CNN’e konuşan uzmanlara göre, mevcut Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Komutanı Ahmed Vahidi, İran’ın iktidar yapısında ABD ile müzakerelerin kaderi, Ortadoğu’daki savaş ve Tahran’ın genel stratejik çizgisi üzerinde ciddi etki sahibi başlıca isimlerden biri konumunda.
Kanal, Interpol tarafından aranan Vahidi’nin İran yönetiminde giderek daha merkezi rol üstlendiğini belirtti.
CNN’e konuşan, İsrail askeri istihbaratının eski İran dosyası şefi Danny Citrinowicz, Vahidi’yi Tahran elitinin “son derece etkili ve radikal” temsilcilerinden biri olarak tanımladı.
Citrinowicz, “Onunla konuşmadan hiçbir konuda anlaşma sağlanamaz. ‘İstediklerimizi alamazsak, Trump savaşa geri dönmek istiyorsa buyursun’ diyen isimlerden biri. Onu şekillendiren yapı DMO oldu” ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonunun başlamasından bu yana Tahran’daki kararların fiilen İran-Irak savaşı döneminde, 1980-1988 yılları arasında yükselen dar bir DMO çevresi tarafından alındığını belirtti.
Uzmanlara göre Vahidi, bu grubun en önemli isimlerinden biri haline geldi.
Uluslararası Kriz Grubu’nun İran Projesi Direktörü Ali Vaez de CNN’e yaptığı değerlendirmede, kararların uzlaşı temelinde alındığını söyledi.
Vaez, “Kararlar uzlaşı temelinde alınıyor ve kuşkusuz Vahidi’nin odadaki sesi oldukça güçlü. Kendisi çok önemli bir aktöre dönüştü ancak İran İslam Cumhuriyeti içindeki sistemsel sınırlar çerçevesinde hareket ediyor” dedi.
Ali Vaez, savaş dönemlerinde Vahidi’nin siyasi ağırlığının özellikle arttığını da kaydetti.
CNN, mevcut DMO komutanının İran’da temel karar alıcı isimlerden birine dönüşmesinin, ABD ve İsrail’in Tahran yönetimini zayıflatma girişimlerinin Washington’ın taleplerine daha açık yeni bir elit oluşturmadığını gösterdiğini yazdı.
Haberde, Vahidi’nin liderliğindeki DMO’nun Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini fiilen felç ettiği belirtildi.
CNN ayrıca, İran’ın ABD ile yürütülen müzakerelerde dile getirdiği yeni taleplerin önceki döneme kıyasla daha sert olduğunu aktardı.
Kanala konuşan kaynaklar, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ile Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi gibi isimlerin genellikle İran’ı ve özellikle ABD ile yürütülen görüşmeleri kamuoyu önünde temsil ettiğini söyledi.
Bununla birlikte CNN’e göre Vahidi, perde arkasında Tahran’ın en sert kararlarından bazılarının alınmasında etkili olabilecek isimlerden biri olarak görülüyor.
CNN, Vahidi’nin 1994 yılında Buenos Aires’teki Yahudi toplum merkezine yönelik saldırıya katıldığı iddiasıyla Interpol tarafından arandığını da hatırlattı. Söz konusu saldırıda 85 kişi hayatını kaybetmişti.
Televizyon kanalı, mevcut DMO komutanının İran ile ABD arasında olası anlaşmanın önünde ne ölçüde ciddi engel oluşturabileceğinin ise henüz net olmadığını belirtti.
Reuters, nisan ayının sonunda yayımladığı haberinde, savaş koşullarında DMO’nun İran’da daha fazla güç topladığını ve dini liderin rolünün görece zayıfladığını aktarmıştı.
Reuters’ın haberine göre savaş dönemi, yetkiyi Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi, dini liderin ofisi ve DMO’dan oluşan dar ve sert bir çevrede yoğunlaştırdı.
Haberde, DMO’nun hem askeri strateji hem de temel siyasi kararlar üzerinde baskın rol üstlendiği belirtilmişti.
CNN, 24 Nisan tarihli başka bir haberinde ise, savaşın tırmanması halinde İran’a yönelik yeni saldırı planları hazırlayan ABD askeri yetkililerinin, Ahmed Vahidi dahil bazı İranlı askeri liderleri hedef alma ihtimalini değerlendirdiğini yazmıştı.
Haberde, Vahidi ve İran askeri elitinin bazı diğer temsilcilerinin, müzakereleri aktif biçimde baltalayan “engelleyici isimler” olarak değerlendirildiği ifade edilmişti.
ABD ile İran arasında şu anda ateşkes uygulanıyor. Ateşkes 8 Nisan’da iki haftalık süre için ilan edilmişti.
Daha sonra ABD Başkanı Donald Trump, diplomatik çözüm sağlanabilmesi amacıyla ateşkesin süresiz biçimde uzatıldığını açıklamıştı.(Harici)



