Aylardır Ortadoğu'dan gelecek o sükunet haberine kilitlenen dünya, okyanus ötesiyle Vatikan hattında patlak veren eşi benzeri görülmemiş polemikle şoke oldu. İki dev ismin medya üzerinden kılıçları çekmesi küresel arenada kafaları oldukça karıştırırken, krizin kalbi sayılan Tahran cephesinden Katolik dünyasının ruhani liderine uzatılan bu sürpriz zeytin dalı diplomasi masasını adeta tersyüz etti.

"Savaş karşıtı slogan yankı buluyor"

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın, sosyal medya platformundan yaptığı o sarsıcı çıkışın detayları uluslararası ajanslara saniye saniye düştü.

Papa 14. Leo'nun o cesur duruşunu takdir ettiğini belirten Kalibaf'ın, "İsrail ve Amerika'nın savaş suçlarını kınayan Papa'nın 'Hiç bir korkum yok' sloganı yankı buluyor. Bu slogan, masumların öldürülmesine sessiz kalmayı ve görmezden gelmeyi reddeden herkesin yolunu aydınlatıyor" ifadelerini kullandığı kaydedildi. Tahran yönetiminin kilit isminin, bu önderliğin milyonlara ilham verdiğini söyleyerek, "Bu aydınlık için size teşekkür ediyoruz" sözleriyle o tarihi mesajını noktaladığı aktarıldı.

Kutsal Makam ile Beyaz Saray gerildi

Bu sürpriz teşekkürü tetikleyen sürecin perde arkasında ise eşine az rastlanır bir siyasi restleşme yatıyor.

11 Nisan'da Pakistan'da ABD ile İran heyetleri arasında o kritik müzakereler sürerken, Aziz Petrus Bazilikası'nda konuşan Papa'nın "Artık kendine ve paraya tapınmaya son. Güç gösterisine son. Savaşa son. Gerçek güç, hayata hizmet etmekte kendini gösterir" diyerek isim vermeden Trump'ı hedef aldığı ifade edilmişti.

Bu sözler üzerine adeta küplere binen ABD Başkanı Donald Trump'ın, sosyal medya üzerinden Papa 14. Leo'yu doğrudan hedef tahtasına oturttuğu aktarıldı. Trump'ın, Katolik lideri "suç ve nükleer silahlar konusunda zayıf" ve "dış politikada berbat" olarak nitelediği dikkati çekti. Hızını alamayan ABD Başkanı'nın, sırf kendisiyle "başa çıkmak" için Amerikalı bir Papa'nın göreve getirildiğini iddia ettiği sözlere yansıdı. Krizi daha da derinleştiren Trump'ın, basına yaptığı açıklamada "İran'ın nükleer silaha sahip olmasının sorun olmadığını düşünen bir Papa istemiyorum" ve "Ben, ezici bir çoğunlukla seçildiğim şeyi tam olarak yaptığım için ABD Başkanı'nı eleştiren bir Papa istemiyorum" diyerek fitili iyice ateşlediği bildirildi.

Uçaktaki o tarihi restleşme

Polemiği zirveye taşıyan o son damla ise Trump'ın kendisini Hazreti İsa gibi tasvir ettiği görseli paylaşmasıyla geldi. Dini değerlere yönelik büyük bir saygısızlık olarak nitelendirilen bu skandalın ardından Papa cephesinden gelen o kesin yanıt gecikmedi.

13 Nisan'da Cezayir seferini yapan uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Papa 14. Leo'nun, "Trump yönetiminden korkmuyorum. Ben siyasetçi değilim. Bu nedenle savaşa karşı yüksek sesle konuşmaya devam edeceğim. Onunla bir tartışmaya girmeye niyetim yok" diyerek Beyaz Saray'a o tarihi resti çektiği vurgulandı.

Din ile siyasetin bu denli sert çarpıştığı arenada Washington cephesinin Tahran-Vatikan yakınlaşmasına vereceği o yeni ve muhtemelen çok daha sert reaksiyon bekleniyor.(Ajanslar)