Filistinliler, Araplar ve Müslümanlar, şu an Hamas ve Fetih hareketlerinin aralarını düzeltmeye çalışıyorlar. Filistin sorununun olumlu neticelenmesi için vahdetin ve ittifakın önemini hiç kimse inkâr edemez.

 Çoğu insanın hakkında farklı düşündüğü sorular da şunlardır: “Acaba ittifakları mümkün mü?”

 Bizim bu sorunun cevabını vermemiz için sorunların köklerine inmemiz gerekir. İki hareketin tarihini anlayıp, her hareketin üzerinde kurulduğu yolu belirlememiz lazımdır.
 Fetih hareketi başlarda, Filistin’i, siyonistlerden mücadeleyle kurtarma hareketiydi. 1956 yılında onlarla silahlı mücadeleye de başladı. siyonistlerin Filistin topraklarında haklarının olmadığını, haddini aşan gaspçılar olduğunu savunuyordu.

 Sonra Arap Birliği Fetih’in kendi içinde Arap hükümeti kurmasını istedi. Bunun üzerine onlar kendilerine paralel Filistin Kurtuluş Örgütü (Münezemetu Tahriril Filistiniyeh) adında bir örgüt kurdular. Daha sonra görüşmeler ve bazı baskılar sonucunda iki örgüt( Fetih ve Filistin Kurtuluş Örgütü) Yasir Arafat liderliğinde birleşti.

 Kurulduğu zamanlarda Fetih’in bakış açısı açıktan olmasa da İslamî’ydi. Ancak Arap Birliliği onu kendi içine aldıktan sonra, ilkeleri tedricen laikliğe ve sosyalizme dönüşmeye başladı. Sonra İslam’ın bütün standartlarını terk etiler. Örneğin onlar, 1970 yılında bir hafta boyunca komünistlerin lideri Lenin’in doğum yıl dönümünü kutladılar!! Ancak onların laikliğe yönelmeleri, siyonist oluşumuna karşı silahı bırakmalarına sebebiyet vermedi. Silahlı mücadeleleri bazen yükselip, bazen azalıyordu. Bunun Filistin halkı üzerinde etkisi büyük olmuştu. Bu etki, Arap ve özellikle de Filistin halklarını sokaklara döktürüyordu.

   Fetih’in tehlikeli diyalogları doksanlı yıların başlarında başladı. Bununla beraber Amerika, Avrupa ve Batı’ya köleleşmiş Arap baskıları sonucunda da1991 Yılında Madrid görüşmesini kabul etti. Ondan sonra 1993 yılında da Oslo görüşmesi yaptılar. siyonist devleti bu görüşmeler sonucunda tanımaya başladı. Kendi anayasalarında siyonistlere düşmanlığı teşvik eden maddeleri çıkarıp, özelikle de siyonist devleti tanımama maddesini ilga ettiler. Bütün bu aşağılıkların sebebi onlara vad edilen Batı Şeria ve Gazze’ de kurulacak Filistin devleti aldatmacasıydı. Bu vaadi verdikleri halde hayatın bütün gereksinimleri de onlara yasaktı; ne ordusu vardı, ne silahı, ne havaalanları, ne pasaportları nede mali finansları…

SORU: siyonistler, Amerika ve Batı, niçin Fetih veya Filistin Kurtuluş Örgütü’ne devlet kurma vaadini verdi? 

CEVAP:  Filistin sokaklarında gelişen İslami direnişleri vurmak için onlara bunu vaad etiler. Şüphesiz bu direnişlerin başında da İslami Direniş Hareketi Hamas geliyordu. Eğer bu örgütler Hamas’ vuramazsa; ne söz, ne devlet, ne de iktidar kalırdı.Bu da bizi Hamas ve onun kuruluşundan söz etmeye çekiyor…

Hamas, İngilizler ve Yahudilere karşı cihad eden ve 1935 yılında şehid olan Suriyeli Şeyh İzzettin Kassam’ın tabii uzantısı olarak kabul ediliyor.

 Aslında Şeyh İzzettin Kassam Mısır’da Hasan Elbenna’nın yanında İhvanı Müslimin’de çalışmış biridir. Bunun için Kassam ve İhvan hareketlerinin arasında çok güçlü bir alaka vardı. Kassam hareketinin fertleri, zamanla İhvan hareketinin Filistin şubesinin üyeleri oldular. 1948 savaşında İhvan birliklerinin Mısır’dan, Ürdün’den, Suriye’den ve Irak’tan gelip Filistin için Yahudilerle savaşmaları iki hareketin bağını daha da artırdı.

z…
 Büyük İmam Şehit Ahmet Yasin Filistin’de, İhvan’ı Müslimin’in çalışmalarını tekrar başlattı. Arap ülkelerinde İhvan’a karşı uygulanan baskının kendi fertleri üzerine de uygulanmaması için değişik isimler altında çalışmaya başladı. Hareketlerine verdikleri isimler,”İsra Toprakları Birlikleri” ve “İslami Mücadele Hareketi” idi.

