Ulusal Konsey Başkanı Selim ez-Zanun yaptığı yazılı açıklamada, "Bokova'nın UNESCO'nun Kudüs'le ilgili kararı hakkındaki açıklamalarını kabul etmiyoruz. Halkımızın haklarına adaletli bir şekilde yaklaşan bu kararı eleştirenlerin, uluslararası toplumun ve onun kurumlarının iradesinden yana tavır almaları ve İsrail'in Kudüs'teki ihlallerin son bulması için gerekli tedbirleri almak için harekete geçmeleri gerekirdi." ifadesini kullandı.

Filistin Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Bilim Eğitim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) Genel Direktörü Irina Bokova’nın, “Kudüs’ün tarihsel yapısı bölünmez bir bütündür ve her üç semavi dinin de şehirle tarihsel bağı vardır” şeklindeki açıklamalarının kabul edilemez olduğunu belirtti. 

Hamas ve Filistin Dışişleri'nden tepki

Filistin Dışişleri Bakanlığından bugün yapılan yazılı açıklamada Bokova’nın açıklamalarının üye ülkelerin iradelerine hakaret anlamı taşıdığına vurgu yapılarak, “Biz, üye ülkelerin bağımsızlıklarının yansıması olan iradelerine hakaret anlamı taşıyan bu açıklamayı reddediyoruz.” ifadeleri kullanıldı. 

Açıklamada ayrıca, “Sayın Bokova’nın bu açıklamaları UNESCO’nun Yönetim Kurulu’nun karar ve yetkilerini zedelemektedir.” ifadelerine yer verildi.

Öte yandan Hamas hareketinden yapılan açıklamada, Bokova’nın açıklamalarının İsrail'in baskısı sonucu olduğu vurgulanarak, “Bu açıklama UNESCO’nun gerçekliği ve UNESCO’dan çıkan kesin kararla tamamen çelişmektedir.” denildi.

Hamas ayrıca, Bokova’ya İsrail’in baskılarına karşı direnme ve UNESCO’nun kararına saygı duyma çağrısı yaptı.

UNESCO Genel Direktörü Bokova cuma günü, “Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam tarihinin Mescid-i Aksa’dan silinmesi ve inkar edilmesine yönelik herhangi bir girişim bölgeyi tehlikeye sürükleyecektir.” diyerek, “Kudüs’ün tarihsel yapısı bölünmez bir bütündür ve her üç semavi dinin de şehirle tarihsel bağı vardır.” görüşlerine yer verdi.

Daha önce Mescid-i Aksa ile ilgili UNESCO Dışişleri Komisyonuna sunulan karar tasarısında 6'ya karşı 24 evet oyu ile Mescid-i Aksa’nın Yahudilikle bir bağının olmadığına karar verilmişti. İki üyenin katılmadığı oylamada 26 üye çekimser kalmıştı.

Karar tasarısının pazartesi UNESCO'nun 58 üyeli yönetim kurulunda bir kez daha oylanması bekleniyor.

Japonya, UNESCO'ya aktardığı fonu kesti

Japonya, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütüne (UNESCO) aktardığı fonu, BM'nin üye ülkeler arasında güven aşılama görevini hakkıyla yerine getirdiğinden emin olmak istediğini belirterek kesti.

Dışişleri Bakanı Fumio Kişida, bir gazetecinin sorusu üzerine, Japonya'nın UNESCO'ya yaptığı yaklaşık 40 milyon dolarlık katkı payını bu yıl için kestiğini doğruladı.

Kişida, kararın, UNESCO'nun Japonya'yı,1937'de yaşanan Nanking Katliamı nedeniyle "Dünya Belleği Listesine" almasıyla ilgili olup olmadığına dair soruyu yanıtsız bırakırken, kararın "kapsamlı" gözlemlere dayandığını belirtti.

Japon ordusunun, 1937'de Çin'in başkenti Nanking'i ele geçirmesiyle yüz binlerce kişi katledilmiş, on binlerce kadın tecavüze uğramıştı.

UNESCO yönetiminden, Japonya'nın kararına ilişkin yorum yapılmadı.

UNESCO bütçesinin yüzde 9,7'sini karşılayan Japonya, ABD'den sonra en büyük bağışçı konumunda. Filistin yönetiminin UNESCO'ya yaptığı üyelik başvurusunun kabul edilmesinin ardından ABD, 2011 yılında UNESCO'ya aktardığı fonu kesmişti. (AA)