Bacı ve kardeşlerin büyük bir özveriyle hazırladıkları kermes görmeye değerdi. Büyük fedakârlıkla hazırladıkları ve tam bir kardeşlik havasının estiği o güzel kermesi kelimelere dökmek mümkün değildir. O güzelliği görüp, yaşamak gerekir.

“İyilik ve takva üzere yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın, Allah’tan korkun. Çünkü Allah’ın azabı çetindir.’’(Maide,2)

“Mü’minlerin birbirlerine olan sevgi, merhamet ve şefkatleri; tıpkı bir bedenin uzuvlarının birbirleriyle olan münasebetine benzer. Bedenin bir uzvu rahatsızlandığında, diğer uzuvlarda onunla birlikte rahatsız ve uykusuz olur.’’
(Buhari,Muslim)

Bacı ve kardeşlerin büyük bir özveriyle hazırladıkları kermes görmeye değerdi. Büyük fedakârlıkla hazırladıkları ve tam bir kardeşlik havasının estiği o güzel kermesi kelimelere dökmek mümkün değildir. O güzelliği görüp, yaşamak gerekir.

Ziyaretçilerin bol olduğu o sıcak ortamı kemiklerimize kadar hissettik. Özenle hazırlanmış olan yemekleri, el işlerini, hediyelik eşyaları gezerken bunların yardımlaşma ve dayanışma için yapıldığını, yaraların sarılması için, bir nebzede olsa fakire ulaşmak için, bir köprü olmak için giriştikleri bu fedakârlık takdire şayandır. Hepsinin güler yüzle insanları karşılamaları, ikramlarda bulunmaları bir başka güzellikti. Aylarca-günlerce yaptıkları hazırlıklar ve bunu sergilemeleri, durmadan hizmet için yarışmaları bizlere Allah’a hamd olsun bu güzel insanlarla kardeş olmuşuz-dedirtiyordu.

Kermesin en sürpriz ve de coşkulu haberi Medresey-i Yusuf’iye de ki kardeşlerin yaptıkları levhalar ve el işleriydi. Büyük bir özenle yapılmış, süslenmiş, Medresey-i Yusuf’iyenin kokusu sinmiş o güzelim hediyelik eşyaları başka bir güzellikteydi. Adeta unutmadık, unutmayacağız, dört duvar arasında da olsak dahi sizlerle beraberiz dedirtecek şekil de nakışlanmıştı o güzelim eşyalar. O güzel insanların ellerinin değdiği, o eşyaları aldık ve bizlerde dedik ki-Bizde sizleri unutmadık, unutmayacağız ve asla unutturtmayacağız. Gönderdiğiniz o el emeklerinizi, alın terinizi başucumuza asacak ve hep beraberiz-diyeceğiz. Medresey-i Yusuf’taki kardeşlerimiz birer Seyda oldukları gibi anladık ki bu mektep onları her konuda üstad yapmış. Dinde, Fende, Sanatta v.s hangi konuya değinseniz Elhamdülillah kardeşler o konun uzmanı olmuşlar. Bunları gördükçe yüz binlerce kez hamd olsun ki Ya Rabbim! Bizler bu mektebin talebeleri, bu Cemaattin birer hizmetçisiyiz, diyoruz. İşte bu kermesleri dolaştıkça, bu güzellikleri gördükçe nasıl bir mektepte olduğumuzu daha güzel anlıyoruz.

Hele Seyda’mızın yaptığı o kısa ve öz konuşmasın da; Yalnız bilginin bir faydasının olmayacağını, bilgiyle beraber amelin olması gerektiği, İslamı yaşamak, İslamı öğrenmek, sormak, infak etmek ve kardeşliğin önemi gibi konularda hassasiyet sahibi olmak gerektiğini çok güzel izah ettiler. Ortam çok güzeldi. Tabi ziyaretçilerin içinde Almanların oluşu ve diyalogun güzel oluşu başka bir güzellikti. E tabii haklarını verelim yaprak dönerleri de çok güzeldi. Tadını unutmadık.

Emeği geçen bütün bacı ve kardeşlerden Allah razı olsun. Bu güzellikleri bize yaşatırdınız, Allah’ta sizlere daha güzel güzellikler yaşatırsın. Bizleri Medresy-i Yusuf iyeyle buluşturdunuz. Allah hepinizden kat be kat razı olsun. O Yusuf iyede ki kardeşlerimizi de biran önce özgürlüklerine kavuştursun. Allah bu güzelliklerin sayısını artırsın.

Bilal Çevlik / SUSANINGULLERİ