Wall Street Journal’da (WSJ) yer alan habere göre, birçok Avrupalı lider savaştan siyasi olarak uzak durup gerginliğin azaltılması için baskı yapmaya devam etse de, ABD’nin çabalarına destek oluyorlar.
Haberde Avrupalıların, Orta Doğu’daki Amerikan gücü için gerekli operasyon platformunu sağladığına işaret ediliyor.
Bunlar arasında şu ülkeler yer alıyor:
- Britanya, bir miktar gecikmenin ardından, Hürmüz Boğazı’ndaki gemileri hedef alan İran füze tesislerine yönelik ABD saldırıları için İngiliz üslerinin kullanımına izin verdi.
- Portekiz, ABD’nin Azor Adaları’ndaki Lajes Hava Üssü’nü kullanmasına izin verme kararını teyit etti.
- Almanya, Berlin’in bunun NATO’nun savaşı olmadığını ısrarla belirtmesine rağmen, Avrupa dışındaki lojistik, güç projeksiyonu ve insansız hava aracı operasyonları için hayati öneme sahip bir ABD merkezi olan Ramstein Hava Üssü’nü mevcut anlaşmalar kapsamında kullanıma açık tuttu.
- İtalya, İran’la ilgili herhangi bir saldırı amaçlı kullanımın önce Roma’dan onay alması gerektiğini belirtmesine rağmen, ABD’nin üslerine erişimine ve hava sahasını kullanmasına hâlâ izin veriyor.
- Fransa bile, Körfez ortaklarını destekleyen görevler için Fransız üslerinde ABD uçaklarının bulunmasına izin verirken, bu uçakların İran’a yönelik saldırılara katılmasını yasakladı.
- Yunanistan’ın Girit adasındaki Souda Körfezi, USS Gerald R. Ford’un gemide çıkan yangının ardından daha ileri bakım için Hırvatistan’ın Split kentine gitmeden önce ikmal, yakıt ikmali ve onarım için bir çalışma limanı olarak hizmet etti.
WSJ, İspanya’nın ise “açık bir istisna” olduğuna işaret ediyor:
“Solcu Başbakan Pedro Sánchez, Trump ile kavga etmeye hevesli görünüyordu. Geçen yıl sadece Madrid, NATO’nun %5’lik savunma harcaması hedefine uymayı reddetti. Şimdi ise İran’la ilgili operasyonlar için Rota Deniz Üssü ve Morón Hava Üssü’nün kullanımını yasakladı ve savaşla bağlantılı ABD askeri uçuşlarına hava sahasını kapattı. Fakat İspanya bazı rotaları ve tesisleri engellediğinde, uçuşlar Almanya dahil olmak üzere Avrupa’nın başka yerlerine yönlendirildi.”
Haberde, müttefik desteğinin etkisinin sadece sembolik olmadığının altı çiziliyor. Erişim, üs hakları, üst uçuş izinleri, bakım, yakıt ikmali ve lojistiğin “askeri gücün iskeletini” oluşturduğuna işaret eden WSJ, “Bunlar olmadan, Amerikan operasyonları daha yavaş, daha maliyetli ve daha riskli hale gelir,” diye yazıyor.
NATO’nun Avrupa’daki en üst düzey komutanı olan ABD Hava Kuvvetleri General Alexus Grynkewich, mart ayında Senato’ya yaptığı açıklamada, kıtanın coğrafyası ve konumunun, ABD Avrupa Komutanlığı’nın (Eucom) diğer muharebe komutanlıklarını “kritik lojistik, hazır kuvvetler ve ölümcül yetenekler” ile desteklemesine olanak tanıdığını ve ABD’nin güç projeksiyonunun Avrupalı müttefiklere bağlı olduğunu yazdı.
Komutan oturumda, Avrupalı müttefiklerin “büyük çoğunluğunun” “son derece destekleyici” olduğunu söyledi.
WSJ’ye göre bu, şu anki transatlantik tartışmanın merkezindeki paradoks. Siyasi açıdan İran’la savaş, Washington ile birçok Avrupa hükümeti arasındaki uçurumu genişletti. Operasyonel açıdan ise, ABD’nin hâlâ Avrupa’ya ne kadar bağımlı olduğunu ve çoğu Avrupa hükümetinin ne kadar “işbirlikçi” olduğunu vurguladı.
WSJ, bunu daha önce de yaşandığına işaret ediyor ve İran operasyonlarının bazı unsurlarının Irak savaşını anımsattığını yazıyor:
“Özellikle 2007–09 yıllarında savaşın son aşamalarında, Avrupa’nın büyük bir kısmında destek azalmıştı. Washington, tek başına hareket etmediğini göstermek istiyordu. O atmosferde, ABD’yi desteklemenin siyasi sembolizmi, çoğu zaman gerçek askeri yardım kadar önemliydi.”
Haberde, o zaman da bazı müttefiklerin “sessizce” yeteneklerini sunduğu, fakat siyasi desteğin eksikliğinin göze çarptığı hatırlatılıyor.
WSJ’ye göre çeşitli nedenlerle, siyasi duruşun değişmesi olası değil fakat bu, pratik işbirliğinin gerçekliğini gölgelememeli.
Ukrayna savaşının dördüncü yılında, “kamuoyundaki duyguların hakimiyetine geçmesi ve NATO’nun bir bütün olarak zarar görmesi” riskinin çok yüksek olduğuna inanan Amerikan gazetesi, “NATO’nun doğu kanadı, savaşın gölgesinde yaşarken ve Avrupa’nın güvenlik mimarisinde Amerika’nın rolünün zayıflamasını göze alamayacağı için en büyük bedeli ödeyecek,” diye yazıyor ve şöyle devam ediyor:
“Bu nedenle müttefikler, misilleme söylemlerine direnmeli ve işbirliği örneklerine odaklanmalıdır. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin bu hafta Washington’a yaptığı ziyaretin arka planı bu. Ana mesaj basit olmalı: Avrupa sadece ABD’nin sağladığı güvenliğin bir tüketicisi değil. Avrupa, yaklaşık 80.000 ABD askerine ve hem düşmanları caydıran hem de kıta sınırlarının çok ötesindeki operasyonları destekleyen 40 kadar üsse ev sahipliği yaparak, ABD’nin güç projeksiyon mekanizmasının bir parçası.”
Avrupa’nın, Orta Doğu’da çıkacak bir başka savaşın siyasi sorumluluğunu üstlenmek istemeyebileceğini kabul eden WSJ, bununla birlikte Eski Kıta’nın, Washington için “stratejik açıdan vazgeçilmez” olmaya devam ettiğini ileri sürüyor ve “Trump’ın kendi seçim kampanyası bunu açıkça ortaya koymuştur,” diyerek haberini noktalıyor.(Harici)



