Gazze’de sivil katliamlarını sürdüren ve İslam coğrafyasını kana bulayan Siyonist İsrail yönetimi, kirli planlarına bir yenisini daha ekledi.

7 Ekim’den bu yana direnişin karşısında ağır darbeler alan ve ciddi bir asker açığı ile karşı karşıya kalan katil ordu, bu krizi "ithal" nüfusla aşmaya çalışıyor.

İşgal rejimi, Hindistan’ın kuzeydoğusunda yaşayan ve Yahudi olduklarını iddia eden Bney Menaşe topluluğunu, hem demografik dengeleri Müslümanlar aleyhine değiştirmek hem de cephedeki asker ihtiyacını karşılamak amacıyla işgal altındaki topraklara taşımaya başladı.

- İlk kafile Ben Gurion’a indi!

İsrail’in 6 bin kişiyi kapsayan büyük nakil planının ilk aşaması hayata geçirildi.

23 Nisan’da 240 kişilik bir kafile, Siyonist fanatiklerin ve bakanların gövde gösterisi eşliğinde Ben Gurion Havalimanı’na indirildi.

İlk kafileni gelmesi hakkında açıklamalarda bulunan İsrail Göç ve Entegrasyon Bakanı Ofir Sofer, “Bney Menaşe topluluğunun tamamını İsrail’e getirirken tarih yazıyoruz. İlk kafileyi büyük bir sevinç ve heyecanla karşıladık. Girişimimi destekleyen Başbakan Netanyahu ve Maliye Bakanı Smotrich’e teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Önümüzdeki günlerde iki ayrı seferle 350 kişinin daha getirilmesi planlanıyor.

- Hedef: 2031’e kadar tamamını taşımak!

Bakan Sofer tarafından hazırlanan ve sözde Başbakan Netanyahu’nun tam destek verdiği plan, Kasım 2025’te kabinede kabul edilmişti.

Stratejik plana göre:

  • 2026 sonuna kadar: 1.200 topluluk üyesi bölgeye getirilecek.
  • 2031 yılına kadar: Toplam 6 bin kişilik nüfusun tamamı Hindistan’dan işgal altındaki topraklara nakledilecek.,

- Bilimsel dayanağı yok!

Tarihçiler ve genetik araştırmacıları, Bney Menaşe topluluğunun "kayıp Yahudi kabilesi" olduğu iddiasının hiçbir bilimsel karşılığı olmadığını vurguluyor.

Ancak Siyonist rejim, bu asılsız iddiayı Filistin topraklarındaki Müslüman nüfusun hâkimiyetini kırmak için ideolojik bir araç olarak kullanıyor.

- Ağır işlerde ve cephede kullanılıyorlar!

Daha önceki yıllarda özel izinlerle getirilen yaklaşık 4 bin topluluk üyesinin akıbeti, bu göçün insani değil tamamen sömürgeci amaçlar taşıdığını kanıtlıyor.

İsrail’e getirilen bu kişiler:

  1. İsrail’in kimsenin çalışmak istemediği ağır ve tehlikeli iş kollarında ucuz iş gücü olarak kullanılıyor.
  2. Hahambaşılık gözetimindeki "entegrasyon" adı verilen süreçlerin ardından vatandaşlığa alınarak doğrudan askerlik sistemine dahil ediliyor.

- Kuzeydeki Müslüman nüfus hedefte!

Geçmişte gelen yerleşimciler genellikle Batı Şeria’daki yasa dışı konutlara yerleştirilirken, yeni planın adresi kuzeydeki karışık nüfuslu bölgeler oldu.

Özellikle Müslüman ve Yahudilerin bir arada yaşadığı Nof Hagalil gibi kasabalara yerleştirilecek olan bu gruplarla, bölgedeki İslam mührünün kazınması ve Yahudi hâkimiyetinin perçinlenmesi hedefleniyor.

Siyonist Bakan Bezalel Smotrich’in "Kuzeydeki hâkimiyetimizi güçlendiriyoruz" itirafı, bu göç dalgasının aslında planlı bir nüfus mühendisliği olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.(Milli Gazete)