kumda bir feryat
Kâfirler mi, hainler mi, kim insan
Mazlum suskun gözyaşından bir feryat
Susa izzet, susa şeref kahraman
Hüseyin şehid Hüseyin zafer Müslüman
Mücahidler hep ağlarmış ah aman
Rabbin kutlu erlerinde bir feryat.
Bilal Çevlik