Lübnan merkezli el-Bina gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve eski siyasetçi ve Nasır Kandil, işgal rejimi İsrail yönelik yumuşak tavırları eleştirdi.

Nasır şöyle konuştu:

"Arap/İslam dünyasında onlarca yıldır zehirli bir teori dolaşıma sokuldu: 'Eğer İsrail'e bahane vermezseniz size saldırmaz.' Diyorlar ki; Direniş İsrail'e bahane verdi, Aksa Tufanı bir bahaneydi, Destek Cephesi bir bahaneydi. Hayır! İsrail'in Güney Lübnan'ı yerleşime açmak ve Litani sularını çalmak için çekmecesinde her zaman hazır planları vardır."

Nasır'ın konuyla ilgili değerlendirmeleri şu şekilde:

Bahane teorisi Filistin meselesinin en başından beri var. Bazıları 1948 Nakba'sına Filistinli grupların ayaklanmalarının sebep olduğunu, bazıları Arap Kurtuluş Ordusu'nun müdahalesinin buna yol açtığını savundu. Bu tamamen bir yalandır.

  • Suriye Örneği: Dediler ki; Esad yönetiminin Direniş Ekseni'nde yer alması İsrail'e Golan'ı işgal altında tutma bahanesi veriyor. Suriye bu eksenden çıksa Golan'ı geri alırdı. Peki ne oldu? Suriye zayıflatıldı, İsrail bahaneye ihtiyaç duymadan Golan'daki işgalini kalıcılaştırdı ve şimdi güney Suriye'yi masaya yatırıyor.
  • Sudan Örneği: Sudan'a "Direnişi destekliyorsun, bahane veriyorsun" dediler. Sudan normalleşmeye koştu. Sonuç ne? Ülke parçalanıyor, bedava ölümler ve açlık yaşanıyor.
  • Libya Örneği: Kaddafi'nin söylemlerinin bahane olduğu söylendi. Kaddafi gitti, Libya hâlâ ayağa kalkamıyor.
  • Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ): Oslo Anlaşması ile silah bıraktılar, İsrail'i tanıdılar, bahaneleri ortadan kaldırdılar. Ne oldu? Kudüs'ü aldılar, yerleşimleri genişlettiler ve şimdi o Oslo Anlaşması'nı bile çöpe atmak istiyorlar.

İsrail'in sizinle sorunu "bahane" değildir. Varlığınızın kendisi onlar için bir sorundur. Çözüm bahaneleri ortadan kaldırmak değil; güç inşa etmek, silahınızı çekmek ve sahada savaşamıyorsanız bile siyasette savaşmaktır.(Ajanslar)