Amerika-İsrail cephesinin İran’a açtığı savaş, bölgedeki dinamikleri şimdiden sallamaya başladı. Son yıllarda ABD’yle yakın ilişkileri ve yüksek meblağlarda yapılan askeri harcamalarla öne çıkan Suudi Arabistan’ın yaşanan son gelişmelerin ardından ‘hayal kırıklığı’ içerisinde olduğu söyleniyor.
Financial Times (FT) gazetesinde yayımlanan bir analizde iki ülke arasındaki ilişkilerin son durumu masaya yatırıldı. Chatham House düşünce kuruluşunda Suudi uzmanı ve misafir araştırmacı olan Neil Quilliam'a göre, krallığın son yıllarda ABD ile köklü ilişkisini güçlendirmek için yaptığı ağır yatırımların ardından, Riyad şu anda "Beyaz Saray'a karşı tam bir hayal kırıklığı hissi" içinde.
"Son derece rahatsızlar"
Quilliam, "Trump'ın bağımsız hareket etmesinden, sonuçları düşünme konusundaki isteksizliğinden son derece rahatsızlar ve bunun zirve noktası da MBS [Veliaht Prens Muhammed bin Selman] hakkındaki yorumları oldu" dedi.
Trump, Cuma günü Miami'de Suudilerin ev sahipliği yaptığı bir yatırım konferansında yaptığı konuşmada Prens Muhammed'i hakaretvari bir üslupla hedef almıştı. Öte yandan ABD’nin İran’a yönelik saldırıları neticesinde ülkesindeki ABD üslerinin hedef alınması Riyad’ı zor durumda bırakmıştı.
Prens Muhammed ile görüşen Princeton Üniversitesi Yakın Doğu Çalışmaları Profesörü Bernard Haykel, hem savaşın hem de Suudi Arabistan'ın çatışmaya yönelik tutumunun süreç içerisinde evrilmesiyle taraflar arasındaki gerilimin büyüdüğünü söyledi.
Haykel, Suudilerin, İran'a saldırının Körfez için yaratacağı riskler konusunda Trump'ı uyardığını fakat başlangıçta, "Eğer bunu İsrailliler yapacaksa, Amerikalıların da dahil olması savaşın sonucu açısından çok daha güvenli olur" diye düşündüklerini belirtti. Haykel, "Ancak savaşın gidişatı ve İranlıların yetenekleri göz önüne alındığında, bunu yeniden düşünmek zorunda kaldılar," dedi.
"Son derece savunmasızlar ve devasa topraklarını koruyamıyorlar; eğer tuzdan arındırma tesisleri ve enerji altyapıları kül olursa, Taş Devri'ne dönmekten bahsediyorsunuz demektir. Bu sürdürülemez bir durum."
"Trump'a yalvardılar"
FT analizine göre Trump geçen ay elektrik santrallerini "yok etmekle" İran'ı ilk kez tehdit ettiğinde birçok Arap ülkesi Beyaz Saray ve ABD Savunma Bakanlığı'na ulaşarak Trump'ın tehdidini yerine getirmemesi için yalvardı. Üst düzey bir Körfez yetkilisi, "Çünkü o seviyede bir saldırıda [ABD'nin İran'ın enerji altyapısına saldırması] hiçbirimiz geri dönecek olan [İran füzelerinin] hacmiyle başa çıkamayız" dedi.
Savaşın faturası Körfez'e
Körfez ülkeleri bu hafta, Trump'ın savaşın faturasını petrol zengini Körfez ülkelerine kesebileceğinin sinyalini vermesiyle bir kez daha sarsıldılar. Haykel, Trump'ın "1970'lerden kalma hayal gücüyle Arapları sadece para fışkıran insanlar olarak gördüğünü... Trump'ın onları silkeleyip her şeyin parasını onlara ödetmeye çalışacağını" söyledi.
İsrail'le normalleşme baskısı
ABD başkanı Miami'deki konuşmasını aynı zamanda Suudi Arabistan'a İsrail'le ilişkilerini normalleştirmesi için baskı yapmak amacıyla kullandı. Prens Muhammed'in ancak İsrail'in bir Filistin devletinin kurulmasına yönelik somut adımlar atması halinde bunu değerlendireceğini defalarca söylemesini önemsemeyen Trump "Artık zamanı geldi" dedi.(Ajanslar)



