Hizbullah’ın üst düzey komutanlarından Seyyid Fuad Şükr’ün (diğer adıyla Seyyid Muhsin) şehadetinin birinci yıldönümünde, kızı Hatice Şükr Al-Manar TV’ye verdiği özel röportajda, ailenin direniş yoluna olan sarsılmaz bağlılığını vurguladı. Şükr ailesinin direniş uğruna her türlü fedakârlığa hazır olduğunu ifade etti.

"Babam Hayatını Direnişe Adadı"

Al-Manar kanalında yayınlanan “Panorama Bugün” adlı programda konuşan Hatice Şükr, babasının şehit edildiği Beyrut’un güney banliyösündeki saldırı noktasından elde edilen bazı kişisel eşyaları kamuoyuyla paylaştı. Yayında, Seyyid Fuad Şükr’e ait seccade, secde taşı ve tesbih stüdyoda sergilendi.

Röportajda ayrıca, Seyyid Muhsin’in dini bağlılığı, insani yönü ve askeri stratejik liderliği üzerine nadir görüntüler yayınlandı. Bu görüntülerde, Hizbullah’ın kuruluşundan itibaren onun direniş hareketindeki rolü ve şehadetine kadar geçen süreç belgeleniyor.

Ailevi ve Manevi Miras

Seyyid Şükr’ün kızı, babasının 16 torunu ile olan güçlü ilişkisini anlatırken, özellikle kız çocuklarına olan sevgisinden ve erkek torunlarıyla kurduğu dostane bağdan bahsetti. Şükr’ün, Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah ve diğer şehit liderlerle olan dostlukları da anıldı.

Hatice Şükr, babasının vasiyetlerinden bazılarını da ilk kez paylaştı. Bu vasiyetler, onun oğlu Seyyid Muhammed Şükr’e yazdığı el yazısı mektupları içeriyor ve derin bir takvayı, ahlaki berraklığı ve ibadet ile cihadı birleştiren ruh halini ortaya koyuyor.

"Direniş Bir Kişiye Bağlı Değildir"

Şükr, ailesinin Hizbullah’ın direniş yoluna olan bağlılığının kişilere değil, inanca dayandığını vurguladı:

“Bu haklı yola olan bağlılığımız sürecek. Direniş bir şahsa bağlı değildir.”

Sözlerinin sonunda Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Naim Kasım’a hitap eden Şükr, onun liderliğinde direnişin Filistin’in tamamen özgürleşmesine ve İsrail işgalinin sona ermesine kadar süreceğine olan inançlarını dile getirdi. (Hürseda Haber)