Başbakan, Washington’u Tahran ile bir anlaşmaya varmaya çağırdı ve iki ülkenin görüşmeler yoluyla krizi “yumuşatması” gerektiği yönündeki “güçlü görüşünü” dile getirdi.

Bu açıklamalar, Starmer’ın İran’a saldırı için Chagos Adaları’ndaki Diego Garcia askeri üssünün kullanımını engelleme kararının ardından, iki ülke arasındaki “özel ilişki”yi daha da sarsabilir.

Perşembe günü, ABD Başkanı, The Telegraph gazetesi tarafından ilk kez ortaya atılan, Starmer’ı “kaybeden” [loser] olarak nitelendirdiği iddialarını yalanlamayı reddetti ve onun “Winston Churchill olmadığı” iddiasını tekrarladı.

Starmer’a içeriden ve dışarıdan baskı artıyor

Başbakan, İran krizini ele alış biçimi nedeniyle artan baskı altında kalmaya devam ediyor ve bölgedeki müttefikleri ve İngiliz üslerini yeterince desteklemediği yönündeki suçlamalarla karşı karşıya.

İranlı insansız hava araçları pazar günü Kıbrıs’taki RAF Akrotiri’yi vurdu, fakat Starmer, Type 45 destroyer HMS Dragon’u konuşlandırmaya karar vermek için 72 saat bekledi.

Gemi kaynak çalışmalarına tabi tutuluyor ve Fransa ve İspanya tarafından gönderilen savaş gemilerinden çok sonra, iki hafta içinde adaya ulaşması beklenmiyor.

Downing Street’te düzenlediği basın toplantısında artan eleştirileri savuşturmaya çalışan Başbakan, İngiltere’nin ülkenin savunmasını güçlendirmek için Katar’a dört adet Typhoon jet daha göndereceğini duyurdu.

İngiliz lider, ABD-İsrail saldırısına katılmama kararını savundu

Fakat devam eden ABD saldırılarını tartışırken Başbakan şunları söyledi:

“Birleşik Krallık’ın uzun süredir savunduğu pozisyon, bölge ve dünya için en iyi yolun İran’ın nükleer emellerinden vazgeçmesini sağlayan müzakere yoluyla bir anlaşma olduğu yönündedir. Bu nedenle, Birleşik Krallık’ın ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ilk saldırılarına katılmama kararı aldım. Bu karar bilinçliydi, ulusal çıkarlar doğrultusundaydı ve ben bu kararımın arkasındayım.”

Trump, daha önce İran ile müzakereleri “çok geç” olduğu gerekçesiyle reddetmişti.

Muhafazakâr parti lideri Kemi Badenoch, Starmer’ın yorumlarının onun “omurgasız” olduğunu gösterdiğini söyledi.

The Telegraph gazetesine verdiği demeçte şunları söyledi:

“Bu, başbakanımızın nasıl bir insan olduğunu gösteriyor. Keir Starmer, ‘nazik olma’nın bir askeri strateji olduğunu ve Trump’ın İran’la nazikçe konuşursa tüm sorunların ortadan kalkacağını düşünüyor. İran şu anda askerlerimize, askeri üslerimize ve müttefiklerimize ateş açıyor. Birleşik Krallık’ta onlarca saldırı düzenlediler ve yasadışı olarak nükleer silah geliştiriyorlar. Starmer avukat olmayı bırakıp lider olmaya başlamalı. Omurgası olsaydı, müttefiklerimize ders vermek yerine onlarla işbirliği yapardı.”

İngiliz kentlerinde İran’a destek eylemleri: Gerilim yükseliyor

Çatışma nedeniyle oluşan gerginlik Çarşamba gecesi Manchester sokaklarına sıçradı. İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in ölümünü yas tutan göstericiler, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun resimlerini yaktı ve karşı protestocularla çatıştı.

Bu ay Londra’da da İran yanlısı büyük bir yürüyüş düzenlenecek. Organizatörler, 15 Mart’ta düzenlenecek Kudüs Günü mitingine binlerce kişinin katılmasını beklediklerini söylüyorlar.

Fakat “Stop The Hate” ve şah yanlısı “Lion Guard of Iran” gibi yürüyüşe karşı çıkan gruplar, perşembe günü “daha önce görülmemiş ölçekte bir karşı gösteri” çağrısında bulunarak gerginliği artırdı.

Gerginlik, Metropolitan Polis Komiseri Sir Mark Rowley’den, kargaşa riski nedeniyle İçişleri Bakanı’na yürüyüşün yasaklanması için başvurması yönünde yeni taleplerin ortaya çıkmasına neden oldu.

Eski hükümetin siyasi şiddet ve kargaşa danışmanı Lord Walney, “Kudüs yürüyüşünün yapılmasına izin verilirse, toplumda ciddi kargaşa ve ciddi bozulmalar yaşanma riski açıkça çok yüksek. Bu kriterler, Londra Emniyetinin yürüyüşün yasaklanmasını tavsiye etme sorumluluğu altında olduğu kriterlerdir. Umarım yeni kanıtları doğru bir şekilde değerlendirip bir karar verirler,” dedi.

Gölge içişleri bakanı Chris Philp şunları söyledi:

“Manchester’da gördüğümüz manzaralar ve planlanan karşı protestoların ardından, Kudüs yürüyüşünün ciddi kargaşayla sonuçlanabileceği açıktır. Bu karşı gösteri, daha önce hiç görülmemiş bir ölçekte olacaktır. Sokaklarımızda şiddetli çatışmaların yaşanmasını önlemek için şimdi harekete geçmeliyiz. Londra sokaklarının İran rejiminin propagandasını yaymak için bir yer haline gelmesine veya kaos ve şiddete sürüklenmesine izin veremeyiz.”

Reform UK milletvekili ve eski içişleri bakanı Suella Braverman ise, “kamu düzenini korumak” için bu yürüyüşün yapılmamasını istedi.

“Bu, diğer protestolar gibi sıradan bir protesto değil,” iddiasında bulunan Braverman, Kudüs Günü yürüyüşünün “İran rejiminin ideolojik hedeflerini ilerletmek için başlattığı, on yıllardır süren uluslararası bir kampanyanın parçası” olduğunu ileri sürdü.(Harici)