“Mü’minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri söze sâdık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit olmuştur). Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.” (Ahzap 23)

Allah’la cc ahitleşmek, sözleşme yapmak ve bu sözleşmeye sadakat!

İçinde bulunduğumuz asırda direniş cephesinin yaptığı tam olarak budur. Ahde vefa!!!

Karşılarında İsrail, ABD ve müttefikleri ile kuklalarını görünce: “…., “İşte bu, Allah’ın ve Resûlünün bize vaad ettiği şeydir. Allah ve Resûlü doğru söylemişlerdir” diyorlar.”

Amerika doğrudan Kızıldeniz’e uçak gemilerini sevk edince direniş bileşenlerinden Ensarullah’ın açıklaması şöyle olmuştu. “İşte bizim karşılaşmak ve doğrudan savaşmak istediğimiz güç budur. Amerika’nın vekil güçleri ile savaşmaktansa doğrudan kendisi ile savaşmayı tercih ederiz” dediler.

Amerika bölgeye farklı devletlerin donanmalarından oluşan savaş gemileri gönderdikçe onların iman ve teslimiyetleri arttı. Doğrudan uçak gemilerine saldırdılar. Gemiler hızla manevra yapıp kaçarken uçaklarını denize düşürdüler. 

Amerika ateşkes istemek zorunda kaldı.

Şimdi büyük şeytanın avenesi ile yapmak istediği şey direnişin gözünü korkutmak, tehditler karşısında Allah’a verdikleri sözden caydırmak, Allah’a değil kendilerine teslim olmalarını sağlamak çabasıdır.

Oysa onlar, Allah’a verdikleri söze sadık kalarak şehitlerin cenaze merasimlerinde "İnnâ 'alâ al-ahd" (Biz ahdimizin üzerindeyiz) sloganlarını haykırıyorlar.

“Şehit olmayı bekleyenler” aynı zamanda Büyük Şeytan Amerika ve müttefiklerinin saldırılarını bekliyorlar. Zira onlar burada dönen ticaretin büyüklüğünün farkındadırlar. Bir şekilde elden çıkacak bir hayatı Allah satarak karşılığında ebedi cenneti satın alıyorlar.

Ahiret inancına sahip olmayan münafıklar ise direniş cephelerinin yaptıkları şeyin anlamsızlığından dem vuruyor, boşu boşuna hayatlarını tehlikeye attıklarını, silahlarını teslim etmekle daha rahat bir hayata kavuşabileceklerinden söz ediyorlar. Yani onlar da “boş verin ileride olup olmayacağı kesin olamayan cenneti(!) Küresel emperyalizmle anlaşarak yaşadığınız yerleri cennete çevirin” diyorlar. “Konforlu bir hayata kavuşun peşin cennet varken veresiye olanı tercih etmeyin” diyorlar.

Bunların selefleri de “… 'Eğer bize itaat etselerdi, öldürülmezlerdi' diyenlerdir.” Oysa “dirilten ve öldüren Allah’tır.”

Dünyalarını ahiretlerine feda edenlerle ahiretlerini dünyalarına feda edenlerin bir yerde anlaşmaları, uzlaşmaları asla mümkün değildir. Bu köklü Akide farklılığı ve bundan kaynaklı mücadele kıyamete kadar devam edecektir. Nesiller arasında tevarüs eder. (islamianaliz)