  Arapların hepsi Hamas’ın İhvan’dan türediğini biliyorlardı. Ama yıllarca kimse ona karışmadı. Ta ki, siyonist’ler Batı ve Amerika’nın desteğiyle Hamas’ı Filistin’de vurma kararını aldı. Hamas onlara büyük zararlar veriyordu. Bir de, Hamas, halkın ve bütün İslam ümmetinin teveccühünü ve sevgisini kazanıyordu. O teveccüh ki, siyonistleri ve yardımcılarını korkutuyordu. Bu da onları vurma kararına itti.
 
 Hamas ile Fetih arsındaki ihtilaf yüzeysel değil, köklüdür. Menheç ve ölçütlerde ihtilaf vardır, Hamas’ın menheci İslamidir. Her işini Kur-an ve sünnete göre belirler, helal ve harama dikkat eder. Ama Fetih’in helal haram diye belirleyecek bir ölçütleri de yoktur.
 İdeolojilerde fikirlerde ihtilaf vardır, Fetih siyonist oluşumunu tanıyor ve kabul ediyor. Bununla beraber Hamas siyonist oluşumu kabul etmeyip, onu Filistin topraklarının gaspçıları olarak görüyor. Hamas ve Fetih Yahudilerle ilgili bir karar aldıklarında birbirine tamamen zıt kararlar alıyorlar.

 Ahlaki ihtilaflar vardır, Hamas İslam’ın yüce ahlakını inşa etmeyle uğraşırken, Fetih ise zalimliği ve kibirliliğiyle öne çıkıyor. Fetih sultasının ilk olarak yaptıkları işler büyük kumar salonları açmaktı.

 İlgi alanları ve hedeflerde de ihtilafları vardır. Hamas, Allahu Teala yolunda cihadın ve Allah yolunda şehadetin manasını çok iyi anlamış bir harekettir. Onun için Hamas liderleri ruhlarını cesur ve cömertçe veriyorlar. Tarih şahittir ki, onlar kendilerini, çocuklarını, ailelerinin ruhlarını bu dava uğrunda cömertçe vermişler. Aynı şekilde Fetih’in üst düzey yöneticileri ise saltanat, mal, dünya ve sosyal durumlar peşindedirler.

 İki taraf için yerel, bölgesel ve küresel tanınmada da ihtilaf vardır, Yahudi’ler istiyorlar ki, tekrar Fetih hükümeti kurulsun ve Filistin Fetih’in kontrolü altına girsin. Aynı şekilde Amerika ve Avrupa siyonist’lerin şartlarını kabul edeceğini bildiği için Fetih’i destekliyorlar. Birçok Arap devleti de onlardan taraftır. Çünkü Hamas’ı İhvanın bir kolu olarak görüyorlar. Sistemin dışına çıkmış olduğunu, onunla anlaşılamayacağının görüşündedirler. Birçok Arap lideri de Hamas hükümetinin, kendileri için siyonist oluşumdan daha tehlikeli olduğunu düşünüyor.

 Bu ihtilafların hepsi iki tarafın birleşmelerini zorlaştırıyor. Bu kötümser değil, bilakis gerçek bir bakış açısıdır. Bununla beraber anlaşmaları imkânsız değil, çok zor bir durumdur. Birleşseler bile bu uzun sürmeyecek.

SORU: Peki o zaman birleşme nasıl mümkün olabilir?

CEVAP: Geçici de olsa iki taraf Filistin’in ortak maslahatı üzerine anlaşabilirler.
 Ancak benim görüşüme göre, mümkün olmamakla beraber, Fetih’in şerefli ve akılı yöneticileri, bozgunculuk yapan ve ismini kirleten yetkililerini makamlarından indirip, düşmanları diye belledikleri Hamas’a yakınlaşıp, dostları olarak gördükleri israil ve Amerika’yla mücadele ederse tam bir birleşme oluşur.  Allah-u Teala’dan İslam’ı ve Müslümanları İzzetli yapmasını dileriz.
 
D.Rağib SERCANİ
Arapçadan çeviren: Mücahit Temel

DOĞRUHABER GAZETESİ