El-Menar TV'de yer alan habere göre, çeşitli ülkelerden İslam alimleri ve düşünürler, Bahreyn rejiminin camileri yıkmaya yönelik siyasetlerinin, halka meydanı daraltma, halkı zorbalıkla baskı altına almaya yönelik ezici politikalarının devamı niteliğinde olduğunu bildirdi.
Lübnan Direniş Alimleri Birliği genel sekreteri Şeyh Maher Hammud oturumda yaptığı konuşmada, "Camilerin yıkılması büyük bir suçtur ve camiler Allah'ın evidir" dedi.
Lübnan İslam Kurumu başkanı Şeyh Muhammed Hızır da, "Bahreyn'deki Müslümanlar meselesi İslami, insani ve mantıki bir meseledir." dedi.
Filistin Demokratik Komitelerinin üyesi İbrahim İbrahim de, "Bahreyn'de yaşanan sorunun 10. yıldönümünde yine Suudi rejiminin müdahalesinin geçmişte olduğu gibi devam ettiğinin açık göstergesidir ve bu müdahaleyi kınıyoruz'' dedi.
Yemen'in Birleşmiş Milletler temsilcisi Ümmü Gülsüm Şerif de, bu organize politikanın amacının Bahreyn halkını, özellikle mezheplerinden dolayı yok etmek olduğunu söyledi.
Bahreyn Ulema Konseyi'nde cami işlerinden sorumlu Şeyh Muhammed el-Mensi de, "Sorun, ABD'nin küstah tutumları ve bölgedeki Siyonist rejimin ve bölge ülkelerindeki paralı askerlerinin varlığıdır." dedi.
Bahreyn müslüman halkının çoğunluğu (yüzde 70-80) mezhep olarak Şia mezhebine mensuptur. Bahreyn rejimi (Sultan Halife ailesi) ve ülkenin elit kesimi ise mezhep olarak Sünni mezhebine mensuptur. Suudi Arabistan tarafından ilhak edilen Bahreyn'de, Selefi-Vahhabi çizgi halka zorla dayatılarak dini ve kültürel merkezleri yok edilmektedir. 2011 yılından beri Suudi destekli saldırılar sonucu çok sayıda insan hayatını kaybetti ve binlercesi de gözaltı merkezlerinde tutulmaya devam ediyor.
Suriye'ya dayatılan savaşın mezhepler ile hiçbir ilgisi yok iken bazı çevrelerce ısrarla 'mezhep savaşı olarak vurgulanması', ama yine aynı çevrelerce Bahreyn'de yaşanan zulmün ise hiç gündeme getirilmemesi dikkat çekiyor. (Ajanslar/Hürseda Haber)



