Bugün Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ve Rus yetkililer, Ukrayna ordusunun Zaporijya Nükleer Santrali’ne (ZNPP) insansız hava aracıyla (İHA) yeni bir saldırı düzenlediğini doğruladı. Ancak bu saldırı, nükleer bir felaket riskine ve bir sivilin ölümüne rağmen, Batı Medy’sında 14 Nisan'daki Dimona saldırısının gölgesinde kaldı.
Bir çalışan hayatını kaybetti, dünya izliyor
Rusya yönetiminden yapılan açıklamaya göre, Ukrayna ordusunun santralin ulaşım atölyesi bölgesini hedef alan İHA saldırısında bir araç sürücüsü yaşamını yitirdi. Santral yönetimi, "Nükleer sanayi çalışanları hedef haline gelmemeli. Zaporijya’ya yönelik her türlü saldırı, nükleer güvenliğe doğrudan tehdittir" uyarısında bulundu.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Rafael Mariano Grossi de haberi doğrulayarak, nükleer tesislerin yakınındaki askeri hareketliliğin nükleer güvenliği geri dönülemez bir noktaya sürükleyebileceğini yineledi.
Dimona’da yer yerinden oynadı, Zaporijya geçiştirildi
Bu son gelişme, uluslararası medya ve siyaset arenasında nükleer güvenliğe yaklaşımın ne kadar "seçici" olduğunu bir kez daha kanıtladı.
İsrail’deki Dimona nükleer tesislerine yönelik yapılan ve detayları hala "sır" olarak nitelendirilen saldırı girişimleri, küresel haber ağlarında "3. Dünya Savaşı senaryoları" ve "büyük kriz" başlıklarıyla servis ediliyor. En ufak bir sarsıntı dahi diplomatik mekanizmaları ayağa kaldırmaya yetiyor.
Diğer yanda ise Avrupa’nın en büyük nükleer gücü olan ve Mart 2022'den bu yana çatışma hattının tam ortasında kalan Zaporijya var. Nükleer bir erime riskinin tüm kıtayı tehdit ettiği bir senaryoda, santral arazisine düşen dronlar ve hayatını kaybeden çalışanlar, haber bültenlerinin son sıralarında, birkaç cümlelik "rutin haberler" olarak yer bulabiliyor.
Nükleer güvenlikte ayrım
Zaporijya'nın Rus kontrolünde olması nedeniyle saldırıların görmezden gelinmesi veya düşük profilli yansıtılması, nükleer güvenliğin bile jeopolitik çıkarlara kurban edildiğini gösteriyor.
Uzmanlar uyarıyor: Nükleer bir felaketin radyasyonu pasaport sormaz. Dimona için gösterilen hassasiyetin, Avrupa’nın kalbindeki Zaporijya için gösterilmemesi, küresel güvenlik mimarisindeki tehlikeli bir çatlağa işaret ediyor.
Haber merkezlerinin bu tezat yaklaşımı, "Hangi nükleer tesis daha değerli?" sorusunu akıllara getirirken; nükleer santrallere yapılan saldırıların bir "savaş taktiği" olarak normalleşmesi, tüm insanlık için en büyük tehdit olmaya devam ediyor.(Odatv)



