Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Costa, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin iç ve dış siyasette gündeme oturan ve Avrupalılara yönelik ifadeler barındıran “Ulusal güvenlik stratejisi”ne ilişkin değerlendirmede bulundu.

Jacques Delors Enstitüsü’nde konuşan Costa, “Kabul edemeyeceğimiz tek şey Avrupa’nın siyasi yaşamına bu müdahale tehdididir” dedi.

ABD’nin Avrupa’da “hangi partilerin iyi, hangilerinin kötü olduğuna karar verme konusunda Avrupalı vatandaşların yerini alamayacağını” vurgulayan Costa, ABD’nin “müttefik gibi davranması gerektiğini” belirtti. Costa, “Bu strateji Avrupa’yı bir müttefik gibi göstermeye devam ediyor. Bu iyi, ancak müttefiksek müttefik gibi davranmalıyız” ifadelerini kullandı.

ABD’nin Avrupa’nın “önemli bir müttefiki ve önemli bir ekonomik ortağı olmaya devam ettiğini” kaydeden Costa, bu ilişkiler bağlamında karşılıklı olarak egemenliklere saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

Ne olmuştu?

ABD’nin 5 Aralık’ta yayımlanan ulusal güvenlik stratejisinde, Avrupa’da halihazırda izlenen mevcut politika eğilimlerinin sürmesi halinde, kıtanın “20 yıl veya daha kısa bir sürede tanınmaz hale geleceği” ve ekonomik gerilemenin “medeniyet silinmesi gibi gerçek ve daha çarpıcı bir olasılığın” gölgesinde olduğu öne sürülmüştü.

“Bazı Avrupa ülkelerinin güvenilir müttefikler olarak kalmaya yetecek kadar güçlü ekonomilere ve ordulara sahip olup olmayacağı henüz belli değil” denilen belgede, Avrupa Birliği (AB) ve bazı ulus ötesi kuruluşların “siyasi özgürlük ve egemenliği baltalayan” faaliyetlerde bulunduğu, göç politikalarının “çatışma oluşturduğu” iddia edilmişti.

Avrupa bölgesinin sorunları arasında ifade özgürlüğünün sansürlenmesi ve siyasi muhalefetin bastırılması, doğum oranlarının düşmesi ve ulusal kimlik ve öz güven kaybı olduğu belirtilerek, “vatansever Avrupa partilerinin” bölgede artan etkisi övülmüştü.
Belgede, NATO ittifakının geleceğine yönelik “en geç birkaç on yıl içinde bazı NATO üyelerinin çoğunluğunun Avrupalı olmaması oldukça olası” değerlendirmesi yapılarak NATO’nun sürekli genişleyen bir ittifak olduğu algısına son verilmesi gerektiği belirtilmişti.

Avrupa ülkelerinin “siyasi krize sıkıştıklarında kendilerini yeniden yapılandıramadıkları” savunulan belgede, “Avrupa, ABD için stratejik ve kültürel açıdan hayati önem taşıyor. Avrupa’yı göz ardı edemeyiz. Amerikan diplomasisi, Avrupa uluslarının bireysel karakterlerinin ve tarihlerinin pişmanlık duymadan kutlanmasını savunmaya devam etmeli” ifadesi kullanılmıştı. (AA)