Sonunda İsrail’i tehdit eden güçlü, gürleyen bir sesimiz ve bu topraklarda direnişin sesi olarak ifade edilen bir gücümüz oldu. Sonunda Arapların dayanacakları bir sırtı ve tüfeklerin boyunlarında İsrail’e karşı kazandıkları bir zaferi oldu. Sonunda Arap onurunun sesi, özellikle de direnişin İsrail’i Lübnan, Gazze, Suriye ve herhangi bir İslam ülkesine saldırmadan önce bin defa düşünmeye mecbur eden korku dengesini oluşturmasıyla kendine olan güveninin artmasından sonra Yahudi radikallerinin ve bazı ödlek Arapların sesini kesmek için yankılandı. Bu, uzun zamandır beklediğimiz ve İsrail’in bize imkânsız olarak gösterdiği mucizeyi gerçekleştiren İslami Arap direnişidir.
Artık imkânsız diye bir şey kalmadı, düşmanımızı vurabilecek kapasitedeyiz. Biz buna katlanabilecek güçteyiz.
Artık İsrail’in Arapları hafife alma zamanı bitti. İsrail’in Arap ülkeleri üzerindeki yıldırıcılığı sona erdi. Artık zaman özellikle de düzenbaz Şalom’un devrinin kapanmasından sonra direnişin lehine işliyor. Arapların kutsal İsrail şehirlerini tehdit etmeye cüret edemedikleri zaman geride kaldı.
Yemin olsun ki, Nasrullah on sene önce gelseydi İsrailliler onu İbrani devletinin güvenliğine tehdit olarak görür ve karşılık vermeden ilerlemesine izin vermez, bu cesaretini ve İsrail’e kafa tutma düşüncesini dize getirmeksizin devam etmesine fırsat vermezlerdi. Ama direnişin bu topraklar üzerindeki etkin gücü İsrail ordusunu tehdide cevap vermeden önce bin defa düşünmeye mecbur ediyor.
Direniş, sığınaklara inmeden savaşmaya, hiçbir zarar görmeden, korku duymadan, uykusu kaçmadan zafer kazanmaya, savaşı Arap topraklarına taşımaya, Arap çocuklarına ölümü, kadınlara çocuklarını düşürmeyi, kızlara gözyaşı dökmeyi ve gençlerinin kanlarını akıtmayı yazmaya alışmış topluluğa öldürücü darbeyi vurarak zafer kazandı. Ey Araplar! Artık zaman değişti. Ambargoya ortak olan ve Arapların İsrail’e karşı gücü olmadığını iddia edenlerin burunlarının büyüklüğüne rağmen saygınlık zamanı geldi.
Hasan Nasrullah, direnişin enerjisini ve İsraillilerin kahvaltı sofralarında “Bundan sonra ne olacak? Ne zamana kadar Filistinlilerin topraklarını gasp etmeye devam edeceksin? Ortadoğu’daki ömrün kaç sene olacak?” şeklinde sorular oluşturduğu gibi Araplar arasında da zafer iradesini ortaya çıkardı. Ölüm, Filistinlilerin evlerinin enkazı üzerine kurulan kutsal topraklardaki bütün evleri yutmak için ağzını açtı.
Sayın Nasrullah önünde saygıyla eğiliyorum. Zamanda kaybolup giden düşmanımıza karşı dürüst, cesur ve güçlü tehdidini savururken bunu gerçekten yaptım. Kalktım, alkışladım, bizi parçalayan ve senelerce aşağılayan düşmana karşı beslediğim kinden ve duyduğum mutluluktan ötürü bağırdım.
Filistin gazetesi yazarı Dr. Fayız Ebu Şamala nın bu analizi, Gülşen Topçu tarafından İsra Haber için tercüme edildi.
Dr. Fayız Ebu Şamala
13.05.2010 00:00