Lübnan’daki İslam Şii Yüksek Konseyi Başkan Yardımcısı Şeyh Ali Hatib, Lübnan’ın bugün ciddi bir varoluş krizinde olduğunu belirterek, “Eğer aklıselim sahibi insanlar yaşananlara müdahale etmezse ülke alev alabilir. O zaman hiç kimse kurtulamaz,” dedi.
Hatib, Lübnanlılara aynı gemide olduklarını hatırlatarak, “Ya hep birlikte batacağız, ya da hep birlikte kurtulacağız. Şu anda çok kritik bir dönemdeyiz: Ya devlet ayakta kalacak, ya da tamamen çökecek,” ifadelerini kullandı.
Suriye’de yaşananların herkes için bir uyarı olması gerektiğini söyleyen Hatib, adil ve halkını koruyan gerçek bir devletin inşa edilmesinin şart olduğunu vurguladı.
Bu açıklamalar, Hatib’in bugün Hazmiye’deki İslam Şii Yüksek Konseyi’nde düzenlenen, farklı mezheplerden hukuk, ordu, akademi ve toplum kesimlerinden önemli isimlerin katıldığı elit bir toplantıda yaptığı konuşmada yer aldı. Toplantıda hem Lübnan’ın mevcut durumu hem de bölgedeki gelişmeler masaya yatırıldı.
Toplantının açılışını Yargıç Hasan el-Hac yaptı. Ardından konuşan Şeyh Hatib, Konsey’in sadece Şii toplumunun sesi olmadığını, kuruluşundan bu yana tüm Lübnan halkının ortak kaygılarını taşıyan, milli bir yapı olduğunu vurguladı. “Lübnan, dinlerin bir arada barış içinde yaşayabileceği bir model olabilir,” dedi.
Dinlerin ve mezheplerin insanları birbirine yaklaştırması gerektiğini belirten Şeyh Hatib, “Peygamber Efendimiz, ‘İnsanlar bir tarağın dişleri gibi eşittir’ buyurmuştur. Hz. Ali de, ‘İnsanlar ya dinde kardeşindir ya da yaratılışta eşindir’ demiştir. Bizim inancımızda ayrımcılığa yer yoktur. Ama ne yazık ki bağnazlık, çıkar peşindeki bazı çevreler tarafından körükleniyor” diye konuştu.
“Lübnan, dünyanın en güzel çeşitlilik örneklerinden biri. Fakat bu çeşitlilik, bir değer ve zenginlik olması gerekirken, bizi birbirimize düşüren bir çatışmaya dönüşüyor. Olan yine hepimize oluyor. Bu tablo sadece dış güçlerin işine yarıyor,” dedi.
Lübnan’ın çevresinden izole bir şekilde yaşayamayacağını vurgulayan Hatib, İsrail’in bölgedeki istikrarsızlığın başlıca kaynağı olduğunu belirtti: “İsrail, bu bölgenin doğal bir parçası değil. Filistin’i işgal etti, halkını sürdü. Şimdi de tüm bölgeyi parçalamaya çalışıyor. Çünkü bölgenin istikrarlı olmasını istemiyor.”
Hatib, “Suriye’de yaşananlardan sonra Lübnan’ın bu gelişmelerden uzak kalabileceğini düşünmek saflık olur. Akıl sahipleri harekete geçmezse, Lübnan da kolaylıkla ateşe sürüklenebilir. ABD kimseyi korumayacak; tarihi buna dair örneklerle dolu. Yaşananlar sadece Lübnan’la sınırlı değil, tüm bölgeye yayılan bir projedir,” dedi.
Hatib, Lübnanlıları birlik olmaya çağırdı: “Bugün ya hep birlikte kurtuluruz ya da hep birlikte batarız. Gerçekten çok kritik bir eşikteyiz:
Ya devlet ayakta kalacak, ya da tamamen çökecek.
ABD’nin şu anda bize sunduğu hiçbir şey güven vermiyor.
Daha önce kendi oluşturduğu anlaşmalardan bile geri adım atıyor.
Suriye’de yaşanan katliamlar bize neler planlandığını açıkça gösteriyor. Bu hepimiz için bir alarmdır. Artık birlik olmalı, halkını koruyacak adil bir devlet kurmalıyız.
Bu noktada Cumhurbaşkanı ile Meclis Başkanı’nın sergilediği sağduyulu duruşu da takdir ediyorum.”(Ajanslar)



