Suriye Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
'Suriye'nin kuzeybatı ve güneyindeki teröristleri hedef almak, vatandaşlarının hayatlarını korumak ve güvenliğini ve toprak bütünlüğünü garanti altına almak hükümetin hakkı ve görevidir.
Terörle mücadele, Suriye topraklarının tamamı son teröristten temizlenene ve tüm ülkeye güvenlik ve istikrar dönene kadar devam edecektir.
Amerika'da ve Batı'da terörün destekçileri ve savunucularının, uluslararası örgütler adı altında faaliyet gösteren paralı askerlerin hiçbir yalan ve iddiası bizi bu savaştan caydıramaz.'
Suriye'nin güneyinde yer alan Dera'da bir güvenlik kaynağı, geçtiğimiz ağustos ayında bu ülke güçlerinin Tafas şehrinde IŞİD terör örgütüne yönelik güvenlik operasyonlarını açıklamıştı.
Bu kaynak şu ifadelerde bulundu: 'Suriye güvenlik güçlerinin operasyonları sırasında bu ülkenin güneyinde IŞİD'in üst düzey liderlerinden Mahmud Ahmed el-Halak öldürüldü.
El-Halak, daha önce IŞİD'in Yermük Havzası'nın askeri bölümünün komutanıydı ve şu anda bu terör örgütünün eğitim kamplarından sorumludur.
Bu terörist, yakın zamanda öldürülen Ebu Salim el-Iraki adlı bir terörist ve Abdurrahman el-Iraki adlı başka bir unsurla işbirliği yaptı. Bu işbirliği, bir Arap ülkesinin istihbarat servisleri ile koordineli olarak yürütüldü.
Suriye'de Rakka ve Irak'ta Musul şehirlerinin kurtarılmasına ve tekfirci terör örgütü IŞİD'in sözde halifeliğinin sona ermesine rağmen, bu grubun üyeleri birkaç kişiden oluşan küçük gruplar halinde zaman zaman orduya ve sivillere saldırıyor ve insani ve maddi kayıplar bırakıyorlar.
Amerika ve Batı'nın IŞİD'i Suriye hükümetine karşı komplolarını gerçekleştirmek için bir araç olarak kullandığı artık herkes tarafından bilinmektedir. Öyle ki batılı ülkeler, IŞİD unsurlarına sağladıkları kapsamlı mali destek, silah ve lojistik desteğin yanı sıra bu örgütle kadın ticareti de gerçekleştirdi. (Ajanslar)



