ABD Kongresi için hazırlanan ve geçen hafta yayımlanan çalışma, THAAD balistik füze önleme sistemine ilişkin stok seviyelerine dair kaygıları ortaya koydu. Belgede, “Destansı Öfke Harekatı sırasında THAAD önleyicilerinin kullanım hızının, zaten sınırlı olan stokları daha da azalttığına dair endişe var” ifadesine yer verildi.
Jerusalem Post gazetesinin aktardığına göre çalışma, sistemin son yıllarda Orta Doğu’daki konuşlandırmalar nedeniyle tartışmalı bir sicil edindiğini not ederken, Kongre değerlendirmesi THAAD’ın İran’a ait balistik füzeler ve insansız hava araçlarına karşı yaklaşık yüzde 90 oranında önleme sağladığını aktardı.
Bu oran, İsrail ile ABD’nin ortak geliştirdiği ve yalnızca İsrail ordusu tarafından kullanılan Arrow 3 sistemiyle benzerlik gösteriyor.
İsrail hava sahasının savunmasında THAAD öne çıkıyor
Çalışmaya göre, Haziran ayında İran’a karşı yürütülen operasyon sırasında İsrail hava sahasının savunmasında gerçekleştirilen önlemelerin yarısı THAAD sistemiyle yapıldı. Toplam 92 önleme, yaklaşık 632 füzeden oluşan tahmini stoktan kullanıldı.
Belgede, mevcut üretim temposuyla THAAD stoklarının tamamen yenilenmesinin uzun yıllar alacağı kaydedildi. Bir THAAD füzesinin maliyeti yaklaşık 12,7 milyon dolar olarak verildi.
Dış Politika Araştırma Enstitüsü’nün sağladığı veriler, operasyonun ilk günlerinde kullanılan mühimmat yoğunluğunun ABD askeri tarihindeki diğer hava harekatlarının başlangıçlarını geride bıraktığını ortaya koydu.
İlk dört günde 35 farklı türde 5 bin 197 mühimmat kullanıldı; yalnızca mühimmatın yenilenme maliyeti 10 ila 16 milyar dolar aralığında hesaplandı.
Mühimmat bolluğu görünür, kritik sınırlamalar gizli alanlarda
Dış Politika Araştırma Enstitüsü, koalisyonun saldırılarını sürdürebildiğini ancak stratejik sınırlamanın görünmeyen unsurlarda ortaya çıktığını belirtti.
Enstitü, “Koalisyon saldırılarını sürdürebilir çünkü bomba stoğu var. Ancak stratejik sınır, üsleri koruyan önleyicilerde, düşman fırlatıcılarını hedefte tutan uzun menzilli sistemlerde ve füze savunmasını işlevsel kılan sensör mimarisinde” değerlendirmesinde bulundu.
Aynı analiz, İran’daki savaşın sürekli bir bombardıman görüntüsü yarattığını, ancak kullanılan her mühimmatın daha geniş ölçekli bir kriz karşısında hazırlığı azalttığını kaydetti.
Patriot üretimi 18 aylık kapasiteyi dört günde tüketti
Çalışma, savaşın ilk dört gününde ABD Patriot bataryalarının Körfez ülkelerini savunmak için 943 önleyici füze kullandığını ortaya koydu.
Bu miktar, Lockheed Martin ve Boeing tesislerinde 18 ayda üretilen toplam önleyici sayısına karşılık geliyor. İki şirketin yıllık üretimi yaklaşık 620 adet olarak verilirken, Polonya’daki tesis Patriot sistemine ait fırlatıcıları üretiyor.
Payne Enstitüsü, savaşın THAAD stoklarının yaklaşık üçte birini tükettiğini tahmin etti. Yıllık üretim kapasitesinin 100 füze civarında kaldığı ifade edildi.
Analizde, mühimmatın büyük bölümünü Körfez ülkelerinin kullandığı, ancak önceliğin ABD ordusuna verilmesi nedeniyle bu ülkelerin yeniden tedarikte son sırada yer aldığı belirtildi.
İran’ın füze kapasitesi ve operasyonun ilerleyişi
Tel Aviv Üniversitesi Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü verilerine göre, pazar günü itibarıyla İran’dan İsrail’e yaklaşık 380 balistik füze ulaştı. İran’ın operasyon öncesinde 2 bin ila 2 bin 500 balistik füzeye sahip olduğu, bunların 1000 ila 1500’ünün İsrail’i hedef alabilecek menzilde bulunduğu aktarıldı.
ABD ve İsrail’in şimdiye kadar yaklaşık 200 fırlatıcıyı imha ettiği, 135’inin arızalandığı ve İran’ın yaklaşık 120 çalışır fırlatıcıya sahip olduğu belirtildi.
Bu veriler, İran’ın füze kapasitesinin ve fırlatıcı altyapısının yarısının etkisiz hale getirildiğini gösteriyor. Çatışma temposundaki yavaşlamaya rağmen hedeflerin tamamının ortadan kaldırılmasının haftalar sürebileceği ifade ediliyor.
İsrail’in Arrow 3 stoklarına ilişkin belirsizlik sürüyor
İsrail’in Arrow 3 füzelerinde benzer bir stok sorunu yaşayıp yaşamadığına ilişkin sorulara İsrail Savunma Bakanlığı’ndan henüz açıklama gelmedi.
Fakat ABD Savunma İstihbarat Teşkilatı’nda görev yapmış eski bir yetkili ise İran’ın üretim kapasitesinin sıfıra gerilediğini, ABD ve İsrail’in üretim imkanlarının geniş olduğunu belirterek, İran’ın uzun vadede rekabet edemeyeceğini ifade etti.
Davud’un Sapanı sisteminin daha düşük irtifada önleme yaptığı, ancak başarı oranlarının her zaman aynı düzeyde olmadığı kaydedildi.
Cumartesi günü Dimona ve Arad bölgelerinde gerçekleştirilen önleme girişimlerinin Davud’un Sapanı ile yapıldığı, bazı haberlerde yer alan THAAD kullanımının hatalı olduğu belirtildi.(Harici)



