Ünlü iktisatçı Ann Pettifor, kendi Substack bülteninde yayımladığı analizde, İngiltere’nin eski Washington Büyükelçisi Peter Mandelson ile pedofil fuhuş şebekesi yöneticisi Jeffrey Epstein arasındaki ilişkinin sadece kişisel bir dostluktan ibaret olmadığını belirtti.

Pettifor, “Bu sadece Mandelson’ın varlıklı bir pedofille dostluğunun, 75 bin dolarlık nakit rüşvetin veya Epstein seks ticaretinden hüküm giymişken onun evinde kalmakta ısrar etmesinin hikayesi değil” ifadelerini kullandı.

Pettifor’a göre mesele, Wall Street devi JPMorgan’ın, Mandelson’ın İngiltere devlet gücünü kullanarak Başkan Obama’nın bankacılık düzenlemelerini engelleme çabalarına karşılık yaptığı 4 milyon dolardan fazla ödemeyle ilgili.

Pettifor, Mandelson’ın bu süreçteki tutumunu, “İnsanların müthiş zenginleşmesinden tamamen memnunuz” sözleriyle hatırlatarak, eski bakanın paraya olan düşkünlüğünü “marazi bir saplantı” olarak nitelendirdi.

Devlet sırları JPMorgan ile paylaşıldı

Mandelson’ın yürüttüğü faaliyetlerin sadece lobi ile sınırlı kalmadığını kaydeden Pettifor, JPMorgan’a spekülatif kazanç sağlamak amacıyla kritik devlet sırlarının aktarıldığını belirtti.

Bu bilgiler arasında Avro Bölgesi için hazırlanan 500 milyar avroluk kurtarma paketi, İngiliz devlet varlıklarının satışı ve Gordon Brown’ın başbakanlıktan istifa edeceğine dair ön bildirimlerin yer aldığı ifade edildi.

Pettifor, Mandelson’ın bu hizmetleri karşılığında aldığı ödülleri şöyle açıkladı:

“Bu ihaneti başka nasıl açıklayabiliriz? Mandelson’a daha sonra, kendi şirketi Global Counsel üzerinden 4 milyon dolarlık bir danışmanlık sözleşmesi ve bankacılık sektöründe diğer kazançlı bağlantılar şeklinde sunulan 4 milyon dolarlık ödülün başka bir izahı yok.”

Epstein lobi faaliyetlerinde aracı rolü üstlendi

Financial Times muhabiri Jim Pickard’ın ulaştığı e-postalara atıfta bulunan Pettifor, Jeffrey Epstein’ın JPMorgan ile Mandelson arasında bir köprü görevi gördüğünü vurguladı.

Belgeler, Mandelson’ın 2010 yılında bakanlık görevini yürütürken, JPMorgan yöneticisi Jes Staley adına ABD hükümeti nezdinde lobi yaptığını ortaya koyuyor.

E-postalara göre Epstein, 28 Mart 2010’da Mandelson’a gönderdiği mesajda, “Larry Summers’tan, Volcker kuralı hakkında Jes ve bir başka JPMorgan yetkilisiyle doğrudan görüşmesini istemeni rica ediyorum. Bunu doğrudan ben yapamam” dedi.

Mandelson bu talebe, “Bunu ona söyleyebilirim” yanıtını verdi. Pettifor, Mandelson’ın bu süreçte Obama’nın ekonomi danışmanı Larry Summers ile yaptığı görüşmelere dair gizli hükümet notlarını da Epstein’a sızdırdığını kaydetti.

“Volcker kuralını engelleme çabaları başarısız oldu”

JPMorgan, 2008 finansal krizinin ardından büyük bankaların riskli işlemler yapmasını engellemek amacıyla getirilen Volcker kuralına en sert muhalefeti gösteren kurumların başında geliyordu.

Pettifor, Mandelson’ın Staley’den aldığı “konuşma notlarını” Summers ile yaptığı pazarlıklarda kullandığını belirtti.

Staley tarafından Mandelson’a iletilen notlarda, “Volcker kuralı finansal kriz sırasında yürürlükte olsaydı, yaşanan banka iflaslarını engelleyemezdi” argümanının savunulduğu görüldü.

Pettifor, Mandelson ve dönemin Maliye Bakanı Alastair Darling’in çabalarına rağmen Obama yönetimini ikna edemediklerini ancak JPMorgan’ın bu içeriden bilgiler sayesinde muhtemelen ciddi sermaye kazançları elde ettiğini vurguladı.

Pettifor, Mandelson’ın 1997’de Margaret Beckett’ın yerine atanma sürecinden itibaren kurumsal dostlarının çıkarlarını gözettiğini belirterek, “Emanet emin ellerden alınmış, yerine kısa sürede İşçi Partisi hükümetine utanç getiren bir bakan gelmişti” değerlendirmesinde bulundu.(Harici)