Allah'u Teâlâ, zamanlar içinde zamanı; mekânlar arasından bazı mekânları üstün kılarak, zaman ve mekânın bereketini, feyzini artırmıştır. Mekânlardan; Ka'beyi, Beytül Makdisi ve haram toprakları bereketli, şerefli, üstün kıldığı gibi, aylardan Recep, Saban ve Ramazanı üstün ve bereketli kılmıştır. Üç aylardan Ramazanı, Ramazan gecelerinden de Kadir Gecesini tüm zamanlardan üstün tutarak içerisinde Kadir gecesini barındırmayan bin aydan daha hayırlı olduğunu beyan etmiştir. Hâkim olan Allah (c.c.) her şeyi hikmetle yaratmıştır. Bazı zaman ve mekânları üstün tutmasının elbette ki hikmetleri, biz aciz kullara yararları vardır. Allah (c.c.)'in afv ve mağfiretinin yağmur şeklinde yağdığı, meleklerin biiznillah yeryüzüne indiği bu zamanları kullarına bildirerek istifade etmelerini, tevbe-istigfar, ibadet ve itaatla geçirmelerini sağlamıştır. 03 Haziran cuma günü üç ayların ilki olan recep ayına gireceğiz.

Bu ayların ve içerisinde barındırdığı gecelerin kudsiyetini Allah'u Teâlâ ve Resulü bize söyle bildirmiştir:
Muhakkak ki biz onu Kadir Gecesinde indirdik! Ne bildirdi ki sana kadir gecesinin ne olduğunu? Bin aydan daha hayırlıdır o kadir gecesi!”(Kadir:1-3)

Ey Muhammed! Sana hürmet edilen ay’ı, o aydaki savaşı sorarlar. De ki: o ayda savaşmak büyük suçtur. Allah yolundan alıkoymak, Allah’ı inkâr etmek, Mescid-i Haram'a engel olmak ve halkını oradan çıkarmak Allah katında daha büyük suçtur.”(Bakara:217)

Allah katında ayların sayısı on ikidir. Yeri ve semaları Allah yarattığı günden beri bu böyledir. Bu aylardan dört tanesi haram ay olup şunlardır: Allah’ın asam ayı Receptir. Bu ay tek basınadır. Kalan üç tanesi peş peşe olup şunlardır: Zilkade, Zilhicce ve Muharrem'dir. Recep, Allah’ın ayıdır. Şaban, benim ayımdır. Ramazan, ümmetimin ayıdır...."(Abdülkadir Geylanî, Gunyet'üt Talibîn)
Mevlid kandili ve kurban bayramı dışında kalan tüm mübarek gün ve geceler üç aylarda vuku bulmaktadır. Bu durum üç ayların fazilet ve önemini daha da artırmaktadır.

Ramazan ayinin müjde ve habercisi, üç ayların ilki Recep ayıdır. "Receb" kelimesi; herhangi bir şeyden korkmak, utanmak veya bir kimseyi heybetinden dolayı ululamak ve tazim etmek manalarına gelir. (M.Z. Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü)

Araplar arasında mukaddes bilinen Receb ayı, haram aylardan (eşhur-i hurum) biridir. Diğer üç haram ay ise, Zilkade, Zilhicce ve Muharrem'dir. Receb ayı, birbirini takip eden aylardan hemen sonra gelmediği ve yedinci sırada olduğu için "Recebül-ferd" adı da verilmiştir. Haram aylarda harb etmek Araplar arasında yasak kabul edilmişti, hatta bu uygulama İslâm’ın başlangıcında da yürürlükteydi. Buna sebep, Mekkelilerin bu aylarda geçimlerini temin etmeleri, Kâbe ziyaretçilerinin emniyetinin sağlanması idi.

Recep ayı girince Resulullah (a.s.) : "Âllah’ım! Receb ve Şabanı bize mübarek kil! Bizi Ramazana ulaştır" diye dua ederdi. Recep ayinin fazileti ile ilgili olarak da söyle buyurmuşlardır: “Receb, Allahu Teâlânın ayıdır. Receb ayına ikrâm edene, saygı gösterene, Allah’u Teâlâ dünyâda ve âhirette ikrâm eder.” (Hadîs-i serîf-Gunyet-üt-Tâlibîn)

İbn-i Abbas, Receb ayında Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in, "Artık orucu bırakmaz" deninceye kadar çok oruç tuttuğunu, bazen de, "Artik oruç tutmaz" deninceye kadar orucu terk ettiğini haber vermiştir. (Müslim, Siyam 179)

Receb-i şerîfin bir gün evvelinden, bir gün ortasından ve bir gün de sonundan oruç tutana, Receb-i şerîfin hepsini tutmuş gibi, Hak Teâlâ hazretleri lütuf ve ihsanda bulunur. (Hadîs-i serîf-Miftâh-ul-Cenne)

REGAİB KANDİLİ
Receb ayı, içinde iki kandil gecesi bulunması açısından da faziletli bir aydır. Receb ayının ilk cuma gecesi yani 2 Haziran perşembeyi cumaya bağlayan gece Regaib kandilidir. Regâib, arapça bir kelimedir ve "re-ga-be" kökünden gelmektedir. "re-ga-be" kelime olarak, herhangi bir şeyi istemek, arzulamak, ona karsı meyletmek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek demektir. "Regîb" kelimesi ise, "regabe"'den türemiş olan bir isimdir ve kendisine ragbet edilen, arzulanan, talep edilen şey demektir. Müennesi, "regîbe"dir. "Regîbe"nin çoğulu da "regâib" dir. Kelime olarak "Regâib"in aslı budur. İslâm âlimleri, Hz. Peygamber (as)'in bu gecede Yüce Allah'in manevi ikramlarına eristiğini, bu sebeple şükür ve hacet için namaz kıldığını bildirmektedirler. Allah O geceye hürmet edenleri affeyler. Resulullah bu gecenin değerini ve ehemmiyetini şöyle belirtmiştir. Receb'in ilk Cuma gecesini ihyâ edene (saygı gösterene) , Allah'u Teâlâ kabir azâbı yapmaz. Dualarını kabul eder. Yalnız, yedi kimseyi affetmez ve duâlarını kabûl etmez: Fâiz alan veya veren, Müslümanları aşağı gören, anasına-babasına eziyet eden ve karsı gelen çocuk; Müslüman olan ve Şerîate (dîne) uyan kocasını dinlemeyen kadın, şarkı ve çalgıcılığı sanat edinenler, livâta ve zinâ edenler, beş vakit namazı kılmayanlar.” (Hadîs-i Şerîf-Gunyet-üt-Tâlibîn)

Regaib gecesi bizim de, Rabbimiz'in rahmetine ve ilahî ikramlarına ulaşabileceğimiz bir gecedir. Bu mübarek gecede halimizi Âlemlerin Rabbi'ne arz ettikten sonra, geceyi namaz, şükür ve hamd ile geçirmeliyiz.

Üç aylar ve Regaip Kandiliniz mübarek olsun!

Cemal ÇINAR- İnzar Dergisi