Ukrayna ve Amerikan heyetleri arasında Almanya’nın başkenti Berlin’de iki gün süren üst düzey görüşmeler sona erdi.
İkinci aşamasına Avrupalı yetkililerin ve üst düzey NATO temsilcilerinin de katıldığı müzakerelerin ardından, Kiev ve Moskova arasındaki barış anlaşması taslağındaki konuların yüzde 90’ının çözüme kavuşturulduğu bildirildi.
Sky News ve Bloomberg’in 15 Aralık’ta isimsiz bir ABD yetkilisine dayandırdığı bilgilere göre, görüşmelerin odak noktasını NATO Şartı’nın 5. Maddesi benzeri güvenlik garantileri ve bölgesel sorunlar oluşturdu.
ABD ve Ukraynalı müzakerecilerin, sürecin devamı için bu hafta sonu, muhtemelen Miami’de ayrı çalışma grupları halinde yeniden bir araya gelmesi planlanıyor.
Toprak sorunu masadaki en zorlu başlık
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Berlin’deki temasları kapsamında Alman Şansölyesi Friedrich Merz ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Kiev ve Washington’ın toprak sorunu konusundaki pozisyonlarının farklılaştığını kabul etti.
Sorunu “karmaşık ve acı verici” olarak nitelendiren Zelenskiy, Berlin’deki görüşmelerin zorlu ancak verimli geçtiğini belirtti. Ukrayna lideri, Berlin’deki görüşmelerin temel amacını şu sözlerle tanımladı:
“Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Korgeneral Andrey Hnatov ve savunma sektörü temsilcileri güvenlik garantilerinin detayları üzerinde çalışıyor; diğer yetkililer ise çatışma sonrası toparlanmayı görüşüyor. Buradaki amacımız savaşı sona erdirecek siyasi bir anlaşma sağlamaktır.”
Görüşmelere ABD adına Başkanlık Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Donald Trump’ın damadı Jared Kushner liderlik etti. ABD heyetinde ayrıca NATO Avrupa Yüksek Müttefik Komutanı General Alexus Grynkevich de yer aldı.
Heyet, son haftalarda 28 maddeden 20 maddeye indirilen ve daha önce Cenevre, Miami ve Moskova’da görüşülen ABD barış planı üzerinde çalıştı.
Washington hızlı çözüm için bastırıyor
ABD’nin seçilmiş başkanı Donald Trump, 11 Aralık’ta yaptığı açıklamada temsilcilerini ancak ilerleme fırsatı görürse Berlin’e göndereceğini belirtmişti.
Witkoff’un Berlin’e gönderilmesi, Washington’un çatışmanın hızlı çözülebileceğine inandığının bir işareti olarak yorumlandı.
Witkoff, 14 Aralık’ta yaptığı açıklamada tarafların hem plan hem de ekonomik bileşenler konusunda “önemli ilerleme” kaydettiğini bildirdi. Trump yönetimi, Katoliklerin Noel’i kutlayacağı 25 Aralık’a kadar bir anlaşmaya varılmasını hedefliyor.
Zelenskiy, görüşmeler öncesinde Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Başkanı Rüstem Umerov başkanlığındaki heyetten bilgi aldı.
Ukrayna lideri ayrıca Merz ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ile ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Berlin’deki istişarelere pazartesi akşamı itibarıyla NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile İtalya, Polonya, Danimarka, Norveç, İsveç ve Hollanda başbakanları da katıldı.
Alexander Stubb, müzakerelerin kritik bir aşamaya girdiğini belirterek tarafların “dört yıldır hiç olmadığı kadar barış anlaşmasına yakın” olduğunu ifade etti.
Rüstem Umerov ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda görüşmeleri yapıcı bulduğunu belirterek, “Günün sonunda bizi barışa daha da yaklaştıracak bir anlaşmaya varacağımızı umuyoruz” ifadelerini kullandı.
Kiev NATO üyeliği şartını esnetiyor
Berlin’deki müzakerelerde Zelenskiy, Ukrayna’nın NATO’ya katılım ısrarından vazgeçebileceğinin sinyalini verdi.
