12 Nisan 2026 tarihinde, İran İslam Cumhuriyetiti’nin Şehid Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamaney’in vefatının 40. günü münasebetiyle Pakistan Lahor'daki Camia Urvetü’l-Vuska’da Pak-İran Yakjehti Ijtima (Pakistan-İran Dayanışma Toplantısı) başlıklı bir program düzenlendi.

Programa Pakistan Cemaat-i İslami Hareketi’nin bir önceki lideri Siracü’l-Hak ve Cemaat-i İslami Lahor Başkanı Ziyaüddin Ensari de katıldı.

Birçok konuşmanın yapıldığı organizasyonda Pakistan Hidayetü'l Hadi kurumu Başkan Yardımcısı Müftü Marifet Hüseyin Şah’ın açıklamaları dikkat çekti. Hüseyin Şah, yıllar önce İran’a gittiğinde, mezhepçi anlatılara kulak verdiği için Seyyid Ali Hamaney’le tokalaşmaktan kaçındığını fakat sonradan çok büyük bir hata işlediğini anladığını vurguladı.

Pakistanlı Sünni alim, “Kendi kanlarıyla ümmetin birliğine öyle bir mühür vurdular ki! Gururla söylüyorum, bugün Pakistan'daki Sünnilerin %90'ı İmam Hamaney'i seviyor!” diyerek ümmetin vahdetiyle ilgili çok önemli hususlara dikkat çekti.

Konuşmadan öne çıkan kısımlar şu şekilde:

Mezhepçilere uyarak İmam Hamaney'le tokalaşmadım

“2017 yılında değerli dostum, merhum Seyyid Sakıb Ekber ile birlikte İran'a gittim. Tahran Kongre Merkezi'ndeydik. Program bittikten sonra organizatörler bize Devrim Lideri (Hamaney) ile görüşme fırsatı sundu. Ben Seyyid Bey'in (Hamaney'in) yanına yaklaştığımda sağa sola kaçındım ve onunla tokalaşmadım. Kendi içimde çok büyük bir iş başardığımı sanıyordum. Çünkü bize Şiilik hakkında anlatılanlar şunlardı: Güya onlar Kur'an'ı kabul etmez, 40 cüzlük Kur'an'a inanırlar, Şam-ı Gariban (Kerbela sonrası gece) merasimlerinde şöyle yaparlar, sistemleri böyledir vs. Neticede, kışkırtıcıların bize okuttuğu nefret ve düşmanlık ezberleri yüzünden böyle yapmıştım. 

Samiu'l-Hak'ın videosu görüşlerimi değiştirdi

Daha sonra bir video izledim. Büyük din alimimiz, şehit Mevlana Samiu’l-Hak (Allah ona rahmet etsin)... İmam Hamaney ile görüştüğünde onun elini öpüyordu. O an kendi kendime düşüncelere daldım: 'Ey tokalaşmayarak nefretini gösteren sen! Ne büyük bir hata yaptın!

Fakat bugün Seyyid Ali Hamaney, Hz. Hüseyin'in yolunda yürüyerek tüm dünyaya şunu anlattı: 'Kerbela ehli boyunlarını kestirerek gösterdiler ki Allah'ın erleri hiçbir batılın önünde eğilemez!’ Bu Amerika ve bu İsrail, dünyanın firavunlarıdır. Hamaney onlara şu cevabı vermiştir: 'Bizimle Firavunların üslubuyla konuşma! Biz, sahte ilahlarla bile çatışanlarız!' Ve sonra o (şehit), dünyadan göçerken son sözleriyle o Amerikan başkanına (Trump'a) şöyle seslendi: 'Benim gibi biri, senin gibi birine biat edemez.' O, Hz. Hüseyin'in sözünü tekrarlayarak dünyadan göçtü.

Kanlarıyla ümmetin birliğine mühür vurdular

Ağa Seyyid Cevad Nakvi Bey ve liderlerimizin uzun zamandır uğrunda çabaladıkları o 'Ümmetin Vahdeti' (İslam Birliği) gayesi var ya... Kendi kanlarıyla ümmetin birliğine öyle bir mühür vurdular ki! Gururla söylüyorum, bugün Pakistan'daki Sünnilerin %90'ı İmam Hamaney'i seviyor! Bugün camilerimizde, elhamdülillah, bu Ramazan ayında nereye gittiysek 'Çok Yaşa İran' sloganları atıldı!

