LAHEY - Kur'an-ı Kerim tilavetiyle 20.30'da başlayan program Hicret Camii gençleri tarafından okunan ilahiler ile devam etti.

Gecede düzenlenen programın önem ve ehemmiyetine binaen konuşma yapan Mücahit Kılıç Hoca, bu gecede Hicret Camii'nde program düzenlenmesinin iki önemli nedeni olduğunu vurgulayarak sözlerine başladı.

Müslüman gençleri, günahın zirveye ulaştığı bu gecede korumak ve Mekke'nin fethini kutlamak için toplandıklarını söyleyen Mücahit Hoca sözlerine şöyle devam etti;

"Bu akşam burda toplanmamızın iki nedeni var. Bir tanesi bizlerin ve sizlerin günahlardan uzaklaşmak adına, daha doğrusu günahların ve çirkefliklerin işlenmesini görmemek adına Allah'ın evine sığınmak gibi bir şey. Çünkü bu tür yerlerde bu tür zamanlarda en güvenilir mekanlar Allah'ın evleridir. Bu mekanlar korunma altına alınmış inşallah Cenabı Allah'ın evine sığınan biz ve siz kardeşlerimizi Cenabı Allah hıfzı himayesine alacak dünyada bizleri şeytanların şerrinden koruduğu gibi Ahiret'te de bizleri azabından koruyacaktır inşallah.

İkincisi de Mekke'nin fethi yıl dönümü olması hasebiyledir.

Birinci nedenle ilgili olarak; bazı kardeşlerimiz diyebilir, başka dinlere mensup olanların mabetlerine gitmedikten sonra, boynumuza haç takmadıktan sonra, bu gece çıkıp dolaşmanın, eğlenmenin neresinde haram var. Bu gece eğlenmek varken neden camide toplandık diye sormak isteyenler olabilir.  Peygamber Efendimiz (as) diyor ki; 'Kim bir kavme benzerse, kendini benzetirse oda onlardan olur.'  Bir kavme benzemek demek onların yaptıklarını yapmak demektir. Onların sevdiklerini sevmek onların nefret ettiklerinden nefret etmektir. Başka inançlarda yapılan hareketler yapılırsa yapan kişi o dine girmiş olur. Bu tehlike var. Bir insana sadece bir yerde cevaz vardır. oda eyer baskı varsa, öldürülme korkusu ile karşı karşıya ise başka bir dinin taklidini yapabilir. Ama hiç bir baskı tehlike olmazsa kimse başka bir dinin hareketlerini, simgesini, davranışlarını yapamaz. Çünkü onlar dinlerinin gereğini uyguluyor ve yapıyorlar peki Müslümanlar neye göre taklit ediyor. Allah korusun bilinçli bir şekilde bunlar yapılırsa akide olarak tehlike vardır dikkat etmek lazım.

Akidemize, inancımıza terstir çünkü biz Müslümanız. Bizim sevinmemiz bile İslami kurallara göre olacaktır. Peygamber Efendimiz (sav) geliyor Medine-i Münevvere'ye, oradaki Müslümanlar daha önce iki günde bayram kutluyorlarmış. Peygamber efendimiz diyor ki, Allah bunların yerine size iki tane daha güzel bayram vermiş Ramazan ve Kurban bayramları ne demek istiyor. Onları kutlamayın bunu kutlayın diyor. Çünkü onlar İslami bayram olmadıklarından dolayı peygamberimiz men ediyor.

İkinci husus Mekke'nin fethi münasebetiyle buradayız. Mekke'nin fethi Efendimiz (sav)'in hayatındaki en önemli olaydır. Çünkü Mekke'nin fethi ile bir inkılap meydana gelmiş. Peygamber Efendimiz (a.s) yıllar önce çıkarıldığı o topraklardan, çıkmak zorunda bırakıldığı o vatanına o şehrine geri dönüşüdür. Peygamber Efendimiz bin bir güçlükle Mekke'den çıkarılmak zorunda bırakılıyor. Ama dönüşte on binin üzerinde Sahabeyi Kiram ile Mekke'ye geliyor. Cenab-ı Allah mazlum ve mustazafların, ezilmiş insanları zalime galabe çaldığını, galip geldiğini tüm insanlığa gösteriyor. Çünkü Allah, mazlum ve mustazaf, zulme uğramış insanların yanındadır.

Peygamber Efendimiz (a.s) bir vakit Mekke-i Mükerreme'den çıktığı zaman gözü yaşlı bir haldeyken Mekke'ye diyor ki 'Ey Mekke, ben seni çok seviyorum. Eyer bu halkım beni rahat bıraksaydı, ben asla seni terk etmeyecektim. Ama bunlar beni rahat bırakmıyorlar.'  İnsanlar Mekke'yi O'na daraltıyorlar. Daha düne kadar beraber gezdikleri arkadaşları, akrabaları Peygamber Efendimizi öldürmek için güç birliği yapmışlar. Sahabesiyle birlikte yıllarca ambargolara maruz bırakılmış bir damla su, bir lokma yiyecekten mahrum bırakılmaya çalışmışlar. Ayeti kerimenin tabiriyle; 'Onların Allah'a imandan başka hiçbir suçları yoktur'. Ama Allah nurunu tamamlayacaktır. Bugün dahi tüm küfür alemi müslümanların kaşısında yek vucud olmuş, her tarafta müslümanların kanlarını akıtmaktadırlar. Dünyayı müslümanlara zindan etme çabasındalar. Nasıl ki Cenabı Allah, Mekke'nin fethini Hz Muhammed (sav)'e müyesser kıldı. Allah'ın izniyle o toprakların fethini de müslümanlara inşallah müyesser kılacaktır. Allah bu nuru tamamlayacaktır kafirler istemesede."

Mücahit Hoca'nın konuşmasının ardından Hicret Tiyatro Grubunun hazırladığı 'şeytanın hileleri' adlı tiyatro oyunu sergilendi. Şeytanın müslüman gençler üzerindeki hilelerinin anatıldığı tiyatro oyunu ilgiyle izlendi.

Gecede Hicret Camii öğrencileri arasında bilgi yarışması yapıldı. Yapılan bilgi yarışmasında birincilere kitap hediye edildi.

Sinevizyorn gösterimi ve yapılan ikramlar ile devam eden program 02.00'a kadar sürdü.

Gençlerin, maneviyatının korunmasına yönelik bu gibi çalışmaların arttırılması temennisinde bulunan Hicret Camii camaatı, yapılan programdan memnun bir şekilde ayrıldı. (Ali Aslan - Hürseda Haber)