Yaşadığımız  toplum,  zulümler acılar  yumağı haline gelmiş durumda. İki ateş ve kan gölü arasında kalan halk… Gün yok ki, yeni bir acıyla uyanmasın… Savaş, sömürü, zulümlerden gözünü açamayan toplum  yine, devlet  ve PKK depremi yaşamakta. Halkın bulunduğu yerlerde patlamalar,  çöplere bırakılan bombalar ve halkın içinde yağmur gibi yağan mermiler. Vahşet, kadın Anne ve anne karnındaki çocuğu dinlemiyor.

Batman’da polis ile PKK’nin  oynadığı acımasız silahşorlar film çekimleri sırada Mizgin Doru adlı hamile olan bir bacımız ile karnındaki adı konmamış yaşamını yitirdi. Şimdi biz o masum bebeğe bir isim bulacağız ve katillerinden bahsedeceğiz.

Biri POLİS kurşunuyla vuruldular diyor, diğeri ise, PKK kurşunu… Yani kim vurduya gitti. Henüz doğmadan faili meçhul listesine eklendi… Demek vahşet bu kadar alçaklaştı. Savaşın iğrenç yüzü demek bu boyutlara ulaştı.

Ve bu vahşetin son kurbanından bahseden bir haber:

BATMAN - PKK'lılarla polisler arasındaki çatışmada annesi Mizgin Doru'yu kaybederek, anne karnında yetim kalan 8 aylık bebek Batman Devlet Hastanesi'nde doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. (Veysi Demir – İLKHA HABER)

Acı haberiyle yandığımız ağıtlar yaktığımız bir anne ve adı henüz adı bile konulmamış bir mazlum bebek… Daha annesinin karnında mustazaf olmuştu. Dünyaya bir gün gözünü açtı baktı ortalık vahşet yeri Allah’ın izniyle çekip gitti ebedi saadete doğru. Yaşasaydı farklımı olacaktı sanki? Ezilmiş bir halkın çocuklarından biri olarak büyüyecek, okula gidecek ve “Ne mutlu Türk” olacaktı. Ya da dinini yaşadığı için “yobaz” “gerici” vs hakaretlere uğrayacaktı. Sonuçta onun adı “mustazaf” olacaktı. Çünkü bize göre Zulme Uğrayan Herkes Mustazaf'tır..

Şimdi gelelim mustazaf bebeğin katillerine.

Şu açıktır ki  Sistemin ve PKK’nin sona ermez zulümlerinden bıkan halk, artık bu tür eylemleri vahşetleri istemiyor.

Çünkü Kürdlerin geleneklerine göre; savaş halinde bile kadın, çocuk ve yaşlıları öldürme alçakça bir tutum sayılır.

Bu aşağılık cinayetleri hiçbir Kürd benimsemez ve kabullenemez. Ancak ellerine verilen silahlarla insan öldürmeyi meslek edinen ve ocakları yakıp yıkanların dayanağı ve desteği bizzat rejimin kendisidir. Ve  İnsanlara silah çekip bir araçta masum kadınları kurşun yağmuruna tutanlar. Şehrin göbeğinde bomba patlatan ve bir sürü masumu öldüren eli kanlı PKK gibi örgütler de rejimin çehresinin en bariz görüntüsünü yansıtmaktadır.

“Bundan sonra bu ülkede barışın miladı çok farklı olacak” söyleminin içinin nasıl doldurulacağı ve bunun bölgesel yansımalarının neler olacağı sorusu yakın dönemin en önemli gündemi olacak kuşkusuz...

Nedeni açıktır PKK, ve devlet; kibirli, gaddar ve merhametten yoksun çehreleriyle Saddamvari, Esatvari bir mücadele ile hareket ediyorlar.

Çünkü her iki tarafta “tek olmak ve hâkim olmak” için sivil ayrımı yapılmaksızın bir hareket tarzının gerektiğine inanıyorlar. Devlet ve  PKK; ya hakka boyun eğip tamamıyla bitirsinler bu karşılıklı şahinleşmeleri ya da hain ve alçakça yapılan bu tarz şehir çatışmalarına bir son verip savaş alanlarını belirlesinler…

Maalesef Türkiye ve dünyada her gün yeni değişimler yaşanırken devlet ve PKK’de en küçük bir değişimden söz edilemez. Otuz yıl önceki devlet ve PKK zihniyeti ne ise; bugün de aynısıdır.

Müslüman halk her iki  ırkçı zihniyetten büyük zararlar gördü. Özellikle Müslüman Kürdler her adımlarında zulümle karşılık buldular. Hem dillerine hem de dinlerine yine bunlar tarafından hep darbeler vuruldu. Irkçılık üzerine bina edilen devlet ve PKK zulmünün dalgaları inişli çıkışlı da olsa her zaman varlığını sürdürdü.

Yıllarca İslam düşmanı ırkçı Kemalist zihniyetin zulmü altında sıkıntı çeken halkımız, bugün de kurtarıcı olarak ortaya çıkan aynı dilden ancak farklı dinden İslam düşmanı ırkçı Marksist zihniyetli çevrenin baskısı ve zulmü altındadır. 

Her iki tarafta kendi halklarına onurlu, izzetli ve özgür bir hayat yerine baskıcı ve diktatörce bir hayatı dayatmaktadırlar.

Hem Kemalist zihniyetin hem de Apoist zihniyetin çabalarını boşa çıkacaktır inşallah. Her iki gücün birlikte tasarlayıp sergilediği vahşet ve zulümleri, halkın İslami duruşu ile bütünüyle boşa çıkacaktır.

ALLAH’IN VAADİ  İslam düşmanlarının hesaplarını altüst edecek niteliktedir. Ve inşallah zaman bunu en güzel şekliyle ifade edecektir…

Zillet bizden uzaktır.

(Hürseda Haber)