"Kıymetli dostlarım ve kardeşlerim,

İmam Hamaney, bir Hüseyni olmanın hakkını verdi. O dünyadan göçtü ama bizi birleştirdi. O dünyadan göçtü ama bize şu mesajı verdi: 'Kayser ve Kisra'nın zulmünü yok eden şey, Haydar'ın (Hz. Ali) gücüydü.' Ve bugün o küfür, o Haydar'ın gücüyle titriyor! Bugünün küfrü korku içindedir!

İmam Hamaney Trump ve Amerika'ya dersini verdi

Bize İran’ın hep farklı bir yüzü olduğu anlatılıyordu. 'İsrail ve İran aynı madalyonun iki yüzüdür, gizlice ittifak içindedirler' deniliyordu. Fakat o İran ki tüm yaptırımlara rağmen İslam dünyasına, Müslümanları korkutup onlardan dolar ve riyal toplayarak bu paralarla Müslümanlara kabadayılık taslayan Trump ve Amerika'ya karşı İmam Hamaney'in şu şanlı duruşunu gösterdi: Amerika'nın o deniz filosu eskiden nereye gitse oranın lideri koltuğunu anında bırakır, secdeye kapanırdı. Ancak İmam Hamaney, 'Bırakın gelsin!' dedi. Ve geldiğinde onun kibrini yerle bir ederek tüm dünyaya gösterdi.

Bugün bazı dostlarımız İmam Hamaney’in övülmesinden rahatsız oluyor, 'Neden övülüyor?' diyorlar. Ne yani, Trump'ı karşılarken kendi kız kardeşlerinin başını açanları mı övecektik? Ona uçaklar dolusu Riyal hediye edenleri mi? Dostlarım ve kardeşlerim, bugün İran tüm dünyaya, 'Ey dünya Müslümanları, birleşin! Birleşirseniz bu küfrün sizin karşınızda duracak hiçbir gücü kalmaz, bu sadece bir baloncuktur!' demiştir.

Bugün müzakere bahanesi uyduran Amerika, aslında dar bir sokaktan Pakistan'ı araya sokup (arabulucu yapıp) kaçmaya çalışıyor. İran kazandı! İslam kazandı! Müslümanlar kazandı! Ve küfrün o kibri ve sarhoşluğu toprağa karıştı!

Sünni camilerinde dualar edildi

Şunu açıkça ve gururla söylüyorum: Sünni camilerimizde İran için dualar edildi, Şiiler için dualar edildi. Pakistan'ın hiçbir yerinde İran için dua edilmeyen bir cami bulamazsınız. Edilmeyen yerlerde ise cemaat itiraz etti. İnşallah, o ördükleri Şii-Sünni duvarları artık yıkılmıştır. Trump'ın 'İran, Suudi Arabistan'ın Sünni İslam'ını yok etmek istiyor' şeklindeki açıklaması ne anlama geliyor? Ve bugün o Yahudi (kışkırtıcılar), Şii-Sünni ayrımcılığı için yaptıkları yatırımların, harcadıkları sermayenin boşa gittiğini söylediler. 'Tüm sermayemiz çöktü' dediler. Eğer tüm bu gerçeklere rağmen hala birbirimizin yakasına yapışıyorsak, bu kendi bahtsızlığımızdır. Anlamıyoruz demektir.

Şiiler de Sünniler de dikkatli olmalılar

Son olarak şunu söyleyeceğim: Elhamdülillah birleştiğimiz şu dönemde, Sünniler de kendi minberlerinde dikkatli olmalı ve hakkı hakaniyetle konuşmalıdır. Şiiler de kendi minberlerinde, Şiilik hakkında yanlış anlaşılmalara yol açan, o maskaralıkları ve aşırı uç söylemleri dillendirenleri durdurmalıdır. Din ve İslam üzerinde tekel kuran bu simsarları (tüccarları) İslam'dan dışarı atalım. İslam hepimizindir! Sahabeler hepimizindir! Ehl-i Beyt hepimizindir! Kur'an hepimizindir ve hepimiz Müslümanız!(Ajanslar)