İran Dışişleri Bakanlığı eski sözcüsü Nasır Kenani yaptığı açıklamada, Netanyahu’nun ortaya attığı ve birçok ülke tarafından kınanan proje; Mısır, Ürdün, Lübnan ve Suriye dâhil olmak üzere geniş İslamî–Arap topraklarını kapsıyor. İran Dışişleri Bakanlığı, bu planı Siyonist rejimin yayılmacı kimliğinin açık göstergesi ve bölgesel–küresel barış için büyük bir tehdit olarak değerlendirdi.

Kenani, “İsrail’in yapay kimliği bu karanlık hayali gerçekleştirmeye muktedir değil; ancak bu şeytani vehim, bölge devletleri ve halkları için büyük acılar yaratacaktır.” dedi.

“Direniş tek güvencedir”

Eski sözcü, “Bölge ülkeleri, İsrail’in cinneti ve Amerika’nın kibirli zorbalığından korunmak için Direniş Cephesi’nden daha iyi bir müttefik bulamazlar.” ifadelerini kullandı.

Lübnan ve Hizbullah’a baskı

ABD, İsrail’i koruma doğrultusunda Lübnan hükümetine baskı yaparak Hizbullah’ın silahsızlandırılmasını talep ediyor. Ancak Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Naim Kasım bu baskılara tepki göstererek, “Silahların sınırlandırılması tartışmasını bırakın. Düşman projesine devam ediyor. Kim bununla bahaneleri ortadan kaldıracağını sanıyorsa, aldanıyor.” dedi.

“Gazze’den Katar’a, Nil’den Fırat’a”

Şeyh Naim Ksım, son iki yıldır “Büyük İsrail” projesinin Gazze ve Batı Şeria’da adım adım uygulamaya konulduğunu, Katar’a yönelik saldırıların da bu çerçevede değerlendirildiğini belirtti. Kasım, “Bu siyonist projeyi geciktiren şey, Filistin, Lübnan ve tüm bölgede direnişin kararlılığıdır. Düşman direnişi ortadan kaldırabilirse, ki asla başaramayacaktır, sıranın size geleceği açıktır.” dedi.(Ajanslar)