Tarih kitapları 2026 yılının Nisan ayını nasıl yazacak bilinmez ama haber merkezleri şu an "imkansız" denilenin sıradanlaştığı, "asla olmaz" denilenin ise manşetlere düştüğü bir çağı yaşıyor.
Hatırlayın; çok değil, birkaç ay önce İran semalarında uçuşan füzelerin gölgesinde "yeni bir Orta Doğu" vadediliyordu. Bugün o vaadin geldiği nokta, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) 1 Mayıs itibarıyla OPEC ve OPEC+ masasını devirip kalkması oldu.
Peki, ne oldu da Abu Dabi, on yılların sadakatini bir kenara itip "kendi yoluma gidiyorum" dedi?
Camdan kulelerin yıkılışı
Aslında her şey o meşhur "İran savaşı" ile başladı. Körfez’in o parıltılı, ultra-lüks ve dünyaya "refahın başkenti" olarak pazarlanan şehirleri, savaşın sıcak nefesini enselerinde hissettiklerinde bir şeyi fark etti: Kuleleri camdandı ve o camlar çoktan çatlamıştı.
Riyad kotalarına darbe
BD’nin bölgeyi bir cephaneliğe çevirip sonra da Trump’ın o bildik pragmatizmiyle müttefiklerini birer "ödeme kalemi" olarak görmesi, Körfez’deki güven kulesini yıktı. BAE’nin OPEC’ten çıkış kararı, aslında bir enerji politikası değil, bir "hayatta kalma" hamlesi olarak okunabilir. Abu Dabi artık kendi kaderini, ne Riyad’ın kotalarına ne de Washington’ın koruma kalkanına emanet etmek istiyor.
Tehlikeli kumarbaz
Sadece OPEC mi? Trump’ın fitilini ateşlediği NATO krizi ise bugün artık bir "kriz" olmaktan çıkıp tam bir "kopuşa" dönüştü. ABD’nin İran operasyonları sırasında Avrupa’yı hiçe sayan tavrı, AB ile ABD’yi tarihte hiç olmadığı kadar karşı karşıya getirdi. Brüksel artık Washington’a "stratejik ortak" olarak değil, "tehlikeli bir kumarbaz" olarak bakıyor.
Trump'a ilk fatura çıktı
Eskiden "Batı İttifakı" dediğimiz o devasa blok, bugün çıkarların çarpıştığı bir enkaz yığınına benziyor. Trump’ın "Önce Amerika" çığlığı, aslında "Yalnız Amerika"nın ilanıydı; BAE’nin hamlesi ise bu yalnızlığın Orta Doğu’daki ilk büyük faturası.
'Düşman'ın petrolü şart
Tablonun en ironik, en "pes artık" dedirten kısmı ise geçen günlerde yaşandı. ABD, bir yandan demokrasi ve özgürlük nutukları atarken, diğer yandan Rus petrolüne yönelik yaptırımların muafiyet süresini bir ay daha uzattı. Neden mi? Çünkü İran Savaşı piyasaları o kadar yaktı ki, Washington "düşmanım" dediği Rusya’nın petrolüne muhtaç kaldı.
İşte 2026 dünyasının özeti bu oldu: İran’da savaş çıkartıp Rusya’dan petrol dilenmek. NATO müttefiklerini azarlayıp Körfez’deki "sadık" dostlarını kaybetmek.
Gemisini kurtaran kaptan
BAE’nin 1 Mayıs’taki vedası, sadece petrol fiyatlarını etkilemeyecek. Bu veda, "Eski Dünya Düzeni"nin resmen kapandığının ilanı oldu. Artık ne NATO o eski koruyucu şemsiye, ne de OPEC o eski sarsılmaz kartel.
Camdan kulelerin sakinleri artık biliyor: Rüzgar sertleştiğinde, size o kuleleri inşa ettirenler, ilk taşı atanlar olabilir. Şimdi herkes kendi duvarını örme, kendi gemisini kurtarma derdinde. 1 Mayıs, sadece Bahar Bayramı değil; küresel ittifakların hazin sonunun başlangıcı olarak anılacak.
Bakalım, bu domino etkisinde sıradaki taş kimin bahçesine düşecek?(Odatv)



