İbranice yayın yapan "Walla" sitesi, Profesör Ronen Yitzhak tarafından kaleme alınan bir makale yayımladı.
Yitzhak, qudsn sitesinde aktarılan makalesinde, "Ürdün hiçbir tarafa yardım etmeyeceğini açıklarken, bunu yapan ve Washington ile Tel Aviv'e geniş çaplı stratejik destek sağlayan ilk ülke oldu" ifadelerini kullandı.
Yitzhak, "Ürdün topraklarında konuşlu radar ve önleme sistemlerinin, balistik füze fırlatılmasına karşı İsrail'e hayati bir erken uyarı sağladığını ve Ürdün'ün önleme çabalarına da yardımcı olduğunu" vurguladı.
2026 Şubat başlarında bir yanda ABD ve işgal devleti, diğer yanda İran arasındaki gerilimin tırmanması üzerine Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, "Ürdün'ün hiçbir tarafın hava sahasını ihlal etmesine veya vatandaşlarının güvenliğini tehdit etmesine izin vermeyeceğini" açıklamıştı.
Ürdün: Sözde başka eylemde başka
Yitzhak, Safedi'nin bu açıklamasının "Amman'ın verdiği ve kapsamlı bir bölgesel savaşa sürüklenme konusundaki derin korkuyu yansıtan bir dizi mesajın parçası" olduğuna dikkat çekti. Yitzhak, "Safedi, Ürdün'ün durumu sakinleştirme ve bölgedeki gerilimi sona erdirme çabalarını desteklediğini defalarca vurguladı ve İran ile krizi çözmenin tek yolu olarak diplomasiyi benimseme çağrısında bulundu. Ancak, Ürdün Krallığı'nın İran ile savaştan uzak durma çabalarına rağmen sahadaki gerçeklik tamamen farklı bir tablo çiziyor" dedi.
Yitzhak sözlerine şöyle devam etti:
"Körfez ülkeleri ABD ve İsrail'in kendi hava sahalarından İran'a saldırı düzenlemesine izin vermeyi reddederken, Ürdün bunu yapmak için harekete geçen ve onlara geniş çaplı stratejik destek sağlayan ilk ülke oldu. Bu şaşırtıcı değil; Kral Abdullah daha 2004 gibi erken bir tarihte İran tehlikesini tespit eden ve buna karşı bölgesel işbirliği çağrısında bulunan ilk liderdi."
İsrail ile gizli toplantılar
Yitzhak, "Ürdün Kralı'nın, ortak İran tehdidi gölgesinde İsrail ile Körfez ülkeleri arasındaki ilişkileri teşvik etmekle yetinmeyip, inisiyatif alarak Amman'da İsrailli temsilciler ile Körfezli mevkidaşları arasında gizli toplantılar düzenlediğini" belirtti. Yitzhak ayrıca, "Zamanla bu işbirliğinin siyasi anlaşmalara ve mutabakatlara yol açtığını ve Suudi Arabistan'ın resmi bir normalleşmeye ihtiyaç duymadan İsrail devleti ile gizli bir stratejik kanalı sürdürmesine yardımcı olduğunu" kaydetti.
İbranice siteye göre bu bağlamda, "savaşa hazırlık kapsamında Ürdün'ün, Amman'ın yaklaşık 100 kilometre doğusundaki Muvaffak Salti Hava Üssü'nü Amerikan ve NATO kuvvetlerinin kullanımına açması" şaşırtıcı değil. Sitede üsse ilişkin şu bilgiler yer aldı:
"Birinci Dünya Savaşı sırasında küçük bir uçak pisti olarak başlayan üs, yıllar içinde bölgedeki en önemli stratejik varlıklardan biri haline geldi ve Koalisyon güçleri tarafından 'IŞİD'e karşı kullanıldı. Üs; F-15 ve F-35 uçak filoları, normalden üç kat daha büyük kapasiteli yakıt ikmal uçakları ve taarruz sistemlerinin yanı sıra gelişmiş 'THAAD' hava savunma sistemleri ve erken uyarı sistemleriyle donatıldı."
İsrail’e büyük ölçüde yardımcı oldu
Yitzhak, "Bölgedeki diğer ülkelerin aksine Ürdün'ün onayıyla ABD'nin savaşa yönelik hazırlıklarının, uçaklar için güvenli ve korumalı bir rota sağlayarak İsrail'in savaştaki askeri hedeflerine ulaşmasına büyük ölçüde yardımcı olduğuna" dikkat çekti.
Yazar son olarak, "Salti Üssü'nde ve Ürdün toprakları içindeki diğer bölgelerde konuşlu radar ve önleme sistemlerinin, balistik füze fırlatılması konusunda İsrail'e kritik bir erken uyarı sağladığını; eş zamanlı olarak Ürdün Hava Kuvvetleri'nin de önleme çabalarına aktif ve etkileyici bir şekilde katıldığını" belirtti.(Ajanslar)



