Dünya siyasetinin nabzı Pasifik'te atarken, ABD Başkanı Donald Trump Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştirdiği iki günlük dev zirvenin ardından Washington'a dönüş yoluna geçti. Ancak Trump'ın Air Force One uçağında beraberindeki gazetecilere yaptığı ayaküstü açıklamalar, küresel gündeme adeta bomba gibi düştü. Masadaki konuların detaylarını tek tek ifşa eden Trump, özellikle Ortadoğu, Çin ve Ukrayna krizine dair çok sert ve net mesajlar verdi.
İran masasında çöpe atılan o teklif
Görüşmelerin en sıcak başlıklarından biri hiç şüphesiz Tahran yönetiminin nükleer programıydı. İran'dan gelen teklifi sert bir dille eleştiren Trump, diplomatik teamülleri aşan bir üslupla o anları anlattı. Metnin sadece ilk cümlesini okuduktan sonra çöpe attığını söyleyen Trump,
"Öneriye baktım. Eğer bir metnin ilk cümlesini beğenmezsem onu hemen çöpe atıyorum. Bu metnin ilk cümlesi de kabul edilemez bir cümleydi. Eğer herhangi bir biçimde nükleer silaha sahip olacaklarına dair bir ifade varsa, metnin gerisini okuma gereği bile duymuyorum"
İran'ın nükleer programı için 20 yıllık katı bir garanti istediğini vurgulayan Trump, Çinli şirketlere yönelik yaptırımların kalkıp kalkmayacağına ise henüz karar vermediğini ekledi.
Yeni saldırı için açık kapı
Ortadoğu'da fırtınalar koparacak o açıklama da yine uçakta geldi. Kısa süreli ateşkese baştan beri sıcak bakmadığını itiraf eden Trump, askeri olarak büyük bir zafer kazandıklarını savunarak şu sarsıcı ifadeleri kullandı:
"Bir aylık kısa bir ateşkes yaşadığımız için bölgede biraz temizlik yapmamız gerekebilir. Dürüst olmak gerekirse, ben bu ateşkese en başından beri pek sıcak bakmazdım. İran hiçbir zaman nükleer silaha sahip olamayacak. buna izin vermeyeceğimizi biliyorlar. Askeri olarak zaten büyük bir zafer kazandık, ancak yarım kalan işleri bitirmek için tekrar harekete geçebiliriz."
Tayvan sorusu havada kaldı
Çin lideri Şi Cinping ile masaya yatırılan Tayvan krizi hakkında da konuşan Trump, ABD'nin bu konuda atacağı adımlar hakkında ser verip sır vermedi. Olası bir savaş ihtimaline kapıları kapatan Trump, "Şu anda ihtiyacımız olan son şey, 9.500 mil uzakta bir savaşa girmektir" diyerek Şi'nin "ABD Tayvan'ı savunacak mı?" sorusunu da bilerek yanıtsız bıraktığını kaydetti.
Ukrayna için büyük darbe aldılar çıkışı
Avrupa'nın kanayan yarası Ukrayna'daki savaşı da Pekin yönetimiyle görüştüğünü belirten Trump, sahadaki duruma dair oldukça çarpıcı bir iddia ortaya attı. Trump, "Xi ile Ukrayna konusunu konuştuk. Bu meselenin artık çözülmesini istiyoruz. Aslında dün geceye kadar her şey iyi gidiyordu ama dün gece Ukrayna tarafı büyük bir darbe aldı. Bu durum çok yazık ama bir şekilde çözülecek." ifadeleriyle savaşın seyrine dair soru işaretleri yarattı.
Gazeteciyle uçakta yapay zeka gerginliği
Soru-cevap kısmının sonlarına doğru ise BBC muhabiriyle yaşanan gerginlik uçağın havasını bir anda değiştirdi. Bir kız okuluna düzenlenen saldırıda ABD füzesi kullanılıp kullanılmadığını soran muhabire çok sert çıkan Trump, "Bu konu şu an soruşturma altında. Siz kiminle çalışıyorsunuz? BBC mi? Sahte BBC... Yani benim ağzıma yapay zeka ile söylemediğim sözleri yerleştirenler mi?" diyerek medyaya yönelik alışılmış tepkisini bir kez daha ortaya koydu.(Ajanslar)



