Türkiye, terör örgütü PKK'nın Suriye'deki sözde yapılanması SDG'nin de "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında silah bırakmasını beklerken, örgütün elebaşı Mazlum Abdi, süreci desteklediklerini açıkladı ve "Biz de İmralı'ya gitmek istiyoruz" dedi.

Terör örgütü PKK'nın Suriye'deki sözde yapılanması SDG'nin elebaşı "Mazlum Abdi" kod adlı Ferhat Abdi Şahin, PKK yayın organı Mezopotamya Ajansına 23-24 Kasım tarihlerinde iki bölümden oluşan bir röportaj verdi.

“İşgal edilmiş topraklarımız var. Halkımız Türkiye’nin varlığından dolayı geri dönemiyor” ifadeleriyle Türkiye’yi “işgalci” olarak niteleyen Abdi, bir yandan da Türkiye ile temaslarının sürdüğünü bildirerek, “Türkiye ile anlaşmak istiyoruz.” dedi.

“BİZ DE İMRALI’YA GİTMEK İSTİYORUZ"

Terör örgütü elebaşı Mazlum Abdi, İmralı ile temas konusunu da gündeme getirerek sorunlarının ancak “İmralı’nın çağrısıyla çözülebileceğini” belirtti. “Rojava ve İmralı arasında görüşmeler olmalı” diyen Abdi, “Biz de İmralı’ya gitmek istiyoruz” dedi. Abdi, Öcalan’ın da kendilerini görmek istediğini söyleyerek, “Bu Türkiye’nin çıkarına olacaktır” diye konuştu.

“ENGEL OLMAK DEĞİL, DESTEK VEREN TARAF OLMAK İSTİYORUZ”

Türkiye’de yürütülen "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuşan Abdi, sınır hattındaki durumu bu sürece bağlayarak, “Türk ordusuyla ateşkes bu sürecin sayesinde oluştu. Eğer süreç başarıya ulaşırsa bizdeki ateşkes de kalıcı olur" dedi. SDG’nin sürece destek vermek istediğini de söyleyen Abdi, “Engel olmak değil, destek veren taraf olmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

"MERKEZİ OLMAYAN BİR SURİYE İSTİYORUZ"

Abdi, röportajda siyasi taleplerini şöyle sıraladı:

“Biz merkezi olmayan bir Suriye istiyoruz. Kürt güçlerin bir konferansı oldu ve federalizm talebi ortaya çıktı. Kürt güçleri bunu istiyor. Biz buna karşı değiliz. Ancak biz şu an mümkün olan şeyler üzerine çalışıyoruz. Uluslararası toplumun bunu kabul etmesini istiyoruz. Avrupalılar kabul etmeli. Şam Hükûmeti kabul etmeli. Biz şimdi böylesi bir arayışın içerisindeyiz. Bizim asıl hedefimiz bu halkın mücadelesini ve fedakarlığını korumaktır. Bizim için esas olan bu kazanımları korumaktır. Bunun için ne gerekiyor; bu halk yetkililerini seçebilmeli. Askeri, idari, güvenlik… Yetkililerini seçip, kendilerini temsil edebilmeli. Kendi kendine seçmeli ve bu esas üzerinden Suriye devletine katılım sağlamalı. Bizim merkezi olmamasından kastımız budur. Bu konuda çok açığız. Bunu Şam hükümetiyle ve herkesle paylaşmışız. Bu parçalanmak değildir. Suriye’yi zayıflatmaz, aksine güçlendirir.”

"SDG, SURİYE’NİN EN BÜYÜK ÖRGÜTLÜ GÜCÜDÜR"

Şam hükümetiyle yürüttükleri görüşmelere değinen Abdi, tarafların bazı başlıklarda uzlaştığını belirtti:

“Askeri konularda mutabakata vardık. SDG’nin katılımı Suriye ordusunu güçlendirir. Kimse bundan korkmamalı.”

SDG’nin dağıtılmayacağını ima eden Abdi, “SDG, Suriye’nin en büyük örgütlü gücüdür. Orduya düzenli şekilde katılmalı” dedi.

HAKAN FİDAN YORUMU

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın Washinton ziyareti için “Trump savaşsız ve diyalogla çözüm istedi.” iddiasında bulunan Abdi, Hakan Fidan’ın toplantılarda “daha az keskin bir dil” kullandığını ileri sürdü ve şunları anlattı:

“Görüşme programlarımız var. Aslında Washington’a gidiş öncesi Şara ile görüşmemiz olması gerekiyordu. Ancak bu Washington toplantısının sonrasına bırakıldı. Şimdi bir kez daha üçlü görüşme yapmak istiyoruz; biz, Şam yetkilileri ve Amerikan yetkilileri. Heyetler, belki Şam’da belki de üçüncü bir yerde yeni adımların atılması noktasında bir araya gelebilir. Şara’nın Beyaz Saray’da yaptığı görüşmenin detayları Sayın Tom Barack tarafından bize aktarıldı. Bize iletildiği kadarıyla olumlu geçmiş. Kuzey ve Doğu Suriye konusu, SDG konusu Trump ile konuşulmuş. Daha doğrusu Trump sormuş ve yanıt almış. Olumlu geçmiş. Başkan Trump’a çözüm iradelerinin olduğunu söylemişler. SDG ile ilişkilerinin iyi olduğunu ve meseleyi çözmek istediklerini iletmişler. Genel olarak iyi bir yaklaşım ortaya çıkmış. Türkiye Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan da orada hazırmış. Onunla da tartışılmış. Öğrendiğimiz kadarıyla; Başkan Trump, savaşsız ve diyalogla meselelerin çözülmesini istemiş. Onlar da kabul etmişler.”

‘YENİ ANAYASA ZORUNLU’

Abdi, yeni bir anayasanın Suriye için zorunlu olduğunu da savunarak, “10 Mart Anlaşması ile çelişen maddeler düzenlenmeli” dedi. Tüm bileşenlerin komitede yer alması gerektiğini söyledi.

Duhok’ta katıldığı MEPS25 forumuna ilişkin değerlendirmesinde ise Abdi, “Yeni bir sürecin başlangıcı.” ifadesini kullandı. Kürtler arası siyasi birlik konusunda da “Apo’nun ilerlettiği barış sürecini sahiplenmek mutluluk verici” dedi; Şam’ın müzakere heyetiyle görüşmemesinden yakındı. Abdi son olarak Türkiye’ye seslendi:

“Türkiye halkları İmralı’dan gelişen barış sürecine inanmalı. SDG’nin güçlenmesi ve Suriye ordusuna katılması Türkiye açısından huzur getirir." (Oda)