Bağımsız araştırmacı gazeteci Ken Klippenstein'ın ulaştığı bilgi ve belgelere göre, ABD istihbarat kurumlarının uzun yıllardır sürdürdüğü Vatikan'ı izleme faaliyetleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Papa 14. Leo’ya yönelik sert eleştirilerinin ardından yeni bir boyut kazandı.

Trump’ın 12 Nisan tarihli sosyal medya paylaşımında Papa 14. Leo’yu doğrudan hedef alması, istihbarat birimleri tarafından bir direktif olarak algılandı. Trump söz konusu paylaşımında şu ifadelere yer vermişti:

“Papa Leo suça karşı zayıf ve dış politika açısından berbat. İran’ın Nükleer Silah sahibi olmasını sorun etmeyen bir Papa istemiyorum. Amerika Birleşik Devletleri Başkanını eleştiren bir Papa istemiyorum…”

Hatırlancaağı üzere Trump'ın açıklamaları sonrası İranlı siyasi yetkililer Papa'yla dayanışma mesajı yayımlamışlardı.

Klippenstein’ın kaynaklarına göre CIA, Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA), FBI ve Dışişleri Bakanlığı, yıllardır Vatikan bürokrasisi içinde insan istihbaratından siber dinlemelere kadar geniş bir yelpazede faaliyet yürütüyor. İstihbarat kaynakları, Trump’ın Papa’yı ABD çıkarlarına yönelik bir tehdit olarak konumlandırmasının eşi benzeri görülmemiş bir durum olduğuna dikkat çekiyor.

“Kilise istihbarat servislerinin kurbanı oluyor”

Habere göre Vatikan ise bu durumun farkında. Papa 14. Leo, geçtiğimiz Aralık ayında İtalyan istihbarat yetkililerine alışılmışın dışında bir konuşma yaparak şantaj ve istihbarat suistimallerine değinmişti. Papa o konuşmasında şunları söylemişti:

“Bazı ülkelerde Kilise, özgürlüğünü baskı altına alarak kötü amaçlarla hareket eden istihbarat servislerinin kurbanı oluyor.”

İstihbarat faaliyetlerinin yasalara uygun, şeffaf ve denetlenebilir olması gerektiğini belirten Papa 14. Leo, sözlerini şöyle sürdürmüştü:

“Gizli bilgilerin siyasetçileri, gazetecileri veya sivil toplumun diğer aktörlerini korkutmak, manipüle etmek, onlara şantaj yapmak veya itibarsızlaştırmak için kullanılmamasını sağlamak adına sıkı bir teyakkuz gereklidir. Tüm bunlar dini alan için de geçerlidir.”

Kapsamlı istihbarat ağı

Klippenstein'ın incelediği FBI belgelerine göre, Washington ve Vatikan arasında siber güvenlik ve beyaz yakalı suçlar gibi konularda uzun süredir devam eden resmi bir işbirliği bulunuyor. Ancak bu işbirliğinin aynı zamanda istihbarat toplamak için "uygun bir kılıf" sağladığı belirtiliyor. NSA ve CIA’in ortak "Özel Toplama Servisi" aracılığıyla Vatikan’ın iletişimini dinlediği, Dışişleri Bakanlığı İstihbarat ve Araştırma Bürosu'nun ise Vatikan işlerine özel analistler tahsis ettiği rapor ediliyor. Hatta ABD ordusunun, tarihi Latince yerine Vatikan'ın kullandığı Kilise Latincesi için (QLE) özel bir dil kodu belirlediği vurgulanıyor.

Haberde, Papa 14. Leo'nun Trump yönetimine İran, Venezuela ve göçmen politikaları konusunda açıkça karşı çıkan nadir küresel figürlerden biri olduğu, bu nedenle Washington tarafından sadece dini bir lider değil, siyasi bir aktör olarak görüldüğü belirtiliyor.(Ajanslar)