ABD Başkanı Donald Trump, Gazze'de hayalini kurduğu “Trump diyarı”ndan sonra şimdi de Lübnan'ı gündeme aldı. Axios'a göre Washington, Lübnan’ın güneyinde İsrail’in çekilmesinin ardından kurulacak özel bir “Trump Ekonomi Bölgesi” ile Hizbullah’ın sınır boyunca yeniden güçlenmesini engellemeyi planlıyor. Kaynaklara göre Suudi Arabistan ve Katar, bölgenin yeniden inşasına yatırım yapmayı şimdiden kabul etti. Böyle bir bölgenin İsrail’in güvenlik kaygılarını işgal olmadan gidereceği belirtiliyor.
'Sadece acilse saldır'
ABD yönetimi ayrıca Lübnan’ın Hizbullah’ı silahsızlandırma sürecini başlatma kararını “desteklemek” için İsrail’den “acil olmayan” saldırıları azaltmasını istedi. Axios’un haberinde, Lübnan hükümetinin ağustos başında aldığı Hizbullah’ı silahsızlandırma kararının “ABD’nin baskısının” sonucu olduğu ancak uygulanabilirliği konusunda ciddi soru işaretleri bulunduğu belirtildi.
Trump yönetimi, “karşılıklı adımların” Lübnan devletine bu kararı hayata geçirme konusunda daha fazla alan açacağını düşünüyor.
Beşte bir
Ekim 2024'te İsrail tankları Lübnan'a doğru ilerlerken
İsrail, 2024 sonlarında Hizbullah’a karşı yürüttüğü kara harekâtında önemli bir ilerleme sağlayamayınca, geçen kasımda ilan edilen ateşkesin ardından sınır hattında beş noktayı işgal etti. Anlaşma bu mevzilerden çekilmeyi öngörmesine rağmen İsrail hâlâ işgali sürdürüyor.
Axios’un aktardığına göre Washington, İsrail’den “bir mevziden çekilmeyi ve birkaç hafta boyunca hava saldırılarını ciddi şekilde azaltmayı” talep etti. Bu, Lübnan’ın girişimlerine destek gösterisi olarak planlanıyor.
ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Thomas Barrack, son haftalarda İsrailli yetkililerle bir dizi görüşme yaptı. En son Paris’te İsrail Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer ile bir araya geldi. Barrack’ın planı, Lübnan ordusunun Hizbullah’ın güneyde yeniden konuşlanmasını önleyecek adımlar atması halinde, İsrail’in saldırılara “geçici ara vermesi” ve beş mevziden kademeli olarak çekilmesi üzerine kurulu.
İlerleme var netice yok
Bir kaynak Axios’a, “İlerleme sağlandı ama nihai karar alınmadı. İsrailliler kesin bir ‘hayır’ demedi, şans tanımaya hazır olduklarını gösterdiler. Lübnan hükümetinin attığı adımın tarihi bir nitelik taşıdığını anlıyorlar ve karşılığında bir şey vermeleri gerektiğini biliyorlar.” dedi.
Hizbullah ne diyor?
Öte yandan Hizbullah, hükümetin aldığı silahsızlanma kararını reddettiğini açıkladı. Hareket, silahlarının ulusal savunma stratejisi çerçevesinde orduya entegre edilmesi gerektiğini, bu stratejinin de yalnızca İsrail saldırılarını ve işgalini durdurduğunda tartışılabileceğini belirtti.
Hizbullah Genel Sekreter Naim Kasım, 15 Ağustos’taki konuşmasında, hükümetin kararının iç çatışma riskini doğurabileceğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:
“Çıkabilecek fitneden, iç patlamalardan ve Lübnan’ın başına gelecek her türlü yıkımdan Lübnan hükümeti sorumludur. Devletin görevi Lübnan topraklarını ve vatandaşlarını savunmaktır. Direniş, saldırılar sürdükçe ve işgal devam ettikçe silahlarını teslim etmeyecektir. Gerekirse bu mücadeleyi Amerikan-İsrail projesine karşı Kerbela benzeri bir savaş olarak vereceğiz ve kazanacağımızdan eminiz. Direnişi ve onun topluluğunu dışlayarak devlet kuramazsınız. Bizim karşımıza geçmeyi seçerseniz, Lübnan için bir gelecek yok.”(Aydınlık)



