Lapid yaptığı açıklamada, “Tarihimiz boyunca hiç böyle bir siyasi felaket yaşanmamıştı” diye yazarak, “ulusal güvenlik” ile ilgili kararlar alınırken İsrail’in “görüşmelerin bir parçası bile olmadığı” iddiasında bulundu.

Yeş Atid partisi lideri, ordunun “kendisinden istenen her şeyi yerine getirdiğini” ve “halkın inanılmaz bir direnç gösterdiğini” söyledi.

Fakat Lapid’e göre Başbakan Binyamin Netanyahu, “siyasi ve stratejik olarak başarısız oldu ve kendi belirlediği hedeflerin hiçbirini gerçekleştiremedi.”

Lapid, “Netanyahu’nun kibir, ihmal ve stratejik planlama eksikliği nedeniyle yarattığı siyasi ve stratejik hasarı onarmak yıllarımızı alacak,” uyarısında bulundu.

Muhalefet lideri şunları söyledi:

“Netanyahu bizi stratejik bir fiyaskoya sürükledi. Bundan daha azı değil. Karşımızda, kibir, sorumsuzluk, planlama eksikliği, ihmalkar idari çalışmalar, iç cephe yönetiminin tamamen yokluğu ve iki ülke arasındaki güveni zedeleyen, Amerikalılara satılan yalanların utanç verici bir karışımı vardı. Askeri bir başarı, diplomatik bir felakete dönüştü.”

Netanyahu hükümetinin İsrail halkına “yenilgiyi zafer, çöküşü ise başarı” olarak sunacağını öne süren Lapid, “Netanyahu mavi takım elbise ve kırmızı kravatla karşınıza çıkıp şöyle diyecek: ‘Her şey anlatılamaz ve bilmediğiniz pek çok şey var.’ Şunu bilin ki: bunlar yalan. Biz ne olduğunu biliyoruz,” dedi.

Öte yandan Knesset Ulusal Güvenlik Komitesi Başkanı ve aşırı sağcı Otzma Yehudit partisi üyesi milletvekili Zvika Fogel, ABD Başkanı Donald Trump tarafından ilan edilen ateşkese X’te sert ifadeler içeren bir paylaşımla tepki gösterdi.

“Donald, gerçekten korkaklık ettin,” diye yazan Fogel, Amerikan başkanını tanımlamak için İbranicede “ördek” anlamına gelen ve argo olarak zayıflık veya karaktersizliği ima eden bir kelime kullandı.

Fogel ve Lapid eleştirilerini farklı yönlere yöneltmiş olsalar da, açıklamaları, ateşkesin mevcut halini İsrail için olumsuz bir sonuç olarak gören siyasi yelpazenin genelinde paylaşılan daha geniş bir duyguyu yansıtıyor.

Yisrael Beytenu başkanı Avigdor Liberman, ateşkesin “ayetullah rejimine nefes alma ve yeniden toparlanma fırsatı verdiğini” belirterek şunları söyledi:

“İran’ın İsrail’i yok etme, uranyum zenginleştirme, balistik füze üretimi ve bölgedeki terör örgütlerine destek verme niyetinden vazgeçmediği sürece, İran’la yapılacak herhangi bir anlaşma, daha zorlu koşullar altında yeni bir harekâta dönmemiz ve daha ağır bir bedel ödememiz anlamına gelir.”

Trump’ın açıklamasının ardından İsrail’in kuzeyindeki cephe bölgelerinden yapılan açıklamalarda, İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) Güney Lübnan’daki faaliyetlerini durduracak bir ateşkes konusunda endişeler dile getirildi.

N12 haber sitesinin aktardığına göre, Yukarı Celile Bölge Konseyi Başkanı Moşe Davidoviç, “Lübnan’da Hizbullah’a karşı yürütülen savaş durdurulursa, bu etik, ahlaki ve güvenlik açısından birinci dereceden bir başarısızlık olur,” dedi.

Aynı zamanda Çatışma Hattı Forumu başkanlığını da yürüten Davidoviç, “En iyi evlatlarımızı savaşmaya göndermemiz ve çatışma hattında yaşayan yüz binlerce sakini devletin savunucuları haline getirmemiz, ancak belirleyici an gelmeden durmamız kabul edilemez,” diye ekledi.(Ajanslar)