BATMAN - Artan global enerji talebi, kolay erişebilir kaynakların azalması, mevcut enerji üretim sahalarında üretim düşüşleri, petrol doğalgaz fiyatlarındaki artış, ülkeleri ve bilim çevrelerini yeni enerji arayışlarına yöneltti. Bunlardan biri de Şeyl gazıdır.
Küçük taneli tortul kayaçların (Şeyl) gözeneklerinde yer alan petrol veya doğalgazı tanımlıyor. Bu gazlara da bilim çevresi "Şeyl Gazı"(Kaya gazı) diyor. Dünya geneli bu gaz konusunda öne çıkan ülke ise ABD. ABD kaya gazıyla doğalgazı alternatif olarak kullanmayı hedefliyor.
ABD'nin Kaya gazı (Şeyl gazı) rezervi dünya enerji piyasasının dengesini değiştirebileceğine dikkat çeken Kaya gazı uzmanı Ümit Işık, "Şeyl gazı ile doğalgazın kökeni aynıdır, yalnızca üretim ve sondaj teknikleri birbirinden farklıdır. Dünya enerji şirketleri petrol ve doğalgaza alternatif olarak Şeyl gazı üretmeyi planlıyor. ABD gaz ihtiyacının 3'te ikisini 2035 yılına kadar kullanmayı hedefliyor. ABD Şeyl gazı konusunda 1970'lerden bu yana çalışmalar yürütüyor. ABD'nin en büyük hedefi Şeyl gazı konusunda ihracatçı konumda olmaktır. 2010 yılı içerisinde dünyada Şeyl gaz amaçlı açılan 15 bin 467 adet kuyunun sadece 10 binde 5'i ABD dışında kazılmıştır. Dolayısıyla bu rakamlar ABD dışındaki ülkeler bu gazın üretim teknolojisini yeni yeni öğrendiğini gösteriyor." dedi.
Türkiye'de Şeyl gazı (Kaya gazı) üretim sahalarının başında Güneydoğu Anadolu bölgesi ve Trakya bölgesinin yer aldığını vurgulayan Işık, Türkiye Petrol Jeologları Derneği'nin (TPJD) yapmış olduğu araştırmaya göre her iki bölgenin tahmin edilen yerinde 13 trilyon metreküp gaz rezervine sahip olduğunu söyledi.
Işık sözlerini şöyle sürdürdü, "Türkiye Petrol Jeologları Derneği'mizin yaptığı araştırmalara binaen, Şeyl gazı konusunda ülkemiz oldukça şanslı. 2011 yılı verilerine göre ülkemizin doğalgaz tüketiminin 43.8 milyar metreküp olduğu düşünülürse, bu rezervin bugünkü tüketim miktarı ile ülkemizin 40 yıllık ihtiyacını karşılayacak olduğu ortaya çıkıyor. Bunların yanı sıra Şeyl gazı potansiyel Kuzey Doğu Anadolu Bölgesi, Toroslar ve Tuz gölü civarında olduğu biliniyor. Ülkemizin yerinde 13 trilyon metreküp gaz rezervinin üretilebilir miktarının ise, ABD'deki kurtarım oranları dikkate alınarak hesaplama yapıldığında 1.8 milyon metreküp olduğu tahmin edilmektedir. Nitekim ülkemizde bu konuda ilk çalışma 2012 yılında TPAO ve Shell tarafından Silvan-Diyarbakır karayoluna yakın bir alanda 'Sarıbuğday-1' kuyusunda Şeyl gazı üretim amaçlı kuyu açılmıştı. Güneydoğu'nun Şeyl gazı potansiyeli yabancı şirketlerin iştahını kabartıyor. Bu nedenle ülkemizin bu gaz konusunda sondaj çalışmalarına daha fazla ağırlık vermesi gerekiyor. Yeni yeni gelişen bir sektör olduğu için şuan yurt dışına teknolojik anlamda bağımlıyız. Bu tekniğin ülkemiz tarafından da hızlı bir şekilde öğrenilip, ihracatçı konumda olmasak bile kendi gaz ihtiyacını karşılayabilecek konumda olmamız gerekiyor." (Yasir Oğuz-İLKHA)




