Televizyon konuşması yapan Nasrallah, bu konuda siyasi tarafların suçlamaları Hizbullah'a çevirmesinin hiçbir örf, şeriat ve kanunda yeri olmadığını söyledi.
İsrail'in bir projesinin olduğunu hatırlatan Nasrallah, İsrail'in herhangi birini öldürebileceğinden emin olduğunu ve suikast olayına karışmasının mümkün olduğuna işaret etti.
Nasrallah, "Lübnan'da olan her şey için Hizbullah'ı suçluyorlar. Bazı insanlar sorun ya da olay ne olursa olsun, cevap vermesi gereken direnişmiş gibi davranıyorlar, Beyrut limanındaki patlama durumunda olduğu gibi, masum olduğumuzu gösteren delil ve kanıtlar gösterene kadar suçlunun Hizbullah olduğunu söylediler!
Lübnan'da İsrail ve MOSSAD'ın kapısını açtığı yönünde Hizbullah'a atılan suçlamalar asılsız ve mantıksızdır, tıpkı Irak ve diğer ülkelerde yaşayan ve evlerini terk etmek ve Filistin’e göç etmek istemeyen Yahudileri öldürdüğü gibi, kendi planları doğrultusunda vatandaşlarını öldüren ve katleden Siyonist rejimdir.
Son haftalarda Hizbullah aleyhine yapılan suçlamalarla ilgili olarak, ilk olarak hiçbir delil ve sebebi olmayan hakaretlerle karşı karşıyayız, ikinci olarak ta suçlamayı haklı göstermeye çalışan suçlamalara şahit oluyoruz.
Hizbullah'a karşı, kendi nüfuz alanlarında ve destekçileri arasında bu hareketi yok etmeyi amaçlayan saldırılar başarısız oldu. Bu suçlamalara direnen ve direnişi destekleyen bu ülkedeki direniş yanlısı insanlara şükranlarımı sunuyorum." dedi.
Nasrallah, ülkede yaşanan hükümet krizinin uluslararası boyuta taşınması tehdidinin bir savaş çağrısı olduğunu ve yabancı kuvvetlerin davet edilmesi anlamına geldiğini belirterek, "Bu durum, İsrail'in çıkarına hizmet edebilir" şeklinde uyarıda bulundu.
Hükümet krizinin sorumluluğun Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn'a yüklenmesinin insaflı olmadığını dile getiren Nasrallah, hükümette 18 bakan olması gerektiği konusundaki ısrardan dolayı şaşkınlık yaşadığını aktardı.
Yeni hükümeti kurmayla görevlendirilen Saad el-Hariri, teknokratlardan oluşan bir hükümet kurmakta ısrarcı olduğunu belirterek yaklaşık iki ay önce sunmuş olduğu kabine listesi Cumhurbaşkanı Mişel Avn tarafından reddedilmişti.
Kamu borcunun 90 milyar doları, işsizliğin yüzde 35'i, yoksulluğun yüzde 50'yi aştığı Lübnan 1975-1990 yıllarındaki iç savaştan bu yana en büyük ekonomik krizlerden birini yaşarken, Ağustos 2020'de Beyrut Limanı'nda meydana gelen büyük patlama ve Kovid-19'la gelen ekonomik daralma ülkeyi çok zor duruma düşürdü.
Lokman Slim kimdir?
Hizbullah'ın kalesi olarak bilinen Beyrut'un güney banliyösünde 1962'de Şii bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Lokman Slim, Fransa'da 4 yıl felsefe alanında üniversite eğitimi aldıktan sonra 1982'de Lübnan'da Arap edebiyatıyla ilgilenmeye başladı.
Sonraki yıllarda Lübnan ve bölgesel tarihi konularında çalışmalarda bulunmak üzere ABD destekli bir araştırma merkezi kuran Slim, Hizbullah'a muhalefetiyle tanınıyordu.
Resmi haber ajansı NNA, Lokman Slim'in, 4'ü kafasından ve biri sırtından olmak üzere 5 kurşunla öldürüldüğünün adli tıpta tespit edildiğini aktarmıştı.
Hizbullah'a en sert muhalefeti ve hakaretleri ile tanınan Şii alim Şeyh Tufeyli, yıllardır Hizbullah'ın en güçlü olduğu bölgelerde serbestçe muhalefetini yapabilmektedir. (Kaynak: AA/Hürseda Haber)



