Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Berlin'de Hristiyan Demokrat Birliği/Hristiyan Sosyal Birliği (CDU/CSU) temsilcileriyle düzenlediği basın toplantısında, İran'a yönelik takındığı tavırla Avrupa'nın bölgeye dair beklentileri ile eylemleri arasındaki tutarsızlığı tescilledi. Von der Leyen’in "Yaptırımların kaldırılması için çok erken" çıkışı, sadece diplomatik bir duruş değil, aynı zamanda AB'nin kendi stratejik açmazlarını ortaya seren bir tablo ortaya koyuyor.
‘Hürmüz açılsın ama yaptırımlar sürsün’
Avrupa Birliği, bir yandan Batı Asya’daki çatışmaların sona ermesini ve küresel ticaretin can damarı olan Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini bir "varlık-yokluk" meselesi olarak görürken, diğer yandan bu bölgenin en kritik aktörlerinden birini tamamen izole etmeyi hedefliyor. Von der Leyen'in İran halkına yönelik insan hakları ihlallerini öne sürerek yaptırımları "tetikleyici" bir unsur olarak savunması, diplomatik çözüm kanallarını bizzat AB'nin tıkadığını gösteriyor.
İstikrar beklerken izolasyon dayatması
Toplantıda CDU/CSU parlamento grubu başkanları Jens Spahn ve Alexander Hoffmann, AB'nin rekabet gücünü artırmaktan, Alman ekonomisini büyütmekten ve bürokrasiyi azaltmaktan dem vurdu. Ancak bu "güçlü ekonomi" vizyonu, Avrupa'nın kendi etrafındaki bölgeyi istikrarsızlığa iten dış politika tercihleriyle doğrudan çakışıyor. AB liderleri, Avrupa'nın ekonomik refahı için bölgedeki ticaretin aksamamasını isterken, bu istikrarı sağlayacak en önemli mekanizma olan "yapıcı diplomasiyi" tamamen rafa kaldırıyor.
Gerçekçilikten uzak bir ‘avrupa’ vizyonu
Bugün akşam saatlerinde Başbakan Friedrich Merz ile gerçekleştirilecek görüşmede de masaya yatırılması beklenen Alman ekonomisi ve güvenlik politikaları, bu çelişkili tutumun bir yansıması olacak. Avrupa, İran'dan hem savaşın bitmesini, hem ticaretin güvenli sürmesini, hem de rejimin içerideki politikalarını değiştirmesini bekliyor. Ancak elindeki tek aracı "yaptırım" olan, diplomasiyi ise bir ödül-ceza mekanizmasına indirgeyen bir Avrupa'nın, bölgedeki aktörleri bu kadar çok kutuplu bir denklemde ikna etmesi mümkün görünmüyor.(Ajanslar)



