ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörlüğü görevinden, ülkesinin İran’a yönelik saldırılarını "vicdanen destekleyemeyeceği" gerekçesiyle istifa eden Joe Kent, Amerikan kamuoyunun gündemine oturdu. Katıldığı programlarda hakkındaki casusluk şüphelerine ve devletin işleyişine dair çarpıcı beyanlarda bulunan Kent, sistemin muhalif sesleri bastırmak için "hükümetin tüm ağırlığını" kullandığını belirtti.
‘Sızıntı iddiaları susturma çabasıdır’
FBI’ın gizli belgeleri sızdırdığı gerekçesiyle kendisine yönelik yürüttüğü soruşturmaya değinen Kent, "The Megyn Kelly Show"da yaptığı açıklamada suçlamaları reddetti. Yanlış bir şey yapmadığını vurgulayan eski direktör, "FBI’ın ve hükümetin, sesini çıkaran bireylerin üzerine nasıl çöktüğünü hepimiz gördük. Endişeliyim ama olguların benim tarafımda olduğunu biliyorum" diyerek Washington'daki baskı mekanizmasına işaret etti.
Charlie Kirk suikastında ‘eksik soruşturma’ şüphesi
Kent’in en dikkat çekici iddialarından biri de 10 Eylül 2025’te öldürülen Cumhuriyetçi aktivist Charlie Kirk suikastına dair oldu. Soruşturmanın derinleştirilmediğini savunan Kent, fail Tyler Robinson’ın parmak izlerinin bulunmasının ardından FBI’ın dosyayı Utah yerel birimlerine devrederek incelemeyi bıraktığını belirtti. Kent, "Gizemli olmaya çalışmıyorum ama hala araştırılmayan çok fazla bulgu var" diyerek dosyanın kapatılma biçimini eleştirdi.
‘Epstein dosyası daha derin ilişkilere işaret ediyor’
Jeffrey Epstein davasına da değinen Joe Kent, tartışmalı ismin istihbarat bağlantıları olabileceği yönündeki şüphelerini dile getirdi. Görevdeyken dosyalara erişimi olmadığını ancak kamuya yansıyan verilerin "derin güç ilişkilerini" gösterdiğini belirten Kent, Epstein dosyalarında tam şeffaflık çağrısında bulundu.
Meslektaşlarına istifa çağrısı: ‘sessiz kalmayın’
Joe Kent, kendi istifasının zor bir karar olduğunu ancak buna değdiğini belirterek eski meslektaşlarına seslendi. Vicdanen rahatsızlık duyulan noktalarda sessiz kalmanın mazereti olmadığını ifade eden Kent, "Daha fazla yetkili karşı çıksaydı çok sayıda hayat kurtulabilirdi" diyerek bürokrasideki "sessizlik sarmalına" meydan okudu.(AA)



