The Telegraph’a konuşan ABD Başkanı, ABD’yi NATO savunma anlaşmasından çıkarmak konusunun artık “yeniden değerlendirilemeyecek” bir noktaya geldiğini belirtti.
Trump’a, çatışmanın ardından ABD’nin NATO üyeliğini yeniden gözden geçirip geçirmeyeceği sorulunca verdiği yanıt şu oldu:
“Ah, evet, bence [bu] yeniden gözden geçirmenin ötesinde. NATO beni hiçbir zaman etkilemedi. Onların kağıt kaplan olduğunu hep biliyordum, bu arada Putin de bunu biliyor.”
NATO ortakları, dünya petrolünün yüzde 20’sinin geçtiği boğazı yeniden açmaya yardım etmekte isteksiz davranıyorlar.
Trump, NATO’ya “büyük bir baskı yapmadığını”, “fazla ısrar etmediğini”, İran savaşına NATO’nun katılımının “kendiliğinden olması gerektiğini düşündüğünü” söyledi ve şöyle devam etti:
“Ukrayna da dahil olmak üzere, biz her zaman kendiliğinden oradaydık. Ukrayna bizim sorunumuz değildi. Bu bir sınavdı ve biz onların yanındaydık; her zaman onların yanında olacaktık. Onlar bizim için orada değildi.”
ABD Başkanı, Birleşik Krallık’ı özellikle hedef alarak, Başbakan Keir Starmer’ı İran’a karşı Amerikan-İsrail savaşına katılmayı reddetmesi nedeniyle eleştirdi ve Kraliyet Donanması’nın bu göreve hazır olmadığını ima etti.
Başkan, “Sizin donanmanız bile yok. Çok eskisiniz ve çalışmayan uçak gemileriniz vardı,” dedi ve İngiltere’nin savaş gemisi filosunun durumuna atıfta bulundu.
Başbakanın savunmaya daha fazla harcama yapması gerekip gerekmediğini sorulduğunda Trump, “Ona ne yapması gerektiğini söylemeyeceğim. Ne isterse yapabilir. Önemli değil. Starmer’ın tek istediği, enerji fiyatlarınızı tavan yapan pahalı rüzgar türbinleri,” diye ekledi.
Trump’ın sözlerinin ardından Keir Starmer, NATO’ya olan desteğini teyit etti ve bu ittifakı “dünyanın bugüne kadar gördüğü en etkili askeri ittifak” olarak nitelendirdi.
Başbakan, Washington ile ilişkilerin bozulmasına yanıt olarak Avrupa ile daha yakın bir ilişki kurmayı hedeflediğini belirtti ve “ne olursa olsun” İngiltere’nin çıkarları doğrultusunda hareket edeceğini söyledi.
Starmer, “Bu bizim savaşımız değil ve bu savaşa sürüklenmeyeceğiz,” dedi.
Salı günü, Deniz Kuvvetleri Komutanı, Kraliyet Donanması’nın savaşa hazır olmadığını itiraf ederek, Silahlı Kuvvetlerin tehlikeli durumuna karşı uyarıda bulunan en üst düzey askeri yetkili oldu.
İran savaşının başlangıcında, Britanya’nın altı muhribinden dördü hizmet dışı ve onarımdaydı.
Britanya, Kuzey Atlantik’teki NATO yükümlülüklerini yerine getirmek için Almanya’dan bir savaş gemisi ödünç almak zorunda kaldı.
Beyaz Saray, uzun süredir müttefik olan ülkelerin savaştaki tutumları nedeniyle giderek daha fazla hayal kırıklığına uğruyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, salı günü müttefiklerinim askeri üslerine erişim izni vermemelerini eleştirirken NATO’yu “tek yönlü bir yol” olmakla suçladı.
Trump ile röportajdan birkaç saat önce Fox News’e konuşan Rubio, İran’daki savaş sona erdiğinde ABD’nin NATO üyeliğini “yeniden gözden geçirmesi” gerekeceğini söyledi.
Rubio şöyle konuştu:
“Maalesef, bu çatışma sona erdikten sonra bu ilişkiyi yeniden gözden geçirmek zorunda kalacağımızdan hiç şüphe yok. NATO, saldırıya uğradıklarında Avrupa’yı savunmakla ilgiliyse, ama ihtiyaç duyduğumuzda bize üs haklarını reddediyorsa, bu pek de iyi bir düzenleme değil. Böyle bir durumda ilişkiyi sürdürmek zor.”
Trump, The Telegraph’a Rubio’nun bu açıklamaları yapmasından ”memnun” olduğunu söyledi.
Geçen hafta The Telegraph gazetesi, Trump’ın kendi finansman taleplerini yerine getirmeyen üyeleri cezalandırmak amacıyla NATO’da bir yeniden yapılanma planladığını ortaya çıkarmıştı.
Trump yönetiminin üst düzey üyeleri, hedefleri tutturamayan müttefikleri, ittifakın savaşa girmesi dahil olmak üzere karar alma süreçlerinden dışlayabilecek bir “ödeme karşılığı oynama modeli” için baskı yapıyorlar.
Başkana yakın kaynaklar, Trump’ın geçen yıl göreve döndüğünden beri düşündüğü bir hamle olan ABD askerlerini Almanya’dan çekmeyi de değerlendirdiğini söylediler.(Ajanslar)