Ukrayna lideri, bu tavizi ancak ABD ile İttifak Şartı’nın 5. maddesindeki kolektif savunma ilkesine benzer ikili bir güvenlik anlaşması yapılması durumunda verebileceklerini belirtti.
Kiev yönetimi ayrıca Avrupa ülkeleri, Kanada ve Japonya’dan da ek güvenlik garantileri talep ediyor.
Washington Post’ta yer alan bilgilere göre barış planı, Ukrayna’nın 2027 yılına kadar hızlandırılmış bir takvimle Avrupa Birliği’ne (AB) katılmasını öngörüyor.
Fakat bazı Avrupalı yetkililer bu takvimi “kesinlikle imkansız” olarak değerlendiriyor. Buna rağmen 11-12 Aralık’ta Lviv’de toplanan AB bakanları, Macaristan’ın vetosunu aşmak için Kiev ile yeni teknik müzakerelere başlama kararı aldı.
New York Times ve Reuters gibi uluslararası yayın organları, Zelenskiy’nin NATO açıklamasını ciddi bir taviz ve 2019’da anayasaya giren tam üyelik hedefinden sapma olarak yorumladı.
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, bu adımın diyalog için temel oluşturabileceğini belirterek, “Eğer bunlar Ukrayna’nın önerileriyse, Rusya bu pozisyonu kabul edebilir” değerlendirmesinde bulundu.
Avrupa başkentlerinde finansman çatlağı büyüyor
AB dışişleri bakanları 15 Aralık’ta Brüksel’de toplanarak çözüm yollarını ele aldı.
Toplantıda Rusya’ya yönelik yeni yaptırımlar açıklanırken, ilk kez bir ABD vatandaşı olan ve 2016’da Rusya’ya sığınan eski şerif yardımcısı John Mark Dougan listeye alındı.
Ancak Rusya’nın dondurulan varlıklarının Ukrayna’ya kredi finansmanında kullanılması konusunda birlik sağlanamadı. Belçika, bu konuda muhalefet eden Macaristan, Slovakya, İtalya, Bulgaristan, Malta ve Çekya bloğuna katıldı.
Financial Times’a göre bazı AB ülkeleri, Trump’ın Avrupa kurumlarına yönelik sert eleştirileri nedeniyle Avrupa Komisyonu’nu devre dışı bırakarak doğrudan ABD ile müzakere etmeyi tartışıyor.
Merz, Trump’ın AB kurumlarıyla ilişki kuramayacağını ancak Almanya dahil bazı üyelerle işbirliğini sürdürebileceğini ifade etti.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise güvenlik garantilerinin sadece kağıt üzerinde kalmaması gerektiğini vurguladı.
Moskova revize edilen planı bekliyor
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ukrayna’nın NATO üyeliğinin kendileri için kilit sorun olmaya devam ettiğini ve özel bir değerlendirme gerektirdiğini açıkladı.
Rusya Devlet Başkanı Danışmanı Yuri Uşakov ise Zelenskiy’nin NATO garantisi alma konusunda başarısız olacağını öne sürdü. Rus tarafı, ABD ile planı en son 2 Aralık’ta Witkoff ve Kushner’in Moskova ziyaretinde görüştü.
Moskova, planın son halini henüz görmediklerini belirterek temkinli bir duruş sergiliyor. Yuri Uşakov, 12 Aralık’ta gazetecilere yaptığı açıklamada mevcut duruma ilişkin şunları kaydetti:
“Amerikan taslaklarının revize edilmiş versiyonlarını görmedik. Onları gördüğümüzde, beğenmeyebileceğimiz birçok şey olabilir. Ukrayna ve Avrupa’nın katkısının yapıcı olma olasılığı düşüktür; eğer değişiklikleri plana dahil edilirse, Moskova’nın çok güçlü itirazları olacaktır.”
Tarafların üzerinde uzlaştığı belirtilen barış planının bir diğer maddesinin ise sınırlama (containment) stratejisiyle ilgili olduğu bildiriliyor.(Harici)



