Middle East Eye kanalına röportaj veren Yahudi Siyaset Bilimci Prof. Norman Finkelstein, ABD-İsrail cephesiyle İran arasında ilan edilen ateşkesi değerlendirdi.

Finkelstein, İran'ın neden kazanmış sayılabileceğinden Trump-Netanyahu ilişkilerinin geleceğine, Körfez ülkelerinin tavrından İran halkının ortaya koyduğu dayanışma ve direnişe kadar birçok önemli hususa parmak bastı.

"İran Kaybetmeyerek Kazandı"

Savaşın sonucunu geleneksel "toprak kazanımı" üzerinden değil, emperyalist hedeflerin boşa çıkarılması üzerinden okuyan Finkelstein şu ifadeleri dile getirdi:

"Trump 'kayıtsız şartsız teslimiyetten daha azına razı olmayacağını' söylemişti. Açıkça bunu elde edemedi. Kesinlikle rejim değişikliği istediğini veya beklediğini ima etti. Bunu elde edemedi. İran'ı silahsızlandırmayı umduğunu veya beklediğini açıkça ima etti. Bu da olmadı. Dolayısıyla Trump'ın açıkça ilan ettiği amaçlarının hiçbirine ulaşamadığı kesin olarak söylenebilir. Sık sık 'İran'ın kazanması için tek yapması gereken kaybetmemektir' deniyordu ve kaybetmediler. Dolayısıyla bu düzeyde kazandıklarına dair yapılabilecek (haklı) bir argüman var."

"Trump Suçu Netanyahu'ya Atacak ve Büyük Kopuş Yaşanacak"

Savaş fiyaskoyla sonuçlandığı için Trump'ın siyasi can havliyle İsrail'i otobüsün altına atacağını belirten Finkelstein, iki müttefik arasında kopuş yaşanacağını düşünüyor:

"Trump ile Netanyahu arasında büyük bir sorun yaşanacak; çünkü bilirsiniz, herkesin ilk içgüdüsü başkasını suçlamaktır. Ve onun (Trump'ın) zihninde Netanyahu onu yanılttı. Netanyahu yanılıyordu. Onu yanılttı. (Trump ona şöyle diyecek:) 'Bunun bir çocuk oyuncağı olacağını söylemiştin. İran'ın uçurumun kenarında olduğunu söylemiştin. Halkın ayaklanacağını söylemiştin. İran'ın her yerinde halk isyanı için hazır ajanların olduğunu söylemiştin.' Peki, bu olmadı. Trump ile aralarında ufak bir kopuş olacağını düşünüyorum; yani, 'Bana ne halt anlattın sen?' diyecek."

"Bana Maval Okumayın!"

İran'ın savaşta ABD üslerine ev sahipliği yapan ve lojistik destek sağlayan Körfez Arap ülkelerini (Suudi Arabistan, BAE vb.) hedef alması üzerine koparılan fırtınaya Finkelstein sert yanıtla karşılık verdi:

"Sizinle açık konuşacağım. Körfez Devletleri Gazze için ne yaptı? Gazze için ne yaptılar? Hiçbir şey. Bu yüzden Körfez Devletleri'ne 'Bana maval okumayın' diyorum. İsrail-Amerikan saldırısından sonra Körfez'in, KİK'in (Körfez İşbirliği Konseyi) ilk eyleminin ne olduğunu biliyor musunuz? Geri dönün ve manşetlere bakın. Saldırıdan sonra petrol arzını artıracaklarını açıkladılar. Neden? Bu vahşi canavarların saldırganlığını kolaylaştırmak için. Eğer ABD-İsrail saldırganlığını kolaylaştırmak için petrol arzını artırdılarsa, biliyor musunuz ne yapabilirlerdi? Gazze halkını desteklemek için petrol arzını azaltabilirlerdi. Bir şeyler yapabilirlerdi. Hiçbir şey yapmadılar. Yaptıkları şey, ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırganlığını kolaylaştırmaktı. Bana maval okumayın!"

İnsan Ruhunun Yüceliği

Savaş boyunca İran halkının gösterdiği dayanışma ve direnişe övgüler getiren Finkelstein, İranlıların bombalanacak köprülerde dondurucu soğukta ölüme meydan okumasını 'İnsan ruhunun yüceliği' olarak tanımladı. Finkelstein, “Trump ve Netanyahu'nun soykırım tehdidi, İran halkını rejimi yıkmaya değil, rejimin etrafında çelikten bir duvara dönüştürmeye yaradı!" dedi.

“İsrail, Manyaklardan Oluşan Bir Toplumdur”

İsrail’in ateşkesi ihlal ederek Lübnan’a yaptığı saldırılara da tepki gösteren Finkelstein şu ifadeleri dile getirdi:

"İsrail sadece çılgın bir devlet değil, cinayete susamış manyaklardan oluşan bir toplumdur! Gazze'de soykırım yaparken Nazilerden bile daha şuursuzdular. Şimdi İran'da yenildikleri için kudurmuş bir canavar gibi Lübnan'ı parçalıyorlar!"(Ajanslar)