İran’ın Pakistan aracılığıyla ABD’ye sunduğu yeni teklifin ayrıntıları basına yansıdı. Fars ve Tasnim haber ajanslarına göre 14 maddeden oluşan önerinin öne çıkan başlıkları şöyle:

• ABD veya İsrail tarafından yeni bir askeri saldırı yapılmayacağına dair garantiler.

• ABD askeri varlıklarının İran’ı çevrelememesi.

• Deniz ablukasının kaldırılması.

• İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması.

• Savaş tazminatlarının ödenmesi.

• Ekonomik yaptırımların kaldırılması.

• Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın kalıcı olarak sona erdirilmesi.

• Hürmüz Boğazı’nın yönetimi için yeni bir mekanizma.

Nükleer program yine yok

Teklifte nükleer meseleye bir kez daha yer verilmemesi dikkat çekiyor. Önceki İran önerisinde zenginleştirilmiş uranyum stoku ve nükleer programın tartışılması ileriki bir aşamaya bırakılmıştı. ABD Başkanı Donald Trump, bu teklifi reddetmişti.

New York Times’a konuşan İranlı yetkililer, Tahran’ın kalıcı bir ateşkes sağlanana kadar nükleer programı görüşmeyeceğini belirtti. Axios ise buna ek olarak deniz ablukası kaldırılmadan nükleer konunun gündeme gelmeyeceğini yazdı.

‘Bir ay süre verdiler’

Yine Axios, İran’ın Hürmüz Boğazı’nın sınırlı ve kontrollü bir şekilde açılması karşılığında, ABD’ye deniz ablukasını kaldırması ve tüm cephelerdeki savaşı kalıcı olarak sona erdirmesi için 1 aylık bir süre tanıdığını bildirdi.

Trump soğuk

Trump cuma günü eline ulaşan tekliften “memnun olmadığını” ancak metni inceleyeceğini söyledi. Truth Social’da şöyle yazdı:

“Son 47 yıldır insanlığa ve dünyaya yaptıklarına karşılık henüz yeterince büyük bir

bedel ödemedikleri için bunun kabul edilebilir olduğunu hayal edemiyorum.”

Trump ayrıca İran’ın “yanlış davranması” veya “kötü bir şey yapması” durumunda saldırıların yeniden başlatılması olasılığının bulunduğunu iddia etti.

Tahran: Savaş ihtimali masada

İran cephesinden gelen açıklamalar temkinli ve sert bir çizgiye işaret ediyor. Hatemül Enbiya Merkez Karargahı Komutanı Muhammed Cafer Asadi, “İran ile ABD arasında yeniden çatışma çıkması ihtimali masada. Mevcut göstergeler, ABD’nin hiçbir taahhüt ya da anlaşmaya bağlı kalmadığını ortaya koyuyor” dedi.

Tahran yönetimi de benzer bir çizgiyi resmileştirdi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, “Artık top ABD’nin sahasında. Washington ya diplomasi yolunu seçecek ya da çatışmacı yaklaşımı sürdürecek” ifadelerini kullandı. Garibabadi, İran’ın her iki seçeneğe de hazır olduğunu vurguladı.

Tel Aviv senaryoları görüşüyor

İsrail cephesinde de olası bir çöküş senaryosuna yönelik hazırlıklar hızlandı. Basına yansıyan bilgilere göre Tel Aviv yönetimi, ABD ile İran arasındaki temasların önümüzdeki hafta başında sonuçsuz kalma ihtimaline karşı savaş senaryolarını ele alıyor. Bu kapsamda Başbakan Binyamin Netanyahu’nun güvenlik kabinesini pazar gecesi acil gündemle toplaması bekleniyordu.

‘Korsanlık’ onu eğlendiriyor

Trump, ABD Donanması’nın 19 Nisan’da İran’a ait Touska adlı yük gemisine el koymasına ilişkin olarak, “Gemiyi ele geçirdik. Kargoyu ele geçirdik. Petrolü ele geçirdik. Çok karlı bir iş. Bunu yapacağımızı kim düşünürdü ki biz korsanlar gibiyiz. Bir bakıma korsanız ama oyun oynamıyoruz.” dedi.

 

Hürmüz’e 12 madde

İran Meclisi Başkan Yardımcısı Ali Nikzad, Hürmüz Boğazı’nın yönetimine ilişkin 12 maddelik yeni planı duyurdu. Nikzad’a göre Hürmüz, İran’ın “atom bombası” olacak.

İranlı yetkili düzenlemeye göre İsrail’e ait gemilerin hiçbir şekilde Hürmüz’den geçmeyeceğini söyledi. Düşman ülke gemileri ise ancak savaş tazminatlarını ödemeleri halinde geçiş izni alabilecek. Diğer gemilerin geçişi ise İran’dan alınacak resmi izinle mümkün olacak.

Nikzad, düzenlemenin uluslararası hukuk ve komşu ülkelerin hakları gözetilerek hazırlanacağını, Tahran’ın bu çerçevede kendi haklarından taviz vermeyeceğini vurguladı. Yeni yönetim modelinin öneminin petrol sanayisinin millileştirilmesiyle eşdeğer olduğunu vurguladı.

İran Meclisi Yeniden Yapılanma Komitesi Başkanı Muhammad Rıza Rızayi de plana ilişkin farklı ayrıntılar paylaştı. Rızayi, boğazdan geçen gemilerden toplanan ücretlerin yüzde 30’unun askeri altyapının güçlendirilmesine, kalan yüzde 70’inin ise ekonomik kalkınma projeleri ve kamu refahı girişimlerine yönlendirileceğini belirtti.

Rızayi ayrıca Hürmüz Boğazı’nın yönetiminin “nükleer silah elde etmekten daha önemli” olduğuna dikkat çekti.

Pekin: Yaptırımlara uymayın

Çin Ticaret Bakanlığı, İran’dan petrol satın aldıkları gerekçesiyle beş Çin rafinerisine yönelik ABD yaptırımlarına uyulmayacağını duyurdu.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, söz konusu rafinelerin yaptırımları “tanımaması ve uygulamaması gerektiği” vurgulandı. Pekin yönetimi, bu adımları uluslararası hukukta hiçbir temeli olmayan tek taraflı uygulamalar olarak nitelendirdi.

ABD Hazine Bakanlığı, nisan ayında “milyarlarca dolarlık İran petrolü satın aldığı” gerekçesiyle Hengli adlı şirkete yaptırım uygulamıştı. Trump yönetimi geçen yıl aynı gerekçeyle dört Çinli rafineri şirketini daha yaptırım listesine almıştı.(Aydınlık)