Eriha'dan 2015'te işgal altındaki Kudüs’e dönerken Zaim kontrol noktası yakınlarında aracına İsrail askerlerinin ateş açması sonucu meydana gelen patlamada vücudunun yüzde 60'ı yanan ve olayda bir İsrail askerinin yaralanması gerekçesiyle 11 yıl hapse mahkum edilen Ceabis, 26 Kasım 2023’te esir takası kapsamında serbest bırakıldı. Ceabis, 3. Uluslararası Aksa Kadınları Konferansı'na katılmak üzere bulunduğu İstanbul'da, AA muhabirine esaret yıllarını ve özgürlükle yeniden buluştuğu günleri anlattı. Esaretten kurtulduktan sonra oğluna kavuştuğunda çok duygu yüklü olduğunu aktaran Ceabis, o an oğlunu ve tüm ailesini sıkıca kucakladığını söyledi.

İsrail hapishaneleri zulüm yuvası

Serbest kaldığı ilk gün ne hissettiğini anlatan Ceabis, "Hapishaneden çıktıktan sonra hayatımızın önceki günlerden daha iyi olduğu için çok şükrettim. Şu an özgürlüğü tattığım için mutluyum ve Türkiye’de bunu hissediyorum." ifadelerini kullandı. Ceabis, Aksa Tufanı Operasyonu'ndan sonra Filistinli esirlerin birçok hakkının ellerinden alındığını, kitaplara el konularak çöpe atıldığını ve eğitimin yasaklandığını dile getirdi. İsrail hapishanelerindeki kötü koşullara ve sistematik ihlallere dikkati çeken Ceabis, "İsrail hapishanelerindeyken Filistinli esirlere yönelik hem tıbbi hem de ilaç noktasındaki sıkıntılar çok büyüktü. Tıbbi yardım yoktu. Aynı zamanda Filistinliler için ayrılmış ilaçlar da yoktu." diye konuştu.

Yapmadığım bir şeyden dolayı hapis yattım

Cezaevinde yaşadığı çok sayıda şoktan sonra Allah'ın kendisine "güç ve sabır" verdiğini vurgulayan Ceabis, "Beni hayatta tutan, Allah'a imanımdı. Her bir yapılan yeni şeyde ben bir şeylerimi kaybederken aynı zamanda Allah’a imanla birlikte yeni şeyler kazandığımı hissettim." ifadelerini kullandı. İsrail tarafından otomobilinde "gaz tüpü" patlaması planladığı iddiasıyla cezalandırıldığını belirten Ceabis, "Benim suçlandığım şey, bir ithamdı aslında. Yapmadığım bir şeydi." dedi.

Filistinli esirler çok zor durumda

Ceabis, bugün halen İsrail hapishanelerinde çok sayıda kadın esirin insanlık dışı koşullarda tutulduğunu dile getirerek "Hapishanelerdeki esirlerde özellikle cilt problemleri ve çeşitli bir sürü hastalık bulunuyor. Hatta bazılarında aklını kaybetme gibi durumlar da görülüyor." diye konuştu. Filistinli esirlerin yıllarca kaldığı İsrail'in tecrit hapishanelerindeki zorlu koşullara değinen Ceabis, "Esir Ahmed Manasıra'nın nasıl çıktığını gördük, aklını kaybetmişti." ifadesini kullandı. Dünyaya çağrıda bulunan Ceabis, "(Filistinli esirlerin) Onların özgürlüğüne kavuşması için yapılabilecek her şeyin yapılmasını istiyorum." dedi. Ceabis, ayrıca kadın Filistinli tutuklulara “sabır, direniş ve özgürlüğe kadar Kur'an'ı Kerim'i ezberleme” çağrısında bulundu.

"Mescid-İ Aksa'nın temeli zayıflatılıyor"

İsrail’in saldırılarının ateşkese rağmen devam ettiğine dikkati çeken Ceabis, "Şu anda Filistin’de çocukların ve kadınların yaşayabilecekleri en kötü durumda olduklarını görüyoruz." diye konuştu. Ceabis, İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik saldırılarına işaret ederek "Özellikle Mescid-i Aksa'nın altı kazılarak, temelinin zayıflatarak herhangi bir depremde çökmesine sebep olacak şeyler hedefleniyor." dedi. "Filistin yaralıyken sevinmeye utanıyoruz.” sözünün halen geçerli olduğunun altını çizen Ceabis, "Filistin'de bu sıkıntılar devam ederken bizim de mutlu olmak yerine onlara yardımcı olmaya devam etmemiz gerekiyor." değerlendirmesini yaptı. Ceabis, "Kudüs’te yıkılan evlerden sonra Filistinliler kimlikleri olsa bile sayılmıyor. Yeni doğan çocukların Filistinli olduklarını ispatlayamıyorlar." ifadelerini kullandı.(Ajanslar)