İtalya'nın başkenti Roma’nın 30 kilometre kadar dışındaki Ponte Galleria’da bulunan İçişleri Bakanlığına bağlı Geri Gönderme Merkezi (CIE), kapılarını aralarında AA muhabirinin de bulunduğu Yabancı Basın Derneği üyelerine açtı. 

Sınır dışı edilme prosedürüne tabi tutulan 62 kadının bulunduğu kafes görünümlü mimarisiyle cezaevini andıran yüksek güvenlikli merkez, bakımsızlığı ve duvarlarında alıkonulan kişilerin geldikleri ülkeleri yansıtan çizgi film karakterleriyle ön plana çıkıyor.

Geri gönderme merkezinde tutulan 62 kadından 42’sinin "uluslararası koruma" başvurusu yaptığı, haklarındaki yasal incelemenin devam ettiği belirtildi. Geriye kalan sığınmacılar hakkındaki sınır dışı edilme sürecinin sürdüğü ifade edildi.

Yetkililerin yaptığı açıklamalara göre, merkezlere konulan kişilerin uluslararası koruma ya da iltica talebinde bulunması veya geldikleri ülkelerin onları geri istememesi sebebiyle bu kişilerin geri gönderilme süreci uzuyor ya da sekteye uğruyor.

"Geri gönderme merkezleri çıkmaz yola benziyor"

Basın mensuplarının gezisine eşlik eden İtalya'daki önemli insan hakları savunucuları arasında yer alan Senato İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Luigi Manconi, geri gönderme merkezlerini "çıkmaz yola" benzetti.

Büyük kısmı Nijeryalı olan 60’ı aşkın kadının bulunduğu geri gönderme merkezinde AA muhabirinin sorularını cevaplayan Manconi, "Bu kadınlar, Nijerya’dan İtalya’ya adeta köle gibi fuhuş yaptırmak için getiriliyorlar. Dünyanın hiçbir yerinde fuhşa zorlananlar için bir özgürlükten söz edemiyoruz. İtalya, bu hayatı yaşamaya zorlanan kadınlara yardımcı olmalıdır. Yapmamız gereken bu." diye konuştu. 

AA muhabirinin geri gönderme merkezinde tutulan kişilerle yaptığı röportajda ortak nokta, hepsinin bu merkezlerden bir an önce çıkma isteği olarak ön plana çıkıyor.

Bu merkezlerde tutulan kişilere yasal, teknik, hukuki ve psikolojik danışmanlık hizmeti veriliyor. Ancak kalma sürelerinden bağımsız olarak tüm kişiler bu merkezlerden "kurtulmak istiyor".

"Cezaevi bile geri gönderme merkezinden daha iyiydi"

Yasal şekilde vizeli pasaportuyla 4 yıl önce İtalya'ya gelen Libyalı Shabbi Kadiga, AA muhabirine hikayesini anlatırken gözyaşlarına hakim olamıyor. 

Kadiga, internet ortamında Libya'ya ilişkin yazdığı mesajların yanlış anlaşılması nedeniyle 7 ay kadar tutuklu kaldığını, ardından bu merkeze getirildiğini anlattı.

Geri gönderme merkezindeki hayat koşullarının zorluğuna değinen 44 yaşındaki Kadiga, "Kaldığım cezaevi bile bu merkeze göre daha düzenli ve iyiydi. Hapishaneyi dönmeyi tercih ederim. Burada ölüyorum. Burada birlikte bulunduğumuz insanların çoğunun aklı dengesi yerinde değil." dedi.

"Ülkeme geri gönderseler de İtalya'ya dönerim"

Soyadını vermek istemeyen Romanyalı Florentina da 2004’te İtalya’ya geldiğini, bir dönem fuhşa zorlandığını ve daha sonra bir barda çalışmaya başladığını kaydetti. Hakkında yapılan cinayet suçlaması sonucu 2 yıl hapse girdiğini, suçsuzluğu kanıtlandıktan sonra serbest bırakıldığını anlatan Florentina, sözlerine şöyle devam etti:

"Belgelerimin süresi dolmuştu. O arada yakalandım. Beni tekrar Romanya’ya sınır dışı etmek için bu merkeze getirdiler. Ben burada büyüdüm, Romanya'da yapabileceğim bir şey yok. Hayatım burada. Daha önce de beni Romanya'ya gönderdiler ama geri döndüm. Benim, burada kalabilmem için bir işimin olması gerekiyor. Beni Romanya'ya gönderirlerse bir şekilde gene buraya geri dönerim." (AA)